ABD Başkanı Donald Trump ve danışmanları, sahadaki gerçeklik bu tabloya uymasa bile İran ile olan çatışmayı bir zafer olarak sunacak bir anlatı üzerinde çalıştıklarını bildirdi. Savunma Bakanı Pete Hegset, savaşın hangi aşamada olduğunu sadece Trump'ın değerlendirebileceğini kaydetti. Beyaz Saray İran'ın kapitüle edeceğinde ısrar etti. Ancak, Ortadoğu'nun ve Amerikan askeri müdahalelerinin tarihi, bu tür çatışmaların nadiren net zaferlerle sonuçlandığını vurguladı. CNN'in haberine göre, Trump yönetimi, sahadaki duruma uymasa bile İran ile olan savaşta zafer ilan etme anlatısını hazırlıyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın en yakın danışmanları, bu çatışmadan çekilmek zorunda kalacakları gün için zafer anlatısını yoğun bir şekilde hazırladıklarını belirtti. Beyaz Saray, gerçekte doğru olmayabilecek bir şekilde, Trump'ın İslam Cumhuriyeti'nin koşulsuz teslimiyetini bizzat ilan etmesi gereken gerçeküstü bir senaryo oluşturduğunu açıkladı. Savunma Bakanı Pit Hegset, savaşın 'başlangıçta, ortada veya sonda' olup olmadığını değerlendirebilecek tek kişinin Trump olduğunu vurguladı. Ancak, İranlı devrimci liderlerin, bu mücadeledeki ana hedeflerinin ABD'nin yurt dışında başka bir savaş yürütme isteğini geride bırakmak olduğu göz önüne alındığında, böyle bir koreografiyi kabul etmeleri pek olası görünmüyor. Beyaz Saray'ın savaşı sona erdirmeyi düşünmesinin nedenleri artan baskılarda yatıyor; zira savaşın neden olduğu petrol krizi küresel bir ekonomik felakete yol açma tehdidi oluştururken, yüksek yakıt fiyatları Trump'ın siyasi konumunu daha da zayıflatabilir. Ayrıca, bu savaş Trump'ın ABD'nin yeni askeri çatışmalar başlatmayacağı yönündeki seçim öncesi vaadini ihlal ettiğini de bildirdi. Savunma Bakanı Hegset, Amerika'nın düşmanı korkunç askeri ve teknik üstünlüğü ile ezeceğini ve Amerikan şartlarında yenilgiye zorlayacağını aktardı. Buna rağmen, Trump'ın bu savaş için net bir gerekçe bulmakta zorlandığı; açıklamalarının İran'ın Ortadoğu'yu yok etmek istediği iddialarından, Tahran'ın nükleer programını yenilediği iddialarına kadar değiştiği belirtildi. Bu tutarsızlık nedeniyle Beyaz Saray'ın şimdi ikna edici bir çıkış senaryosu geliştirmeye çalıştığı vurgulandı. Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, Trump'ın 'koşulsuz teslimiyet' talebinin İran rejiminin bunu dile getireceği anlamına gelmediğini, aksine İran'ın nükleer bomba üretmeye yönelik füze cephaneliğinden gelen tehditlerin ortadan kaldırılmasını ima ettiğini açıkladı. Amerikan ve İsrail hava saldırıları şüphesiz İran altyapısına yıkıcı zararlar veriyor, ancak bu çatışmada her iki tarafın da zafer ilan etme olasılığı bulunduğu belirtildi. Tahran için başarı, dünyanın en büyük süper gücünün yıkıcı gücüne rağmen hayatta kalmak olacağı; Trump'ın ne söyleyeceğine bakılmaksızın tam bir yenilgi dışındaki her şeyin zafer olarak kabul edileceği kaydedildi. Öte yandan, İran, Amerikan'ın zafer ilanına, ABD için maliyetleri artırmak amacıyla dünya genelindeki Amerikan hedeflerine terör saldırıları, Körfez'de füze saldırıları, Hizbullah ve Hamas'ı harekete geçirme veya stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'na mayın döşeme gibi asimetrik savaş taktikleriyle karşılık verebilir. Ucuz dronlarla savaşmak da Tahran'ın tehditleri kolayca yenileyebileceği başka bir yol olarak aktarıldı. İran rejiminin ani ve tam bir çöküşü yaşanmadıkça, Trump'ın yakında Amerikan başkanlarının iyi bildiği bir ikilemle karşı karşıya kalacağı belirtildi: sahte ve kısmi bir zafer ilan edip çekilmek mi, yoksa ABD'nin bu çatışmaya daha da derinlemesine çekilmesine izin vermek mi?