ABD Temsilciler Meclisi, Jeffrey Epstein soruşturmasında aylardır süren incelemelerin yeni bir aşamasına girdi. Eski Başkan Bill Clinton ile eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, bu hafta Kongre'de kapalı kapılar ardında ve yeminli olarak ifade verecek. Bu sürecin, Epstein'ın küresel bağlantılarıyla ilgili somut sonuçlar ortaya koyması hedefleniyor.

Politiko gazetesinin aktardığına göre, Hillary Clinton'ın Perşembe, Bill Clinton'ın ise Cuma günü ifade vermesi bekleniyor. Bu ifadeler, bir eski ABD başkanının 1983'teki Gerald R. Ford'dan bu yana ilk kez Kongre önünde ifade vermesi açısından tarihi bir önem taşıyor. İfadelerin, Temsilciler Meclisi Denetim ve Hükümet Reformu Komitesi'nde kapalı kapılar ardında ve yeminli olarak alınacağı belirtildi. Komite üyelerinin, Clinton'ların Epstein ve ortağı Ghislaine Maxwell ile Beyaz Saray içinde veya dışında ne türden temaslar kurduklarına odaklanacağı kaydedildi.

Büyük Britanya'da Prens Andrew ve eski ABD Büyükelçisi Peter Mandelson'ın son tutuklamalarının ardından uluslararası baskının arttığı bu dönemde, ABD Kongresi'nden de benzer dramatik sonuçlar bekleniyor. Komite Başkanı Cumhuriyetçi James Comer, kamuoyunun hesap verebilirlik beklediğini vurgulayarak, soruşturmanın sadece cinsel suçlarla sınırlı kalmayıp Epstein'ın dünya genelindeki üst düzey devlet görevlileriyle nasıl ilişki kurduğuna da odaklanacağını açıkladı.

Bill Clinton'ın 2000'lerin başında Epstein'ı tanıdığını kabul ettiği ancak 2019'daki tutuklanmasından en az on yıl önce iletişimi kestiğini iddia ettiği biliniyor. Kendisine karşı herhangi bir suçlama yöneltilmedi. Sözcüsü Angel Ureña, 2019'da yaptığı açıklamada, Clinton'ın 2002 ve 2003 yıllarında Epstein'ın uçağıyla dört kez uluslararası destinasyonlara seyahat ettiğini ve bu seyahatlerde Gizli Servis ajanlarının da bulunduğunu aktardı. CNN'in yazdığına göre, Clinton bu seyahatlerin kendi vakfının çalışmalarıyla ilgili olduğunu belirtti. 2024'ten itibaren dalgalar halinde yayımlanan Adalet Bakanlığı belgelerinde Clinton'ın adı birçok kez geçse de, yasa dışı faaliyetlere ilişkin herhangi bir suçlama bulunmuyor. Epstein ile birlikte görüldüğü fotoğraflar da yayımlandı ancak bunların hiçbiri suç teşkil eden bir faaliyete işaret etmiyor.

Hillary Clinton ise Epstein'ı hiç tanımadığını ifade etti. Adı yüzlerce kez dosyalarda geçse de, genellikle 2016 başkanlık kampanyasıyla ilgili medya metinleri bağlamında yer alıyor. Ghislaine Maxwell ile 'birkaç kez', genellikle büyük halk etkinliklerinde karşılaştığını kabul etti. Epstein'ın faaliyetleriyle doğrudan bağlantısı olduğuna dair herhangi bir kamuya açık kanıt bulunmuyor.

Cumhuriyetçiler, kendi seçmenleri tarafından kararlılık gösterme baskısı altında. Kongre Üyesi Nancy Mace, Adalet Bakanlığı'nın tüm dosyaları açıklamadığını ve 'gerçekten doğruyu söyleyecek' tanıkları dinlemenin gerekli olduğunu belirtti. Politiko'nun bildirdiğine göre, Demokratlar ise soruşturmanın tek taraflı bir siyasi hesaplaşmaya dönüşmemesi konusunda uyarıyor. Kongre Üyesi Emily Rendol, hedefin 'kimin neyi bildiğini ve kimin neye karıştığını ortaya çıkarmak' olduğunu ve hiç kimse için 'kolay sorular' olmayacağını vurguladı. Başkan Donald Trump'ın da Epstein belgelerinde adının geçmesi, ancak ona karşı da suçlama bulunmaması, konuya ayrı bir siyasi boyut katıyor. Kongre Üyesi Pramila Jayapal, Cumhuriyetçilerin 'sadece Bill Clinton'a odaklanamayacaklarını' çünkü bunun Trump hakkındaki soruları da açmak zorunda kalacaklarını değerlendirdi.

Soruşturma birçok faktör tarafından zorlaştırılıyor. Kilit tanık Ghislaine Maxwell, Beşinci Maddeye başvurarak ifade vermeyi reddetti. Epstein'ın 2019'da cezaevi hücresinde ölü bulunması da dahil olmak üzere birçok kilit aktör hayatını kaybetti. Belgelerin yayımlanmasından sonra birçok saygın kişinin itibarı zarar görmesine rağmen, ABD'de son belge dalgasıyla doğrudan bağlantılı yeni tutuklamalar henüz yaşanmadı. Bu durum, Clinton'ların ifadelerinin bir dönüm noktası olabileceği beklentilerini artırıyor. Clinton'lardan sonra Komite, Epstein'ın malvarlığı yöneticilerini de dinlemeyi planlıyor. Epstein'ın istihbarat rolü olup olmadığı veya devlet yapılarıyla gizli bilgi paylaşıp paylaşmadığı gibi yeni, tartışmalı sorular da gündemde. Comer'ın kendisi de bu tür spekülasyonlara işaret etmişti.

Şu ana kadar Bill veya Hillary Clinton'ın Epstein ile ilgili herhangi bir suç işlediğine dair bir kanıt bulunmuyor. Ancak ifadeleri, Epstein'ın ölümünden yaklaşık yedi yıl sonra bile ABD siyaset sahnesini güçlü bir şekilde sarsmaya devam eden Kongre soruşturmasının en önemli anlarından birini temsil ediyor.