Avrupa Birliği (AB), gıda pazarındaki oyunun kurallarını sadece üye ülkelerdeki üreticiler için değil, bu pazara ihracat hedefleyen tüm aktörler için yeniden değiştiriyor. Avrupa Parlamentosu tarafından desteklenen yeni düzenlemeler, çiftçilerin konumunu güçlendirmeyi, ürün etiketlemede daha katı standartlar getirmeyi ve tedarik zincirinde şeffaflığı artırmayı hedefliyor.
Et İçermeyen Ürünlere "Et" İsmi Yasaklanıyor
En dikkat çekici yeniliklerden biri, "pastırma" (slanina) veya "pirzola/antrikot" (odrezak) gibi isimlerin, et içermeyen ürünler için kullanılmasının yasaklanmasıdır. Bu adım, tüketiciyi yanıltmamak adına bitki bazlı ürünlerin isimlendirilmesine doğrudan müdahale niteliği taşıyor.
Sırbistan Ticaret Odası Hayvancılık Birliği Sekreteri Nenad Budimović, RTS'ye verdiği demeçte, bu kararın beklenen bir adım olduğunu vurguladı. Budimović, "Hayvansal ürünler, üretimden tüketime kadar her zaman odak noktasındadır çünkü en hassas grubu oluştururlar. Bu düzenleme, piyasayı düzene sokmayı amaçlayan mantıklı bir sürecin devamıdır" dedi.
Hem Üretici Hem Tüketici Korunacak
Yeni yönetmeliğin çift taraflı bir rolü olduğunu belirten Budimović, temel amacın hem üreticileri hem de tüketicileri korumak olduğunu ifade etti. Özellikle üreticiler ile büyük market zincirleri arasındaki ticari sözleşmelerin bu yeni dönemde mercek altına alınacağı belirtiliyor.
Ambalajlarda Plastik Dönemi Kapanıyor
Düzenlemeler sadece etiketleme ile sınırlı değil; çevre koruma kriterleri de ön plana çıkıyor. Ürün paketleme yöntemlerinde köklü değişiklikler beklenirken, plastik kullanımının azaltılması hedefleniyor.
Budimović, "Ambalajların değişmesi gerekecek. Küçük plastik paketlerin kaldırılması ve biyobozunur malzemelere geçiş giderek daha fazla gündeme geliyor. Bu durum, üreticiler için ek yatırım maliyeti anlamına gelecektir" dedi. Ancak bu sürecin maliyetli ve talepkar olması nedeniyle değişikliklerin hemen yürürlüğe girmeyeceği de eklendi.
Sırp Üreticiler Hazır mı?
Sırbistan'daki üreticilerin durumunu değerlendiren Budimović, halihazırda AB'ye ihracat yapan firmaların büyük ölçüde hazır olduğunu belirtti:
"İşletmelerimizin yaklaşık yüzde 90'ı halihazırda Avrupa Birliği kurallarıyla uyumlu durumda. Hatta bazı standartlarımız AB'den daha katı. En büyük zorluk, ekoloji ve yeni ambalajlama yatırımları olacaktır. Üretimde radikal değişiklikler beklenmese de mevcut sistemin güncellenmesi gerekecek."
Gıda Fiyatlarında Artış Kapıda
Düzenlemelerin piyasayı disipline etmesi hedeflense de, bu durumun gıda fiyatlarına yansıması kaçınılmaz görünüyor. Budimović, fiyat artışlarının sadece yeni kurallardan değil, aynı zamanda enerji, gübre ve ulaşım maliyetlerindeki artıştan da kaynaklanacağı konusunda uyardı.
Budimović'e göre, piyasadaki net tablo buğday hasadından sonra daha belirgin hale gelecek. Girdi maliyetlerindeki artışın nihai ürün fiyatlarını etkilemesi bekleniyor.
Gıda Güvenliği Milli Güvenlik Meselesidir
Küresel piyasalarda yaşanan aksaklıkların yerli üretimin önemini bir kez daha kanıtladığını belirten Budimović, sözlerini şöyle tamamladı:
"Kendi üretimimizi güçlendirmemiz hayati önem taşıyor. Jeopolitik krizlerden hayvan hastalıklarına kadar küresel piyasada bozulmaların ne kadar hızlı gerçekleştiğini görüyoruz. Gıda güvenliği sadece ekonomik bir konu değil, aynı zamanda bir devlet güvenliği meselesidir."