Protein ürünlerinin küresel çapta artan popülaritesi, Almanya pazarında beklenmedik sonuçlara yol açtı. Proteinli içecekler, barlar, ekmek, puding, dondurma ve hatta kahve gibi ürünlerin büyük talep görmesiyle Almanya'daki birçok perakendecinin rafları tamamen boş kaldı. Bu durum, tüketiciler arasında şaşkınlık yarattı. Uzman medya kuruluşları, ESN veya More Nutrition gibi popüler markaların birçok yerde artık bulunamadığını aktardı. 'dm' ve 'Müller' gibi büyük eczane ve perakende zincirleri ise bazı üreticilerin sipariş edilen ürünleri tam olarak tedarik edemediğini belirtti. Bu durumun ana sorumlusu, küresel çapta yaşanan temel hammadde olan peynir altı suyu proteini (whey protein) sıkıntısı olarak açıklandı. Peynir altı suyu proteini, peynir üretiminin bir yan ürünü olarak elde edildiğinden ve süt endüstrisinin yıllardır kapasitelerini yalnızca yüzde bir ila iki gibi ılımlı bir büyümeye göre ayarladığı vurgulandı. Almanya perakende pazarında protein tozu satışlarının 2026 yılının ilk beş ayında yüzde 85 oranında artmasıyla kimsenin böyle bir satış patlaması beklemediği kaydedildi. Bu krizin nedeninin kısmen okyanus ötesinde olduğu, dünya pazarının ana tedarikçisi olan Amerika Birleşik Devletleri'nin peynir altı suyu ihracatını önemli ölçüde azalttığı aktarıldı. Amerika'daki iç talebin Ozempik gibi popüler kilo verme enjeksiyonları ile birlikte yüksek proteinli beslenmenin şiddetle tavsiye edilmesi nedeniyle büyük ölçüde arttığı belirtildi. Hammadde sıkıntısı borsalarda şok etkisi yaratırken, peynir altı suyu protein konsantresinin fiyatının Ocak ayından bu yana iki katına çıktığı, yüksek kaliteli izolatın ise yüzde 40'tan fazla zamlandığı vurguladı. Ünlü markalar fiyatları zaten artırırken, raflarda şimdilik sadece Edeka ve Müller gibi perakendecilerin uzun vadeli, bir yıllık tedarikçi sözleşmeleri olan kendi markalı ürünleri bulunduğu kaydedildi. Tüketiciler boş raflar ve artan fiyatlarla karşılaşırken, endüstrinin krizden çıkış yolları aradığı bildirildi. Birçok büyük süt ürünleri grubu üretim kapasitelerini artırmak için önemli yatırım projeleri başlatsa da, yeni tesislerin inşasının son derece yavaş ilerlediği ifade edildi. Pazara ilk yeni hammadde partilerinin ancak iki ila üç yıl içinde ulaşmasının beklendiği kaydedildi. Uzmanlar, mevcut sabit tedarikçi sözleşmeleri sona erdiğinde, kıtlığın ve fiyat artışı dalgasının şimdiye kadar istikrarlı olan kendi markalı ürünlere de yayılabileceği ve bu durumun beslenmelerinde bu takviyelere bağımlı olan herkesin aile bütçesi için ciddi bir sınama oluşturacağı uyarısında bulundu.