Avrupa genelindeki havalimanlarında yeni Avrupa Birliği Giriş/Çıkış Sistemi (EES) nedeniyle büyük bir panik yaşandığı belirtildi. Yolcuların uçuşlarını kaçırdığı, hatta havalimanında uyumak zorunda kaldığı durumlar meydana geldiği kaydedilirken, durumun en kötü olduğu yerin Lizbon olduğu ifade edildi. Yeni kurallar, yüz taramaları ve cihazlardaki “hileli” sorular birçok yolcuyu endişelendirse de, EES kiosklarındaki tüm prosedürün aslında hızlı olabileceği ve bir kabusa dönüşmek zorunda olmadığı açıklandı. Yolcuların sorun yaşamaması, kuyrukları yavaşlatmaması ve ekranda “kırmızı ışık” görmemesi için EES kiosklarındaki kayıt sürecine dair adım adım, saniye saniye detaylı bir rehber sunulduğu aktarıldı. Independent gazetesi muhabiri ve seyahat yazarı Simon Calder’ın, sistemi 12 Ekim’de gelen yolcular için yüzde yüz biyometrik kaydı uygulamaya koyan Avrupa’nın en büyük havalimanlarından Prag’da test ettiği belirtildi. EES kiosklarına ulaşıldığı anda sürecin başladığı kaydedildi. Bu kioskların havalimanı koridorları boyunca dağınık halde veya bloklar halinde gruplandırılmış olabileceği bildirildi. Her kioskta bir ana ekran bulunduğu ve ilk görevin dil seçimi olduğu vurgulandı. Pasaportu doğrudan tarayıcıya okutarak bu adımın atlanabileceği ve böylece zamandan tasarruf edilebileceği de aktarıldı. Pasaportun kişisel bilgilerin olduğu tarafı aşağıya bakacak şekilde tarayıcıya yerleştirildiği açıklandı. Ekranda pasaportun bu sayfasının yaklaşık dört saniye süren siyah-beyaz, ters çevrilmiş bir görüntüsünün belirdiği belirtildi. Ardından fotoğraf, ad, soyad ve doğum tarihinin yanı sıra “Bu siz misiniz?” sorusunun çıktığı bildirildi. Pasaport sahibinin “Evet: Devam et” seçeneğini işaretlemesi gerektiği ifade edildi. Daha sonra “Uzun süreli ikamet izniniz var mı?” sorusunun geldiği ve biyometrik kaydı olan yolcuların bu noktada ayrıldığı, çoğu kişinin bu soruya “Hayır” yanıtı vermesi gerektiği aktarıldı. Sistemin sonraki aşamasının yüz taraması olduğu ve sıkı talimatların takip edilmesi gerektiği vurgulandı. Gülmemenin her zaman tavsiye edildiği kaydedildi. Ardından daha zorlu olan parmak izi taramasının geldiği, yanıp sönen ışığın elin nereye yerleştirileceğini gösterdiği aktarıldı. Kara geçişlerindeki gibi sadece sağ el yerine, her iki elden dörder parmağın aynı anda taranması gerektiği belirtildi. Parmakların okuyucuya düz bir şekilde yerleştirilip sabit tutulması gerektiği, başarılı bir tanıma durumunda anket bölümüne geçildiği bildirildi. Sistemin ardından “Seyahatinizin amacı nedir?” sorusunun yöneltildiği belirtildi. Çek Cumhuriyeti için iş, turizm, resmi toplantılar, tedavi veya kaplıca konaklaması gibi seçeneklerin sunulduğu ifade edildi. Çoğu yolcu için “Özel, turizm” seçeneğinin uygun olduğu kaydedildi. Daha sonra Çek Cumhuriyeti ve Şengen bölgesine giriş koşullarının sağlanıp sağlanmadığına dair bir dizi sorunun geldiği aktarıldı. “Lütfen dönüş tarihinizi seçin” sorusunun çıktığı, sistemin 90 günden uzun konaklamaya izin vermediği vurgulandı. Son olarak “Seyahat sigortanız var mı?” sorusunun sorulduğu, birçok yolcunun doğru olmasa bile “Evet” yanıtını verebileceği açıklandı. Yetkililerin, sağlık sigortası zorunlu olmasa da yurt dışına çıkmadan önce yolcuların kendilerini sigorta ile “güvence altına almalarını” tavsiye ettiği belirtildi. “Devam et” tuşuna basıldığında, sistemin muhtemelen AB merkezi veri tabanıyla bağlantı kurmak için yedi saniye beklenmesini istediği bildirildi. Ekranda “İşbirliğiniz için teşekkür ederiz. Her şey yolunda! Lütfen manuel pasaport kontrolü için aşağıdaki sınır kontrol bankolarından birine gidin” mesajının belirdiği aktarıldı. Bu şekilde prosedürün tamamlandığı ve bu gazeteci için yalnızca 2 dakika 26 saniye sürdüğü kaydedildi. EES sistemi nedeniyle hava trafiğinin de değişikliklerden etkilendiği belirtildi. Avrupa genelindeki havalimanlarının EES’nin yürürlüğe girmesiyle ek baskı altında kaldığı, bazı ülkelerin yolcu kontrolünde olası aksaklıklar konusunda uyardığı vurgulandı. Pasaport kontrolünde her yolcunun işlem süresinin uzaması beklendiği için bazı durumlarda uçuş gecikmeleri, hatta iptallerin kaydedildiği aktarıldı. Uçak hala en hızlı seçenek olsa da, BBC’nin aktardığına göre yolcuların havalimanlarında daha uzun kalış süreleri göz önünde bulundurması ve genellikle olduğundan çok daha erken, en az 4 saat önce gelmeleri gerektiği açıklandı.