Alternativa için Almanya (AfD), Almanya eyaleti Saksoniy-Anhalt'ta iktidara gelirse politik bir dönüş yapacağını duyurdu. Parti, kendi hükümetini kurmayı ve önde gelen adayı Ulrih Zigmund'ın eyalet başbakanı olmasını hedefliyor. AfD'nin bölgesel örgütü, güvenlik güçleri tarafından "açıkça aşırı sağcı" olarak kabul ediliyor.
AfD'nin gelecekteki hükümet programında geniş çaplı değişiklikler yer alıyor.
“İlk dakikadan itibaren deportasyon!” AfD’nin Saksoniy-Anhalt'taki seçim zaferinde sunduğu temel vaat bu. Hedef, mümkün olduğunca fazla kaçak mülteciyi sınır dışı etmek, seçim programında belirtiliyor.
AfD, mülteci politikasında tüm kademelerde daha sert tedbirler uygulamayı planlıyor. Tutuklama ve ardından deportasyon sürecini sıklaştırmak istiyor, mültecilere zorunlu çalışma yükümlülüğü getirmeyi ve mülteciler için ayrılan tüm kaynakları kaldırmayı talep ediyor. AfD, devletin finanse ettiği mülteci yardımını "mülteci endüstrisi" olarak nitelendiriyor.
Ayrıca, Almanya'da kalıcı ikamet hakkı olmayan çocuklar ve gençlerin ortak eğitimden çıkarılmasını hedefliyor. AfD ayrıca eyalet hükümetinde bir "göç geri dönüşü şubesi" kurmayı planlıyor, bu da Saksoniy-<h1>Anhalt'taki mülteci politikasını koordine edecekti.
Bu tedbirlerden hangisinin eyalet hükümeti tarafından uygulanabileceği tartışmalı. Örneğin, göçmenler için özel bölümler kurmak uluslararası ve Avrupa hukukuna aykırı olabilir. Kimin sınır dışı edilebileceği konusunda karar veren de ulusal düzeyde değil, bireysel eyaletlerde değil.
AfD, Almanya'daki göç hareketine karşı çıkıyor. Gelecek hükümet programında "göç politikasında 180 derecelik bir dönüş" hedefleniyor. Hedef, Saksoniy-Anhalt'taki göç sayısını azaltmak.
Ancak bu eyalet uzun yıllardır özellikle sağlık ve bakım alanlarında nitelikli iş gücü eksikliğiyle mücadele ediyor.
AfD, Almanya'da yaşayan ve yurt dışına göç eden uzmanların geri dönüşünü sağlayarak nitelikli iş gücü eksikliğini çözmeyi amaçlıyor. Bunun için "geri dönüş programı" başlatmayı planlıyor. Bu program kapsamında, geri dönen ailelere "geri dönüş ödülü", konut arama ve kreş bulma yardımı gibi teşvikler sunulması hedefleniyor. AfD'nin bu "geri dönüş programı" için ne kadar para ayıracağı veya kaç kişiye ulaşmayı planladığı belirsiz.
Saksoniy-Anhalt, 30 yıldan uzun süredir göçle mücadele ediyor. Almanya'nın yeniden birleşmesinden bu yana hiçbir eyalet Saksoniy-Anhalt kadar nüfus kaybetmedi.
Renate Gropp gibi önde gelen ekonomik uzmanlar, AfD iktidara gelirse nitelikli iş gücü eksikliğinin daha da kötüye gideceğini belirtiyor.
"Yüksek nitelikli uzmanlar alternatifleri var. Kendilerini istenmeyen veya onlara karşı düşmanca bir tutumla karşı karşıya oldukları hissettiklerinde, başka bölgelere gitmeyi tercih edecekler," diye değerlendirdi Gropp "Welt" gazetesine verdiği röportajda.
Almanya'nın 16 eyaletinden biri olan Saksoniy-Anhalt, dış ve güvenlik politikalarında sınırlı yetkiye sahip olsa da, siyasi tartışmalara etki edebilir. AfD'den bir başbakan, daha büyük bir siyasi ağırlığa sahip olurdu.
AfD, Rusya ile ilişkilerde yeniden yakınlaşmayı ve yaptırımların kaldırılmasını istiyor. Almanya, 2022 yılında Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sırasında petrol ithalatını büyük ölçüde durdurdu.
Yaptırım kaldırma talebi büyük ölçüde sembolik bir niteliktedir çünkü eyalet hükümeti ulusal düzeyde uygulanan yaptırımları çiğneyemez. Ancak AfD'den bir başbakan, bu konuda Bundesrat (Alman federal devletler meclisi) gibi etkili bir platformda yeni bir bakış açısı sunabilirdi.
AfD ayrıca Rusça derslerinin okullarda verilmesini ve Rus ana dili konuşan öğretmenlerin işe alınmasını istiyor.
Ukrayna konusunda AfD, daha sert bir tavır sergiliyor ve Ukraynalı mülteciler için "geri dönüş saldırısı" talep ediyor. Ancak eyalet düzeyinde Ukraynalıların Almanya'dan çıkarılması konusunda karar verilemez; bu konuda ulusal politika geçerlidir.
AfD, ayrıca, düzenli polis gücünün güvenliği sağlamakla yükümlü olduğunu belirterek, "güvenlik mimarisinin üçüncü ayağı" olarak gönüllü bir sivil koruma teşkilatı kurmayı hedefliyor.
Rurs Üniversitesi'nden ünlü hukukçu ve suçbilimci Tomas Feltes, bu fikre karşı uyarılarda bulunuyor.
"Polisin görevi tehditleri önlemek ve halkı korumaktır. Sadece polis bu konuda güç kullanabilir," diye yazdı Feltes "Legal Times Online" platformunda.
Feltes, "Sivil koruma" veya "sivil miliçya" kavramlarının kamu güvenliğini olumsuz etkileyeceğini savunuyor.
AfD'nin gelecek hükümet programının merkezinde "kimlik politikası" yer alıyor. Parti, Almanya'nın olumlu imajını programına dahil etmek ve tarihe dair farklı bir bakış açısı savunmayı hedefliyor.
AfD, Nazi döneminde işlenen suçlara karşı yüzleşmeyi "suçluluk karmaşasının beslenmesi" olarak adlandırıyor ve bu nedenle okullarda eğitim planlarını değiştirmeyi istiyor.
Ayrıca AfD, toplumda çeşitliliği temsil eden renklerin bayrakları gibi sembolleri okullardan kaldırmayı hedefliyor.
AfD, Saksoniy-Anhalt'ta büyük bir kültürel etkiye sahip olan Bauhaus mimarisini "aşırı küreselleşmiş" olarak reddediyor ve "milli kültürel politikayı" savunuyor. Bu bağlamda, kültür fonlarının yeniden dağıtımını planlıyor.
AfD programında, demokratik gelişimi destekleyen birçok proje için devlet desteğinin kesilmesi yer alıyor.