Ailesi, 1999 yılında gerçekleşen cinayetle ilgili olarak köylülerden aldığı bilgi doğrultusunda, Miloš Vlašković’in, Yugoslavya Ordusu'na mensup iki yedek asker tarafından öldürüldüğünü öğrendi. O dönemdeki şartlar altında, Yugoslavya Ordusu, 9 Haziran'da Kumanovo Anlaşması'nın imzalanmasının ardından Kosova ve Metohija'dan çekilmeye başlamış, ancak bölgedeki huzur henüz tam olarak sağlanamamıştı.

16 Haziran 1999 tarihinde, Obilić yakınlarındaki Mazgit köyü, her ne kadar savaş sona ermiş gibi görünse de, kurşun sesleriyle yankılandı. Pansiyonlu emekli polis memuru Miloš Vlašković, 16 mermi ile vurularak öldürüldü. Ailesine, Alban köylüler sonradan bilgi vererek, bu cinayetle hiçbir alakasının olmadığını ve köyde kendilerinin de yasak olduğunu belirtti.

Miloš, Priştineli olmasına rağmen her yaz köyüne gitmeyi tercih eden bir kişiydi. Eğitim alanında öğretmenlik yapmış, ardından İçişleri Bakanlığı tarafından alınmışdı. Ama 16 Haziran'da köye gitmekten çekinmemişti. O dönemde, köye dönen Alban aileler arasında, güvenliği tehdit eden durumlardan biri olarak değerlendirilmiyordu.

Vlašković ailesinin, vefat eden yakınlarına ne olduğunu düşündüğü sırada, Albenlerin köyün önde gelen aileleri, Miloš’un bir Alban tarafından vurulmadığını taahhüt etti. Buna rağmen, olayı araştırıp toparlanmalarını sağlamakta geç kalınmış gibiydi. Araştırmalar sonucunda, Miloš’un öldürülmesinin arkasında, yakın bir köyde konuşlanan yedek askerlerin bulunduğu ortaya çıkması durumu daha da karmaşıklık yaratmıştı.

Olayın hemen ardından, polise başvuruda bulunarak, olayın müfettişlerce araştırılmasını sağladılar. Video bağlantısıyla ifade veren bazı tanıklar, o dönemde çok korkmalarına rağmen gerçekle yüzleşmeye karar verdiler. Söz konusu askerlerin kimlikleri, Zoran V. ve Radoje R. olarak belirlendi. Bununla birlikte, yargı süreci sırasında birçok sorunun yaşandığı görülmekte.

2015 yılında, savaş suçlarıyla ilgili soruşturmanın sona ermesinin ardından, vişemin önce Niš’te, ardından ise Kosovska Mitrovica’da yeni iddialara yol açmıştı. Ancak bu soruşturmanın akıbeti hakkında aileye bir bilgi verilmedi ve suçlular hâlâ özgürlüklerini sürdürmekte. Vlašković’in akrabaları, devletin bu durumu sorgulayıp suçluların adaletsizliğine karşı daha etkili bir tavır sergilemediğine dikkat çekti.