Ana Ovoja'nın, evlerin lüks metrekarelerle ölçüldüğü günümüzde, mekanın gerçek değerinin yaratıcılık, duygu ve kişisel dokunuşlarda yattığını hatırlatan bir projeye imza attığı bildirildi. Ovoja'nın neredeyse on yıl önce bulduğu mütevazı ve unutulmaya yüz tutmuş eski bir garajı, sıcaklık, stil ve karakterle dolu bir yaşam alanına dönüştürdüğü kaydedildi. Ana Ovoja'nın, eski bir garajı ekonomik ve düşünceli bir şekilde inanılmaz derecede kompakt bir rüya eve dönüştürdüğü aktarıldı. Bu projenin sadece iyi bir adaptasyon örneği olmakla kalmayıp, aynı zamanda vizyon ve azmin ne kadar ileri gidebileceğinin bir kanıtı olduğu vurgulandı. Ovoja'nın neredeyse on yıl önce bu özel mülkü bulduğu belirtildi; o dönemde parselde sadece bir müştemilat ve eski bir garajın bulunduğu, ilk bakışta pek umut vaat etmese de, Ovoja'nın gözünde büyük bir potansiyele sahip olduğu kaydedildi. Ovoja'nın, 42 metrekarelik garajını kendi evine dönüştürme kararı aldığı açıklandı. Bu alanın, bir yatak odası, oturma odası, tam donanımlı mutfak ve lüks döşenmiş küçük bir banyoyu içerecek şekilde özenle organize edildiği bildirildi. Mekanın her santimetresinin, işlevsellik ve estetikten ödün vermeden düşünülerek kullanıldığı belirtildi. Ana Ovoja'nın, sundurmayı kapatarak evine değer kattığı aktarıldı; bu sayede ikinci bir oturma odası ve ek depolama alanı elde ettiği kaydedildi. Bu hamlenin, başlangıçtaki boyutlar sınırlı olsa bile, yaratıcı çözümlerin yaşam alanını önemli ölçüde nasıl genişletebileceğini gösterdiği vurgulandı. Evin arka tarafındaki büyük terasın iç mekanın doğal bir uzantısı haline geldiği, açık havada vakit geçirmek ve huzurun tadını çıkarmak için ideal bir yer olduğu belirtildi. Ana'nın bu parseli seçmesinin ana nedenlerinden birinin avlu manzarası olduğu ve bugün bu dış alanın evinin bir uzantısı gibi işlev gördüğü bildirildi.