Almanya'da yasal sağlık sigortası sistemi on milyar avroyu aşan bir açığa doğru ilerlerken, vatandaşların yakında doktora ziyaret başına dört avro ödemesi ve çalışmayan eşler için ücretsiz ortak sigortanın kaldırılması gibi reformlar gündeme geldiği aktarıldı. Almanya Sağlık Bakanı Nina Warken'in topladığı uzman komisyonu, sağlık sistemini kurtarmak amacıyla bu önerileri değerlendirdiğini belirtti. Finansal rakamlar endişe verici düzeyde. Almanya yasal sağlık sigortası kurumuna (GKV) göre, 2025 yılında hizmet harcamalarının yüzde 7,9 artarak 336 milyar avroya ulaşması beklenirken, katkı gelirlerinin sadece yaklaşık yüzde beş artış gösterdiği kaydedildi. Hastaneler yüzde onluk bir artışla 111 milyar avro ile en büyük tek maliyet kalemini oluştururken, ilaç harcamalarının da yaklaşık yüzde altı artarak 58 milyar avroya çıktığı belirtildi. Büyük bir Alman sağlık sigortası sağlayıcısı olan AOK'nin başkanı Karola Reimann, kısmen 'yüksek kârlı ilaç endüstrisini' suçladı ve durumun değişmemesi halinde açığın 2027 yılına kadar 12 milyar avroya yükselebileceğini vurguladı. Hükümetin sigorta fonlarını milyarlarca krediyle desteklediği ancak bunun uzun vadeli bir çözüm olmadığı açıklandı. Özellikle aile sigortasıyla ilgili bir öneri büyük tartışmalara neden oldu. Kendi geliri olmayan eşler için ücretsiz ortak sigortanın kaldırılmasının düşünüldüğü aktarıldı. Bu eşlerin gelecekte aylık yaklaşık 220 avroluk asgari GKV katkı payı ödemek zorunda kalmaları durumunda, sağlık sigortası fonları için önemli ek gelirler elde edileceği belirtildi. Ancak bu öneriye önemli siyasi direnç beklendiği Alman medyası tarafından kaydedildi. Başka bir tartışmalı nokta ise temel gelir desteği alanların sağlık hizmeti finansmanı oldu. Ulusal Zorunlu Sağlık Sigortası Fonları Birliği'ne (GKV) göre, zorunlu sağlık sigortalıların dayanışma esasına dayalı topluluğu, yıllık yaklaşık on milyar avroyu bu amaçla ödüyor ancak aslında federal hükümetin sorumlu olduğu vurgulandı. GKV çatısı altındaki kuruluş bu nedenle şu anda federal hükümete dava açarak, maliyetlerin tamamının federal hükümet tarafından karşılanmasını talep ettiğini bildirdi. Gelir tarafında ise Sosyal Demokrat Parti (SPD) kapsamlı bir öneri sundu. Sadece maaşlardan değil, sermaye kazançları ve kira gelirleri dahil tüm gelir türlerinden yeni bir sağlık katkı payı alınması teklif edildi. Şu anda bu tür gelirler sadece zorunlu sağlık sigortası sisteminin gönüllü üyeleri için ve hatta katkı payı değerlendirme üst sınırına kadar dikkate alındığı aktarıldı. Alman medyasına göre böyle bir adım, bir paradigma değişimi anlamına geleceği belirtildi. Ulusal Zorunlu Sağlık Sigortası Hekimleri Birliği (KBV) başkanı Andreas Gassen ise 'uygulama ücreti 2.0' adı altında bir tür ücretlendirme önerdi. Hastaların her doktor ziyareti için, örneğin, 'üç veya dört avro' tutarında bir iletişim ücreti ödemesi gerekeceği ve bu ücretlerin sağlık sigortası fonları tarafından tahsil edileceği vurgulandı. Gassen ayrıca 'gönüllü faydalar' olarak adlandırılan sağlık kursları sübvansiyonları veya homeopati ödemeleri gibi gönüllü faydaların da kaldırılmasını istedi. Bu durumdan yıllık yaklaşık bir milyar avro tasarruf potansiyeli tahmin ettiği aktarıldı. Ancak Sağlık Bakanlığı bu tür faydaları rekabet aracı olarak gördüğünü ve 'sağlık sigortası fonlarının birbiriyle rekabet etmesinin bir yolu' olduğunu açıkladı. İlaç Komiseri Hendrik Streeck (CDU), Gassen ve zorunlu sağlık sigortası fonları (GKV) tütün vergisinin artırılması çağrısında bulundu. Alman medyasına göre bu artışın hem gelirleri artırmayı hem de tütün tüketimini azaltmayı hedeflediği belirtildi. Ancak bu durum, ek gelirlerin gerçekten sağlık sigortası fonlarına fayda sağlaması ve genel devlet bütçesinde kaybolmaması şartına bağlandı. Yapısal olarak koalisyon, aile hekiminin bir uzmana gitmeden önce ilk temas noktası olacağı bir birinci basamak sağlık hizmeti sistemine odaklandığı, böylece toplam doktor ziyaretlerinin ve dolayısıyla maliyetlerin azalacağı kaydedildi.