Amerika Birleşik Devletleri, Ukrayna'ya güvenlik garantileri ve ek silah sağlama teklifinde bulundu, ancak Kiev'in son derece acı bir koşul olarak değerlendirdiği Rusya'ya toprak tavizleri verilmesi şartını öne sürdü. Financial Times'ın çeşitli müzakere kaynaklarına dayandırdığı habere göre, Donald Trump'ın yönetimi, Ukrayna'nın üst düzey yetkililerine, ABD güvenlik garantilerinin koşulsuz olmayacağını, bunun Moskova ile bir barış anlaşması yapılmasına bağlı olduğunu bildirdi.

Bu anlaşmanın, neredeyse kesin olarak Ukrayna'nın doğusundaki bazı bölgelerden çekilmesini ve Donbas bölgesinin Rusya'ya devredilmesini öngördüğü kaydediliyor. Washington, aynı zamanda, Ukrayna'ya savaş sonrası dönem için daha fazla silah ve askeri destek vaadinde bulunmaya istekli olduğunu belirtirken, bu şartın barışın fiyatı olması gerektiğinin sinyalini veriyor. Ukraynalı ve Avrupa'lı yetkililer, bu yaklaşımı, ABD'nin Ukrayna'yı Moskova'nın talep ettiği tavizlere zorlamak için bir girişim olarak tanımladı.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, bu ay içinde ABD ile güvenlik garantileri ve geniş bir "refah planı" üzerinde bir anlaşma imzalamayı umuyordu; bu durumun Kiev'in müzakere konumunu güçlendireceği düşünülüyordu. Ancak, ABD tarafı, Rusya ile bir anlaşma olmadan resmi garantilerin mümkün olmadığına dair net bir mesaj veriyor.

Zelenski, güvenlik anlaşmaları taslaklarının "tamamen hazır" olduğunu vurgularken, yüksek düzeydeki Ukraynalı yetkililer Washington'un imzalama işlemini sürekli ertelediğini ileri sürdü. Söz konusu yetkililere göre, ABD güvenlik garantilerini, Ukrayna'nın toprak tavizleri kabul etmesi için baskı aracı olarak kullanıyor.

Öte yandan, Amerikalı yetkililer, Kiev'e böyle talepler dayatıldığını reddediyor. Beyaz Saray, Financial Times'ın haberine sert bir yanıt vererek, ABD'nin yalnızca iki taraf arasında arabuluculuk yaptığını ve barış anlaşmasının içeriğini dikte etmediğini belirtti. Ancak, müzakerelere yakın kaynaklar, Washington'un Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i Donbas taleplerinden vazgeçirmeye yönelik ciddi bir baskı göstermediğini bildiriyor.

Donbas, Donetsk ve Luhansk bölgelerinden oluşmakta olup, Ukrayna için büyük askeri ve sembolik öneme sahiptir. 2014 yılından bu yana, Ukrayna'nın savunma hattının kilit bir noktası olan bu bölgenin devri, yalnızca Zelenski için değil, aynı zamanda kamuoyunun büyük bir kesimi için de sınır kabul ediliyor.

Amerikan önerileri arasında, Donbas'ta demilitarize edilmiş veya "serbest ekonomik bölge" oluşturulması fikri de yer alıyor, ancak Kiev bu önerileri, bölgenin uluslararası alanda Ukrayna'nın olarak tanınması ve Rus güçlerinin belirli bir mesafeye çekilmesi şartıyla kabul edeceğini ifade etti. Alternatif bir çözüm olarak, bu bölgenin tarafsız uluslararası güçler tarafından denetlenmesi söz konusu.

Financial Times'ın kaynaklarına göre, ABD, Ukrayna üzerindeki savaşın bir an önce sona ermesi için yoğun baskı yapıyor. Ancak, sunulan güvenlik garantilerinin Kiev için çok belirsiz olabileceği ve aynı zamanda Moskova için kabul edilemez olabileceği endişeleri mevcuttur. Rusya, savaşı sona erdirmek için Ukrayna güçlerinin Donbas'tan tamamen ve tek taraflı olarak çekilmesini şart koşuyor.

Washington ve Kiev, Moskova ile üçlü görüşmelere devam ediyor; ancak Donbas'ın geleceği gibi kritik sorun hâlâ çözülmüş değil. Zelenski, müzakerelerin devam edeceğini doğrularken, uzun ve karmaşık bir diplomatik sürecin önünde bulunduğunu vurguladı.