Eski ABD Başkanı Donald Trump, Kongre'nin ortak oturumunda gerçekleştirdiği yıllık Ulusa Sesleniş konuşmasında Demokratları "çılgın" olarak nitelendirip Somalili göçmenleri "korsan" olarak tanımladı. Trump, konuşmasında ülkeyi Joe Biden'ın "yok ettiğini" iddia ederek kendisinin "yeniden inşa ettiğini" kaydetti. Bu konuşma, Minneapolis'teki göçmen topluluklarına yönelik sert önlemlerin iki ABD vatandaşının ölümüyle sonuçlanması ve yaşam maliyetlerini düşürme vaatlerini yerine getirmedeki yetersizlikler gibi olayların ardından geldi.

Trump, Demokratların salonu terk etmesine, pankartlar açmasına ve sözlü tartışmalara girmesine rağmen konuşmasında muzaffer bir ton sergiledi. Yaklaşık iki saat süren ve "tarihin en uzun Ulusa Sesleniş konuşması" olarak belirtilen hitabında, sık sık "ülkenin büyüklüğünün canlı örnekleri" olarak nitelendirdiği sürpriz konukları sahneye davet etti. Trump, "Sadece bir yıl sonra, daha önce kimsenin görmediği bir dönüşümü ve unutulmaz bir geri dönüşü başardığımızı onur ve gururla söyleyebiliriz. Çok kısa bir süre önceki halimize asla geri dönmeyeceğiz" ifadelerini aktardı. Ancak anketler seçmenlerin bu iddialara katılmadığını gösterdi. Washington Post-ABC News-Ipsos anketine göre, seçmenlerin sadece yüzde 39'u Trump'ın başkanlığını olumlu değerlendirirken, ekonomi ve göç gibi konularda olumsuz bir bilançoya sahip olduğu kaydedildi. Trump, kamuoyundaki bu olumsuz havayı göz ardı ederek, iddialar ve abartmalarla dolu konuşmasında yönetiminin başarılarını sıraladı ancak yeni politika önerileri sunmadı. Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in "sahtekarlığa karşı savaş"a liderlik edeceğini duyuran Trump, yeni veri merkezlerinin elektrik maliyetleri üzerindeki etkisini hafifletmek için "tüketici koruma taahhüdü" müzakereleri yaptığını açıkladı. Kuzey Carolina'da bir Ukraynalı mültecinin bir göçmen tarafından öldürüldüğü iddiasına rağmen, şüphelinin ABD vatandaşı olduğu bilgisi paylaşıldı. Ayrıca, "Tek Büyük Güzel Yasa"nın sağlık hizmetlerinde kesintiler öngörmesine karşın, yönetiminin "Medicaid'i her zaman koruyacağını" belirtti. Yüksek Mahkeme yargıçlarına yönelik eleştirilerinde "talihsiz" ve "hayal kırıklığı" ifadelerini kullanan Trump, Demokrat milletvekillerini "çılgınlar" olarak adlandırdı. Somalili göçmenleri ise "Minnesota'yı yağmalayan korsanlar" olarak tanımladı. "Dünyanın en büyük terör sponsoru olanların nükleer silahlara sahip olmasına asla izin vermeyeceğim" diyen Trump, konuşmasının büyük bir bölümünü Amerikan vatandaşlarına saygı duruşunda bulunmaya ayırdı.

Katılımcı Demokratlar, bir parti liderinin "sessiz meydan okuma" olarak tanımladığı bir tavır sergiledi. Konuşmanın büyük bölümünde alkışlamaktan kaçınarak yerlerinde oturdular ve sadece Trump'ın iki partinin de desteklediği konuları anmasıyla ara sıra ayağa kalkıp alkışladılar. Konuşmanın başında, Teksas'tan Demokrat temsilci Al Green, Trump'ın ırkçı bir videosuna atıfta bulunarak "Siyahlar maymun değildir!" yazılı bir pankart açtı. Cumhuriyetçilerle yaşanan arbedenin ardından Green'in salondan çıkarıldığı belirtildi. Minnesota'dan Demokrat Kongre Üyesi Ilhan Omar, "Amerikalıları öldürdünüz" diyerek eyaletindeki ölümlere dikkat çekti. Virginia Senatörü Mark Warner, "Saatlerce süren Trump'ın yalanlarını dinleyemedim" diyerek konuşmayı terk ettiğini aktardı. Temsilciler Meclisi Demokrat lideri Hakeem Jeffries, "Neredeyse iki saat boyunca Donald Trump yalanlar, propaganda ve nefret yaydı" değerlendirmesinde bulundu. Jeffries, "Başkan, ulusa pozitif bir vizyon sunmak yerine, kendi başarısızlıklarından başkalarını sorumlu tuttu" dedi. Konuşma, Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde önemli bir an olarak görüldü. Trump'ın konuşmasına resmi yanıtı, Virginia Valisi Abigail Spanberger verdi. Spanberger, 13 dakikalık konuşmasında "Başkan sizin için çalışıyor mu?" diye sorarak, Trump'ın birçok politikasını eleştirdi ve "Hepimiz cevabı biliyoruz – hayır" ifadelerini kullandı.