Portal, yeni AB üyelerinin kabul edildikten sonra AB'de alınan kararlar için veto hakkından vazgeçmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, AB'ye yeni üye devletlerin finansal kaynaklarına erişimlerinin sınırlandırılması da gündeme geliyor.
Table media, reform taslağının bir parçası olarak, AB'ye yeni üye olan ülkelerin belirli bir süre için veto hakkından vazgeçebilecekleri bir deklarasyonun AB üyelik anlaşmasıyla birlikte yürürlüğe girebileceğini yazıyor.
Reformun bir diğer parçası olarak, AB'ye yeni üye olan ve ciddi gerilemeler gösteren ülkeler üzerinde ek güvence mekanizmaları uygulanacak. Bu mekanizma sayesinde AB, belirli bir süre boyunca yeni üye devletlere finansal kaynak sağlamayı sınırlayabilir. Bunun sebebi olarak "kesin göstergeler veya ciddi riskler" AB'nin hükümetlerinin yasaların ihlali, ortak AB değerlerine aykırılık, AB fonlarının yetersiz yönetimi ve AB'nin finansal çıkarlarına karşı tehdit oluşturması gibi durumlar gösteriliyor.
Reform taslağında, Avrupa Komisyonu'nun yeni bir AB üyesine Avrupa Konseyi ve AB Konseyi'nde karar alma süreçlerinde geçici olarak oy kullanma hakkını askıya alabileceği de öngörülüyor. Table media, bu durumun özellikle dış politika ve güvenlik konularında, belirli finansal konularda uygulanabileceğini belirtiyor.
Reform taslağı, AB'nin daha hızlı ve etkili karar alma süreci için "pasarela" klauzuzlarını kullanarak konsensüs yerine nitelikli çoğunlukla karar verilmesini öneriyor. Bu durum, AB işleyişinde önemli değişiklikler sağlayabilir.
Table media, reformun yeni üye devletlerin AB'nin stratejik zorluklarına daha etkili bir şekilde cevap vermesine yardımcı olabileceğini belirtiyor. Örneğin, yaptırım uygulanması, insan hakları, ortak güvenlik ve savunma konularında daha hızlı kararlar alınması mümkün olabilir.
Ancak, reform taslağında "güçlü bir denge mekanizması" yer alıyor. Bu mekanizma sayesinde, AB üyesi bir ülke, tartışmalı bir konuyu Avrupa Konseyi'ne iletebilir. Ayrıca, "Janjina mekanizması" da öngörülüyor. Bu mekanizma, AB üyelik kararlarında belirli bir oranda oy kullanarak blokaj oluşturabilecek ülkelerin sayısını belirliyor.
AB Komisyonu, yeni ve daha büyük bir AB'ye hazırlanmak için temel kuruluşları yeniden yapılandırmayı hedefliyor. Örneğin, Avrupa Komisyonunun üye sayısının AB üye devletlerinin sayısına göre ikiye indirilmesi öngörülüyor. Bu durum, her ülkenin kendi Eurokomiseri'ni olmayacağı anlamına geliyor.
Avrupa Konseyi'nin de demografik ve coğrafi çeşitliliği yansıtan bir rota sistemi benimsemesi planlanıyor. Avrupa Parlamentosu için ise Marta Kos, mevcut 720 üye sayısının artırılabileceğini ancak bu durumun kalıcı olmayacağını belirtiyor.
Table media, AB Komisyonu'nun reform önerisini ilk önce bir yıl önce sunmayı planladığını ancak "mevcut AB üye devletlerinin endişeleri ve potansiyel yeni üye devletlerin hassasiyetleri" nedeniyle gecikmelere yol açtığını yazıyor.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 16 Eylül Çarşamba günü düzenlenecek Avrupa Birliği durum raporunda, AB'nin yeni üye devletler için nasıl hazırlanacağını ele alacak. Bu konu, Ekim ayında yapılacak AB zirvesinde de tartışılacak. AB zirvesinde, aday ülkelerin Avrupa yolundaki ilerlemesi hakkında da raporlar sunulacağı belirtiliyor.