Uluslararası politika ve Avrupa işleri uzmanı Dušan Reljić, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin yeni üyeler istemediğini, Sırbistan'ın AB'ye katılımının uzaya gitmek gibi bir soru olduğunu belirtti. Reljić, Batı Balkan ülkelerinin kabulünün AB'ye yıllık 10 avroya mal olacağını, ancak AB vatandaşlarının ve siyasi elitlerinin yeni üyelerin oy hakkına sahip olacağı gerçeğine karşı şüpheci yaklaşımları nedeniyle engellerin bulunduğunu açıkladı. Fransa ve Hollanda gibi ülkelerdeki anayasal kısıtlamaların da bu durumda etkili olduğunu vurguladı. Reljić, önümüzdeki aylarda Fransa ve Almanya'ya dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti. Bu ülkelerde yapılacak seçimlerin Birliğin gidişatını belirleyeceğini belirtti. Avrupa Birliği'ndeki çoğu üye devlette genişleme için siyasi iradenin mevcut olmadığını vurguladı. Örneğin, Ukrayna'nın üyeliğinin AB'ye 250 milyar avroya mal olacağını, ancak altı Batı Balkan ülkesinin kabulünün vergi mükelleflerine çok daha az, yıllık 10 sent ila 10 avroya mal olacağını aktardı. Ancak Batı Balkanlar için asıl sorunun her ülkenin oy hakkına sahip olacak olması olduğunu belirtti. Avrupa işleri uzmanı, bunun Karadağ için de geçerli olduğunu belirtti. Brüksel yetkililerinin açıklamalarına göre AB'ye ilk girecek ülke olarak görülen Karadağ'ın, Avrupa yolunu yavaşlatmak için AB'nin kullanabileceği bir "X faktörü" olduğunu, bunun da Rusya'nın etkisi olduğunu aktardı. Reljić, AB'nin, Batı Balkan ülkelerinin girişini mümkün olduğunca durdurmak istediğini, Karadağ örneğinde ise Rusya etkisinin genişlemeyi durdurmak için bir bahane olarak kullanıldığını kaydetti. Reljić, Karadağ makamlarının bu söylemin fayda sağlamadığını ve Milo Đukanović'in örneğini takip etmelerinin yanlış olduğunu, Đukanović'in hapse girmemesinin ciddi bir siyasi mesaj vermeyi engellediğini vurguladı. Genişlemenin duraksamasının sadece Batı Balkanlara yönelik şüphecilikten kaynaklanmadığını belirten Reljić, Fransa'nın genişleme konusunda en büyük "frenleyici" olduğunu ve yeni üyelerin kabulüyle ilgili anayasal kısıtlamalara sahip olduğunu açıkladı. Hollanda'nın da benzer kısıtlamalar getirdiğini ve Avrupa üzerinde yükselen sağcı tehlikenin de bir faktör olduğunu kaydetti. Reljiç, genişleme tartışmalarının Avrupa'daki sağcı güçlere fayda sağladığını, Almanya'nın şu anda AfD'den korktuğunu ve göçle ilgili her şeyin tabu bir konu olduğunu vurguladı. Sonuç olarak, Reljić Sırbistan'dan gelen gazetecilerle yaptığı görüşmede şu sonuca vardığını bildirdi: "AB'ye katılım en iyi seçenek, ancak gerçekleşmezse bu bir trajedi değil ve başka şeyler için kullanılmalı."