Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, "Aksios şou" programına verdiği bir röportajda İran ile yaşanan savaşın ardından gücünün sınırları olmadığını keşfettiğini bildirdi. Gazeteciler Maggie Haberman ve Jonathan Swan'ın yeni kitabı ise Trump'ın kendisini tarihin en güçlü hükümdarlarından bazılarıyla kıyasladığını kaydetti. Yakında tam olarak yayınlanacak olan röportajda Trump, gücünü diğer liderler üzerindeki etkisi üzerinden defalarca aktardı. G7 zirvesi katılımcılarının şakayla "patron benim" dediğinde kendisine inandığını, İsrail'in de kendisine büyük saygı duyduğunu ve "ne derse onu yapacağını" vurguladı. Önümüzdeki hafta çıkacak olan "Rejim Değişikliği" adlı kitabın yazarları, Trump'ın kendilerine ABD Başkanı olarak Attila, Cengiz Han, Napolyon Bonapart, Josef Stalin, Mao Zedong ve Adolf Hitler gibi tarihi şahsiyetlerden daha güçlü olduğunu iddia eden bir belge gösterdiğini belirtti. Yazarlara göre Trump, belgenin bazı kısımlarını yüksek sesle okudu ve bazı tarihi şahsiyetlerin neden çağdaş Amerika Birleşik Devletleri başkanlarından daha az güce sahip olduğunu açıkladı. Büyük İskender, Roma İmparatorları ve Fatih William'dan bahseden Trump, "Uçakları yoktu, değil mi? Etrafta seyahat edemiyorlardı" diye kaydetti. Haberman ve Swan, Trump'ın dünyayı fetihler ve korkuya dayalı yönetimle değiştiren şahsiyetlerle kıyaslanmayı rahatsızlık duymadan kabul etmesinin özellikle dikkat çekici olduğunu belirtti. Çağdaş liderlerden bahseden Trump, en çok hayranlık duyduğu kişiler olarak Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi'yi belirtti. Şi'yi "işine tamamen adanmış bir adam", Modi'yi ise "çok sert bir müzakereci" olarak açıkladı. Trump ayrıca, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in G7 zirvesinde bulunmamasından üzüntü duyduğunu aktardı. Rusya'nın 2014'te Kırım'ın ilhak edilmesinin ardından gruptan çıkarılana kadar üye olduğunu kaydetti. Müttefik ilişkilerine değinen Trump, kendisi olmasa "İsrail'in bugün var olmayacağını" belirtti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile iyi bir ilişkisi olduğunu ancak onun "bazen kontrol altında tutulması gerektiğini" de vurguladı. İran anlaşmasına karşı çıkan Cumhuriyetçileri eleştiren Trump, daha önce değer verdiği bazı kişilere saygısını kaybettiğini bildirdi. Onları 'sertlik yanlısı' olarak açıkladı. Ancak başkanlık gücünü hala sınırlayan bir faktörün, yani ekonominin var olduğunu belirtti. Ona göre, savaşın uzamasının küresel bir ekonomik bunalıma yol açabileceğini, petrol fiyatlarındaki düşüş ve borsa endekslerindeki yükselişin ise İran anlaşmasına verilen desteğin doğru karar olduğunu kanıtladığını kaydetti. Trump, 31. ABD Başkanı Herbert Hoover'a atıfta bulunarak, "Bir başkan olarak tek temel arzum var; asla yeni bir Herbert Hoover olmak istemem" diye açıkladı. Hoover'ın adı genellikle Büyük Buhran ile ilişkilendirilir. Kitap yazarlarına göre, Trump'ın kullandığı belge kendi Truth Social platformunda da yayınlandı. Aksios, belgenin sonucunda Trump'ın gücünü küresel düzeyde kullanmaya hazır olmasının, kendisini "bu gezegende yaşamış açık ara en güçlü kişi" yaptığının belirtildiğini aktardı.