ABD'nin Avrupa üzerindeki finansal sistem gücünün gerçekçi bir yansıması olarak, bir Washington kurumunun Avrupalı kullanıcıları 'istenmeyen' ilan etmesi durumunda Visa veya Mastercard gibi banka kartlarının bir gecede çalışmayı durdurabileceği belirtildi. Bu durumun, Avrupa'daki vatandaşların yarın kahve veya yakıt ödemesi yaparken kartlarının geçersiz kalabileceği distopik bir senaryoyu ortaya koyduğu aktarıldı. Donald Trump'ın iktidara gelmesinden bu yana ABD ile Avrupa arasındaki ilişkilerin önemli ölçüde bozulduğu bildirildi. Bu durum savunma ve ticaret alanlarında belirginleşse de, ilişkilerin daha az konuşulan ancak kritik bir boyutunun, Avrupa'nın Amerikan etkisi altındaki sistemlere olan finansal bağımlılığı olduğu vurgulandı. Euro Bölgesi'ndeki kartlı ödemelerin yaklaşık üçte ikisini Visa ve Mastercard'ın işlediği, Apple Pay, Google Pay ve PayPal gibi teknolojik platformların ise bu bağımlılığı daha da pekiştirdiği kaydedildi. Bu durumun teorik bir tehdit olmadığı ve Avrupa Merkez Bankası Baş Ekonomisti Philip Lane'in geçen yıl Avrupa'nın ABD ödeme sistemlerine bağımlılığının kıtayı ekonomik baskı riskine maruz bıraktığını belirttiği aktarıldı. Lane, 'Avrupa'nın yabancı ödeme hizmeti sağlayıcılarına bağımlılığı şaşırtıcı bir seviyeye ulaştı. Bu bağımlılık, Avrupa'yı ekonomik baskı ve zorlama risklerine maruz bırakmakta ve stratejik özerkliğimiz üzerinde etkileri bulunmaktadır' şeklinde açıkladı. AB Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü ise Avrupa'nın ABD finansal sistemine BRICS ülkelerinden daha derinlemesine entegre olduğunu bildirdi. Enstitü, 'Avrupa bankaları, emeklilik fonları ve merkez bankaları birlikte 3 trilyon doların üzerinde ABD devlet tahvili tutmaktadır. Washington'daki hukuki güvenliğe ve siyasi itidale güvenmektedirler' şeklinde kaydetti. Uluslararası bankacılık işlemleri için kritik bir ağ olan SWIFT'in Amerikan etkisinin önemli bir unsuru olduğu vurgulandı. SWIFT'in resmi olarak Avrupa menşeli olmasına rağmen, işlem hacminin büyük bir kısmının ABD doları cinsinden gerçekleştiği ve ABD'nin AB ile yapılan anlaşmalar aracılığıyla işlem verilerine erişim sağladığı belirtildi. Washington'ın baskısıyla 2018'de İran'ın sistemden çıkarılması olayının, Avrupa'nın sistem üzerindeki kontrolünün ne kadar yanıltıcı olduğunu açıkça gösterdiği aktarıldı. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi düşünce kuruluşu, ABD yaptırımlarına uyulmaması durumunda ABD'nin SWIFT'i veya yöneticilerini doğrudan hedef alabileceğini bildirdi.