İşletme okulu ESEP ve danışmanlık firması Argon ve Ko'nun analizine göre, Almanya ekonomisindeki krizin temel nedenlerinin içeriden kaynaklandığı belirtildi. Handelsblatt'ın aktardığına göre, İran'daki savaşın Almanya ekonomisinin durumunu kötüleştirmesine rağmen yeni veriler, sorunun ekonomi yapısı, devlet politikası ve iş kararlarında yattığını kaydetti. Yüz büyük Alman şirketinin ve ana makroekonomik göstergelerin analizine dayanan bu çalışma, derin zayıflıkları ve aynı zamanda toparlanma potansiyelini de vurguladı. Yüksek enerji fiyatlarının ekonomiye ek yük getirmesine rağmen, uzmanlar bunun ana sorun olmadığını belirtti. Almanya'nın yıllardır kademeli bir sanayisizleşmeyle karşı karşıya olduğu, şirketlerin ise inovasyon ve modernizasyona yeterince yatırım yapmadığı ve bunun da rekabet gücünü azalttığı kaydedildi. En büyük sorunlardan biri devasa düzenleme sayısıdır. Alman firmalarının geçen yılın sonunda 95.000'den fazla kurala uymak zorunda kaldığı aktarıldı. Özellikle teknoloji sektörünün etkilendiği, karmaşık düzenlemelerin maliyetleri artırdığı ve inovasyonu zorlaştırdığı belirtildi. Almanya'nın dünyanın en pahalı sanayi lokasyonları arasında yer aldığı vurgulandı. Yüksek maaşlar ve primlerin şirketlere ek yük getirdiği, 2025 yılında hastalık izni maliyetlerinin yaklaşık 100 milyar avroya ulaştığı, bunun bazı sektörlerde araştırma ve geliştirme yatırımlarını aştığı kaydedildi. Büyük şirketlerin geliştirmeye daha az yatırım yaptığı – gelirlerinin ortalama %4,2'si kadar – ve patent sayısının durgunlaştığı belirtildi. Ciddi reformlar yerine birçok firmanın maliyet kesintileri ve işten çıkarmalara başvurduğu, daha derin değişiklikleri ertelediği aktarıldı. Sorunlara rağmen uzmanlar, yeni bir endüstriyel yükselişin ancak önemli reformlarla mümkün olduğunu belirtti. Kilit önlemler olarak devlet destekli yerli çip üretiminin geliştirilmesi, bürokrasinin azaltılması ve sanayi ile teknoloji şirketleri arasında daha güçlü iş birliğinin gerektiği açıklandı. Değerlendirmelerinde, Almanya ekonomisinin geleceğinin, endüstriyi yapay zeka, otomasyon ve yeni teknolojilerle birleştirme yeteneğine bağlı olduğunu kaydettiler. Bu entegrasyonla yeni bir endüstriyel döngünün başlatılabileceği ve rekabet gücündeki düşüşün durdurulabileceği vurgulandı.