Amerika'nın Arkansas eyaletinden Terry Wallis, yaklaşık 20 yıl süren komadan uyanması ve beyninin kendiliğinden iyileşmesiyle tıp dünyasında emsalsiz bir vaka olarak kayıtlara geçti. 1984 yılında geçirdiği trafik kazası sonucu bitkisel hayata giren Wallis, 2003 yılında mucizevi bir şekilde gözlerini açtı.

Amerika'nın Big Flat bölgesinden Terry Wayne Wallis, “19 yıl uyuyan adam” lakabıyla tanındı. Wallis, 58. doğum gününden sadece bir hafta önce, bu yıl mart ayının sonlarında Searsy'deki bir ileri bakım hastanesinde, ailesi ve dostlarıyla çevrili halde hayata veda etti. Kendisi, kızı Amber'in doğumuna altı hafta kala, 1984 yılında geçirdiği dehşet verici bir trafik kazasının ardından 19 yıl komada kalmasıyla Amerika ve dünya kamuoyunun dikkatini çekmişti. Olay, aracının bir köprüden uçması sonucu meydana gelmiş, kamyonetteki bir diğer kişi yaşamını yitirmişti. Yaklaşık yedi buçuk metrelik yükseklikten kuru bir nehir yatağına ters dönerek bir çite çarpan aracının içinde bulunan Wallis, kazanın ardından hiçbir uyarana tepki vermiyordu. Bu korkunç kazadan dört uzvu felçli ve komada olarak kurtulan Wallis'in durumu, kazadan sonraki bir yıl içinde stabilize olmuş, doktorlar bu durumu kalıcı sanmıştı.

Ancak tüm tıbbi beklentilere meydan okuyarak Wallis, 2003 yılında gözlerini açtı ve annesinden en sevdiği içeceği istedi. Başlangıçta sadece “süt” ve “anne” gibi basit kelimeler telaffuz edebilse de, daha sonra tam cümleler kurabildi ve nihayetinde beyni ölümcül çarpışmadan sonra kendiliğinden iyileşerek konuşma yeteneğini tamamen geri kazandı. Wallis, aldığı yaraların kalıcı engelliliğe yol açmasına rağmen vücudunun bazı bölgelerini hareket ettirme yeteneğini de geri kazandı.

Wallis'in ailesi o dönemde uyanışını bir “mucize” olarak değerlendirdi ve tüm olumsuz koşullara rağmen onun iyileşmesinden dolayı büyük bir duygu yoğunluğu yaşadı. Sevdiklerinin sarsılmaz desteğinin ve bakımının Wallis'in komadan çıkmasına yardımcı olduğuna inanılıyordu. Geniş çaplı medya haberlerinin konusu haline geldi ve gazeteler ile tıbbi makaleler onu “19 Yıl Uyuyan Adam” olarak adlandırdı. New York'taki bir tıp merkezinde beyni tarandıktan sonra, “beyninin sağlam kalan nöronları yeniden bağladığı ve hasarlı bölgeleri atlamak için yeni bağlantılar oluşturduğu” hipotezi geliştirildi.

Dört yıl önce annesi Angie'yi kaybeden Wallis, ne yazık ki bu yıl mart ayında, 58. doğum gününden sadece bir hafta önce hayata gözlerini yumdu. Ailesi, bu vesileyle onu dokunaklı ve seçilmiş kelimelerle uğurladı. Eşi Sandy, kızı Amber ile büyükanne ve büyükbabasının imzaladığı ölüm ilanında, “Wallis her zaman ve her yerde yemek yemekten hoşlanırdı. Canlı müzik dinlemekten zevk alır, Pepsi içmeyi severdi ve harika bir mizah anlayışına sahipti” ifadelerine yer verildi.