İran hükümetinin konumu, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana en zayıf durumuna geldiği bildirildi. Bu bilgi, ABD istihbarat raporlarına dayanarak Başkan Donald Trump’a sunuldu.

Farklı kaynakların verdiği bilgilere göre, geçen yılın sonlarında patlak veren protestolar, özellikle daha önce üst düzey destek alan bölgeleri de etkileyerek iktidarın denge durumunu sarstı. New York Times, protestolara ilişkin detayları aktardı.

Protestoların yatışmasından bu yana, İran hükümeti zorlu bir durumla karşı karşıya kalmaya devam ediyor. İstihbarat raporları, siyasi huzursuzlukların yanı sıra, İran ekonomisinin tarihi bir dip seviyesine gerilediğine dikkat çekiyor.

Ekonomik zorluklar, Aralık ayının sonunda ilk sporadik protestoların tetikleyicisi oldu. Ocak ayında gösterilerin genişlemesiyle birlikte, Tahran'daki yetkililer, vatandaşların finansal sorunlarını hafifletme konusunda fazla bir imkanları olmadığını anladı ve sert bir müdahale yoluna gitti. Bu durum, büyük bir kesimi rejimden uzaklaştırdı.

Amerikan ordusunun bölgedeki varlığını artırdığı sırada, Trump yönetimi tarafından hangi somut adımların değerlendirildiği henüz netlik kazanmadı. Beyaz Saray, durumun dikkatle izlendiğini duyurdu.

Beyaz Saray Sözcüsü Karolin Livit, "Başkan Trump, dünya genelindeki gelişmelere dair düzenli istihbarat raporları alıyor. Bu tür meseleler hakkında bilgi sahibi olmamak, başkomutan için sorumsuzluk olur. İran konusundaki gelişmeleri de dikkatle takip ediyor," şeklinde açıklamada bulundu.

Protestoların sert şekilde bastırıldığı dönemde, Trump İran’a yönelik olası bir saldırıyla tehdit etti. Ancak danışmanları, bu tür bir adımın potansiyel yararları konusunda bölünmüş durumda kaldı; özellikle de yalnızca sembolik askeri eylemler söz konusu olduğunda.

Gelen bilgilere göre, Trump, protestoculara destek gösterisi olarak, İran hükümetinin planladığı bir idamı durdurmasının ardından doğrudan saldırıdan vazgeçti. Yüksek seviyedeki bir ABD yetkilisi, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun da Trump’tan olası bir saldırıyı ertelemesini istediğini duyurdu.

Ancak, bazı Trump’ın en sağlam müttefikleri, mevcut krizde İran yönetimini devirmek için bir fırsat görerek daha geniş askeri operasyon düşüncesine sıcak bakmaya devam ediyor. Trump, bölgedeki deniz gücünü "armada" olarak tanımlayarak, kuvvet kullanımına dair tehditlerini sürdürüyor.

Ayrıca, Başkan, İran'ın nükleer programı ile ilgili seçenekleri de değerlendirdiğini belirtti ve Tahran’a uyarılar gönderdi. Geçtiğimiz yıl, İran’ın en korunaklı araştırma tesislerine yönelik verilen saldırı emrine dikkat çekti.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Trump ile İran konusunda son günlerde görüştüğünü belirterek, Başkan’ın İran halkına destek vererek, rejimi sonlandırma sözü vermesini beklediğini vurguladı. "Amaç, rejimin sona ermesidir," dedi. "Belki bugün öldürmeleri durur, fakat eğer ay sonunda hala iktidardaysalar, öldürmelere devam edecekler."

Dün itibarıyla, uçak gemisi Abraham Lincoln, üç adet Tomahawk füzeleriyle donatılmış savaş gemisi eşliğinde Amerikan Merkez Komutanlığı'nın sorumluluk bölgesinde, Batı Hint Okyanusu’nda yer aldığını belirtilirken, bir Amerikan yetkilisi isminin gizli kalmasını istedi. Askeri kaynaklar, Beyaz Saray’ın bir emri olması durumunda, uçak gemisinin bir ila iki gün içerisinde harekete geçebileceğini ifade etti.

Ayrıca, ABD, bölgedeki hava kuvvetlerini güçlendirmek amacıyla on adet ekstra F-15E savaş jetini bölgeye göndermiştir. Pentagon, muhtemel İran roket saldırılarına karşı Amerikan güçlerini korumak için ek Patriot ve THAAD hava savunma sistemlerini de yerleştirdi.

Uzun menzilli bombardıman uçakları, ABD'de konuşlandırılmış olup İran'daki hedeflere yönelik saldırı yapma kapasitesine sahip olup, normale göre artan bir savaş hazırlığı durumundadır. Pentagon, Trump’ın İran'daki protestoları bastırılmasına karşı askeri seçenekler talep etmesinin ardından iki hafta öncesinde hazırlık seviyesini artırdı.

Son günlerde Pentagon yetkilileri, bölgedeki müttefikleriyle görüşmelerini yoğunlaştırdı. ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper, hafta sonu Suriye, Irak ve İsrail’e ziyarette bulundu ve burada Amerikan askeri yetkilileri ve bölgesel partnerlerle bir araya geldi.

Yüksek askeri bir kaynağın aktardığına göre, bu ziyaretin temel amacı, kuzeydoğu Suriye'deki Amerikan birlikleri ve tutuklu merkezi ziyaret etmekti. Geçtiğimiz hafta ABD, İslam Devleti’nin yakalanan üyelerini Irak’a nakletmeye başladı.

Aynı zamanda, Amerikan yetkilileri, Bağdat’taki hükümete net bir mesaj gönderdi: İran ile gerginliklerin tırmanması durumunda, Şii milislerin Amerikan üslerine veya askerlerine yönelik her saldırının kuvvetle karşılık bulacağı ifade edildi. Trump yönetimi, İran konusunu ayrıca İsrail, Suudi Arabistan ve Katar’daki yetkililerle de görüştü.