Amerikan SETI Enstitüsü bilim insanları, dünya dışı sinyalleri neden hala tespit edemediğimizi araştırmaya devam ettiklerini bildirdi. Yeni bir çalışma, yıldız aktivitesinden kaynaklanan elektromanyetik bozukluklar olan "uzay hava durumunun", akıllı dünya dışı varlıklardan gelebilecek radyo mesajlarını engelleyebileceğini vurguladı. Amerikan SETI Enstitüsü bilim insanları, güneş fırtınaları ve yıldızlar etrafındaki plazma türbülansları gibi istikrarsız "uzay hava durumunun", uzak uzaydan gelen radyo sinyallerinin tespitini zorlaştırabileceğini ve potansiyel dünya dışı uygarlık mesajlarının Dünya'ya ulaşmasını engelleyebileceğini açıkladı. Silikon Vadisi merkezli ve kısmen Amerikan uzay ajansı NASA tarafından finanse edilen SETI Enstitüsü'nün yeni araştırması, istikrarsız uzay koşullarının kozmostan gelen radyo sinyallerinin tespitini önemli ölçüde zorlaştırabileceğini belirtti. The Guardian gazetesinin aktardığına göre, bilim insanları uzay fırtınalarının uzak gezegenlerden gelen sinyalleri bozabileceğini, yani "yayabileceğini" kaydetti. Araştırmacılara göre, güneş fırtınaları ve "verici gezegen" etrafında dönen yıldızın yakınındaki plazma türbülansları dahil olmak üzere yıldız aktivitesi, normalde çok dar olan radyo sinyallerini genişletebilir. Bu durum, iletim enerjisinin daha geniş bir frekans spektrumuna dağılmasına neden olarak standart arama yöntemleriyle tespitlerini zorlaştırıyor. SETI Enstitüsü astronomu Vishal Gajjar, bu tür süreçlerin, dünya dışı uygarlıkların teknolojik izlerini ararken karşılaşılan "radyo sessizliğinin" bir kısmını açıklayabileceğini aktardı. Gajjar, "Eğer bir sinyal, ana yıldızının çevresel koşulları nedeniyle yayılırsa, mevcut olsa bile algılama eşiklerimizin altına düşebilir" diye belirtti. "Astrophysical Journal" dergisinde yayımlanan araştırma, dünya dışı uygarlıkların var olabileceğini ve hatta Dünya ile iletişim kurmaya çalışabileceğini, ancak uzaydaki öngörülemeyen koşullar nedeniyle sinyallerinin insanların kaydedemeyeceği ölçüde bozulabileceğini aktardı. SETI Enstitüsü ekibi, Güneş Sistemi'nden gelen uzay aracı iletimlerinin yıldız aktivitesi üzerindeki etkilerini analiz ederek ve bu verileri uzak yıldız ortamlarına uygulayarak sonuçlara ulaştığını bildirdi.