Madrid'de 70 yılı aşkın süredir yaşadığı evden tahliye edilen 87 yaşındaki Marikarmen Abaskal'ın sedyeyle taşınırken çekilen görüntüleri, ülkede derinleşen konut krizine karşı yeni bir protesto dalgası başlattı.

Abascal, engelli olduğunu ve evini satın alan yatırım fonunun kirasını yüzde 230 oranında artırmasının ardından ödeyemez hale geldiğini belirterek tahliyeye zorlandığını söyledi. Tahliye sırasında polis ve göstericiler de hazır bulundu.

Olayın üzerinden birkaç gün geçtikten sonra on binlerce kişi Madrid sokaklarına çıkarak konut fiyatlarının dizginlenmesi ve kiracıların daha fazla korunması için somut önlemler talep etti. Göstericiler şehir merkezinden geçerken anahtarlarını sallayarak konuta erişim sorununa sembolik olarak dikkat çekti; bir kısmı çadır ve uyku tulumu taşıyarak Puerta del Sol Meydanı'nda protesto kampı kuracaklarını duyurdu. Birçok gösterici ertesi gün de meydanda kalarak konut sorununun bireysel vakalar değil, ulusal bir mesele olarak ele alınmasını istedi.

Son on yılda İspanya'da kiraların yaklaşık yüzde 80, konut fiyatlarının ise yaklaşık yüzde 63 arttığı belirtiliyor. Ülkedeki sosyal konut oranı toplam konut stokunun yalnızca yüzde 2,5'ini oluştururken, Fransa ve Hollanda gibi ülkelerde bu oran çok daha yüksek. Öte yandan İspanya'da üç milyondan fazla boş konut bulunduğu tahmin ediliyor. Yıllık tahliye sayısının ise yaklaşık 25 bin olduğu öne sürülüyor.

Siyasi tepkiler de gecikmedi. Koalisyon hükümetinin küçük ortağı sol ittifak Sumar, Abascal'ın eski evinin kamulaştırılmasını ve kira dondurma paketini talep edeceğini açıkladı. Başbakan Pedro Sánchez tahliyeyi "İspanya'nın kabul edemeyeceği bir toplumsal trajedi" olarak nitelendirerek yeni önlemler sözü verdi. Hükümet 2023'te kiracı korumasını güçlendiren ve kira kontrolü imkânlarını genişleten bir yasa çıkarmış, ancak muhafazakâr Halk Partisi'nin yönettiği bazı bölgesel yönetimlerin yasanın bazı maddelerini uygulamayı reddetmesi siyasi gerilimi derinleştirmişti.

Madrid Bölge Başkanı Isabel Díaz Ayuso'nun olayı küçümseyen açıklamaları protestocuların öfkesini daha da artırdı. Ayuso, bunun yılda yaklaşık 25 bin 500 tahliyeden yalnızca biri olduğunu ve kararın mahkeme tarafından onaylandığını savundu. Yönetiminin lüks bir çatı katını geçici ofis olarak kullanmak için milyonlarca avro kamu kaynağı harcamayı planladığına dair iddialar da gösterilerde "Ayuso'nun çatı katı Marikarmen'e" sloganlarıyla dile getirildi.

Birleşmiş Milletler Konut Hakkı Özel Raportörü Koldo Casla, bir şirketin kârının 87 yaşındaki bir kadının barınma hakkının önüne nasıl geçebildiğini anlamanın güç olduğunu belirterek İspanyol sistemini eleştirdi. Ülkedeki en büyük sendikalardan birinin başkanı Unai Sordo ise yatırım fonlarının konut piyasasından çıkarılmasını ve çok sayıda mülk biriktirmeyi kârsız hale getirecek vergi önlemleri alınmasını talep etti.

Uzmanlar, Abascal'ın tahliyesinin tek bir vaka değil, buzdağının görünen yüzü olduğuna dikkat çekiyor. Konut sorunu, yaklaşık 15 yıl önce milyonları sokağa döken 15-M (Öfkeliler) hareketinin de temel gündem maddelerinden biriydi. Analistler, o dönemde sosyal eşitsizlik ve konut için protesto eden bazı isimlerin bugün iktidarda olmasına rağmen sorunun çözülmemiş olmasını paradoks olarak nitelendiriyor.