Avrupa Komisyonu, Birliğin 30'dan fazla üyeye genişlemesine hazırlık olarak tek ülke vetosunu devre dışı bırakacak kapsamlı bir karar alma reformu önermeye hazırlanıyor. Komisyon iç taslaklarına dayandırılan habere göre, Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen'in planı önümüzdeki hafta açıklaması bekleniyor.

Plan, Lizbon Antlaşması'nı değiştirmeden uygulanabilecek bir mekanizmaya dayanıyor. Buna göre "passerelle" (köprü) maddelerinin daha geniş kullanımıyla, belirli alanlarda oy birliği şartı kalıcı olarak nitelikli çoğunlukla değiştirilecek. Nitelikli çoğunluk, en az 15 ülkenin ve bu ülkelerin toplamda AB nüfusunun en az üçte ikisini temsil etmesi anlamına geliyor.

Komisyon, nitelikli çoğunluk uygulamasının yaptırımlar, insan hakları, savunma ve güvenlik ile vergi kaçakçılığıyla mücadele alanlarına da genişletilmesini öneriyor. İç belgelerde, genişlemeyle birlikte kararların ertelenmesi veya tek bir ülke tarafından bloke edilmesi riskinin kaçınılmaz biçimde artacağı, bu nedenle Komisyon'un köprü maddelerinin kullanımına ilişkin bir program belirlemesi gerektiği ifade ediliyor.

Önerinin hayata geçmesi için üye ülkelerin oy birliğiyle onayı gerekiyor. Veto hakkını kaybetmek istemeyen ülkelerin karşı çıkması bekleniyor. Bu nedenle Komisyon, hayati ulusal çıkarlarının tehdit altında olduğunu düşünen bir ülkenin devreye sokabileceği bir "acil durum freni" mekanizmasını da değerlendiriyor.

Genişleme sürecinin başlangıcında ve yeni üyelerin katılımının kesinleşmesinde oy birliği şartı ise korunacak.

Komisyon ayrıca genişleme sonrası üye ülkelerin yalnızca üçte ikisinin Komisyon'da temsilci bulundurmasını gündeme alıyor. Bu, mevcut 27 üyeli Birlikte dokuz ülkenin Komisyon üyeliğinden vazgeçmesi anlamına geliyor.

Taslakta yeni üyelere yönelik denetim mekanizmaları da öngörülüyor. Yeni üyeler, Brüksel'in yoğun denetimi altında 10 yıl veya daha uzun süre kalabilecek; demokratik ve yargısal standartlarda gerileme yaşanması halinde AB Konseyi'ndeki oy hakları askıya alınabilecek ve mali yaptırım uygulanabilecek.

Yeni üyeler, AB'nin geri kalanının desteklediği kararları bloke etmeyeceklerine dair hukuki bağlayıcılığı olan "geçici taahhüt" imzalamak zorunda olacak. Ayrıca katılım öncesinde AB fonlarıyla ilgili dolandırıcılıkları soruşturan Avrupa Savcılığı Ofisi'ne (EPPO) üye olmaları gerekecek.