Avrupa Komisyonu, vatandaşları evden çalışmaya, daha az araç kullanmaya ve daha seyrek uçmaya davet etti. Komisyon ayrıca, üye devletlerin yenilenebilir enerji kaynaklarının gelişimini acilen hızlandırması gerektiğini belirtti. Bu çağrı, Avrupa'nın derinleşen bir enerji kriziyle karşı karşıya olduğu uyarısıyla yapıldı. Avrupa Komisyonu Enerji Komiseri Dan Jorgensen, Avrupa'nın ucu bucağı görünmeyen “çok ciddi bir durumla” karşı karşıya olduğunu vurguladı. Politico'nun aktardığına göre, AB enerji bakanlarının olağanüstü toplantısının ardından Jorgensen, “Yarın barış gelse bile, yakın zamanda eski duruma dönemeyeceğiz” ifadelerini kaydetti. Jorgensen, başta dizel ve jet yakıtı olmak üzere yakıt tüketimini azaltmanın kritik önem taşıdığını belirtti. Mümkün olduğunca evden çalışma, otoyollarda hız limitlerinin düşürülmesi, toplu taşıma kullanımının artırılması ve araç paylaşımı gibi tedbirleri önerdiğini açıkladı. Aynı zamanda, Avrupa'nın enerji bağımsızlığını sağlamak için yenilenebilir enerji kaynaklarının hızla geliştirilmesini uzun vadeli bir çözüm olarak vurguladı. Brüksel'den gelen bu uyarılar, analistlerin Avrupa'nın Kovid pandemisi veya Ukrayna'daki savaşın başlangıcıyla benzer boyutlarda bir enerji şokuyla karşılaşabileceğini değerlendirdiği bir dönemde geldi. Jeopolitik gelişmeler, özellikle dünya petrol ve gazının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının ardından enerji arzında ciddi aksaklıklara yol açtı. Sonuçları şimdiden görülebiliyor; enerji fiyatları yüzde 70'e kadar yükseldi. AB daha önce ABD, Norveç ve Cezayir gibi alternatif tedarikçilere güvenmiş olsa da bunun yeterli olmadığı ortaya çıktı. Asya ülkeleri mevcut enerji miktarını agresif bir şekilde satın alırken, tüccarlar daha yüksek kar elde etmek için sevkiyatları doğuya yönlendiriyor. Analistler, Avrupa'nın pratik olarak yeterli rezerve sahip olmadığı ve ciddi sıkıntıların birkaç hafta içinde hissedilebileceği konusunda uyardı. Kriz, büyük ölçüde Körfez'den gelen dizel ve jet yakıtı gibi yakıtları en ağır şekilde etkiliyor. Bu nedenle, ulaşım ve havacılık endüstrileri özellikle tehdit altında bulunuyor. Avrupa'da jet yakıtı fiyatları iki kattan fazla artarak şimdiden bilet fiyatlarının yükselmesine ve uçuş sayısının potansiyel olarak azalmasına yol açtı. Bazı havayolu şirketleri filolarının bir kısmını yere indirmeyi değerlendiriyor. Aynı zamanda, artan enerji fiyatları sanayiye, özellikle kimya, çelik ve tarım üretimine yansıyor. Plastik, gübre ve temel hammaddelerin fiyatları yükselerek gıda ve diğer ürünlerin maliyetini daha da artırıyor. Artan maliyetler şimdiden yeni bir enflasyon dalgasını tetiklerken, ekonomistler düşük ekonomik büyüme ve yüksek fiyatların birleşimi olan olası bir stagflasyon senaryosu konusunda uyardı. Avrupa Komisyonu, büyümenin yaklaşık yüzde 1'e düşebileceğini, enflasyonun ise Avrupa Merkez Bankası'nı faiz oranlarını artırmaya zorlayabileceğini tahmin ediyor. Bu durumun ekonomiyi ve vatandaşları daha da zorlayacağı belirtildi. Avrupalı enerji bakanları acil bir toplantı yapmış olsa da somut önlemler henüz kabul edilmedi. Ancak Avrupa Komisyonu'nun yakında AB düzeyinde bir paket sunması bekleniyor. Uzmanlar, Avrupa'nın en kötü senaryoya hazırlanmak için ayları değil, sadece birkaç haftası olduğu konusunda uyardı. Jorgensen, “Kriz kısa olmayacak. Savaş hemen bitse bile, bölgedeki enerji altyapısı zaten ciddi şekilde hasar gördüğü için sonuçları devam edecek” şeklinde bildirdi.