Avrupalı liderler Cuma günü, İran'ın 22 Nisan'da sona erecek ateşkese kadar su yolunun tamamen yeniden açıldığını duyurmasına rağmen, Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin güvenliğini sağlamak için tarafsız, savunma amaçlı çok uluslu bir misyon kurma planlarını hızlandırdıklarını bildirdi. Bu karar "Euronews" tarafından aktarıldı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın eş başkanlığını yaptığı Paris'teki toplantıya, çoğunlukla video konferans yoluyla 49 ülkenin katılım sağladığı belirtildi. Ana gündem maddesi, koşullar izin verdiğinde seyrüsefer özgürlüğünü garanti altına almayı amaçlayan gelecekteki savunma operasyonu olarak kaydedildi. Fransa ve İngiltere'nin, çatışan taraflardan bağımsız ve Donald Trump tarafından belirtildiği üzere hala yürürlükte olan ABD'nin abluka politikasından ayrı olarak nitelendirdiği bu girişime Amerika Birleşik Devletleri'nin dahil olmadığı kaydedildi. ABD Başkanı, büyük harflerle yazdığı sosyal medya gönderisinde, ABD Donanması tarafından İran limanlarına uygulanan ablukanın "İran ile olan işlemimiz yüzde 100 tamamlanana kadar" yürürlükte kalacağını açıkladı. Macron, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ateşkesi ve Lübnan'ı da kapsayan mütarekeyi memnuniyetle karşıladığını bildirdi. Son gelişmelerin "iyi yönde" ilerlediğini de belirtti. Ancak Macron, tüm tarafların boğazın tam, acil ve koşulsuz olarak yeniden açılmasını sağlaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Hürmüz geçişinin bir ücret toplama sistemi veya kısıtlı erişime dönüştürülmesi girişimlerine karşı çıktığını belirterek, bu su yolunun özelleştirilemeyeceğini kaydetti. Hürmüz Boğazı'ndan dünya petrolünün ve sıvılaştırılmış doğal gazının yaklaşık beşte birinin geçtiği belirtildi. Haftalar süren aksaklıkların enerji piyasalarını sarsarak, gemilerin alıkonulmasına yol açarak ve bölgede 20.000'den fazla denizcinin mahsur kalmasına neden olduğu aktarıldı. Avrupa hükümetleri, böyle bir adımın savaşa girmekle eşdeğer olacağını belirterek, ABD'nin İran limanlarına uyguladığı ablukaya katılmayı reddettiğini açıkladı. Paris'te bulunan İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, meselenin enerji konularını aştığını vurguladı ve gübrelerin de küresel gıda tedarik güvenliği için kritik öneme sahip olduğunu kaydetti. İran'ın nükleer silah hedeflerinden vazgeçmesinin temel bir konu olduğunu belirten Meloni, İtalya'nın gelecekteki operasyonda rol oynamaya hazır olduğunu açıkladı. Meloni, İtalya'nın rolünün, tamamen savunma amaçlı bir misyon çerçevesinde, boğazda zaten bulunan ticari gemilere güvenlik sağlamaya odaklanacağını ve bu kapsamda bölgede mayın kontrolü konusunda yardımcı olmayı içerdiğini vurguladı. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, krizin kontrol altına alınmaması halinde daha geniş ve "çok boyutlu küresel bir savaş" riski olduğunu belirtti. Merz, Almanya'nın gelecekteki çabalara, potansiyel olarak mayın temizleme konusunda da katkıda bulunabileceğini belirtti. Almanya'nın, "mümkünse Amerika Birleşik Devletleri'nin de katılmasını istediğini; bunun arzu edilebilir olduğunu düşündüklerini" aktardı. Bu durumun, Fransa Cumhurbaşkanı'nın çatışan tüm tarafların misyondan hariç tutulması yönündeki önceki açıklamasıyla çeliştiği kaydedildi.