Avrupa Parlamentosu'nda, 385 lehte, 147 aleyhte ve 98 çekimser oyla Genişleme Stratejisi kabul edildi. Bu strateji, AB'nin güvenlik ve istikrarına yönelik bir yatırım ve yeni jeopolitik gerçekliğe stratejik bir yanıt olarak nitelendirildi. Avrupa Parlamentosu'nun strateji raportörü Petras Auštrevičjus tarafından kaleme alınan Strateji'de, genişlemenin yeni jeopolitik gerçekliğe stratejik bir yanıt ve AB'nin güvenliği ve istikrarı için büyük önem taşıyan bir yatırım olduğu vurgulandı. Belgede, Ukrayna'ya karşı büyük ölçekli Rus saldırganlığı, tekrarlanan sınır ihlalleri, hibrit saldırılar ve komşularına karşı diğer düşmanca eylemler ile diğer ortak jeopolitik zorluklar karşısında AB'nin pozisyonuna dikkat çekildi. Dokümanda, genişlemenin hem mevcut hem de gelecekteki üye devletler için karşılıklı fayda sağladığı belirtildi. AB'nin genişleme ülkelerine ve toplumlarına karşı güvenilirliğini korumak amacıyla genişleme sürecine aktif bağlılığın gösterilmesinin siyasi aciliyeti kaydedildi. Ayrıca, AB genişlemesinin Avrupa'nın güvenliğini ve ekonomisini güçlendireceği de vurgulandı. Batı Balkanlar, Ukrayna ve Moldova'nın geleceğinin, bu ülkelerin halklarının istekleri doğrultusunda AB'de olduğu bir kez daha vurgulandı. Katılımın kalıcı barış, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve temel haklar için önemli bir araç olduğu; bölgesel uzlaşma ve istikrarı teşvik ettiği; ayrıca aday ülkeleri ve AB komşuluğunu, özellikle Rusya'dan gelen kötü niyetli dış müdahalelerden koruduğu aktarıldı. Son yıllarda kaydedilen ilerlemelerin memnuniyetle karşılandığı, bunun AB genişlemesini yakın gelecekte olası kıldığı belirtildi. Önceki genişleme turlarının hem yeni hem de eski üye devletlerde önemli ekonomik büyümeyi teşvik ettiği; serbest dolaşımın istihdam ve ücret beklentilerini iyileştirdiği, yoksulluğu azalttığı; iş kanunları, sağlık ve güvenlik, toplumsal cinsiyet eşitliği, dijital hizmetler, eğitim ve ayrımcılık yapmama alanlarındaki iyileşmelerle yaşam standartlarını olumlu etkilediği kaydedildi. Strateji'de, sürecin net reform hedefleri, yol haritaları ve ara son tarihlerle birlikte aşamalı ve daha dinamik hale gelmesi gerektiği vurgulanmakla birlikte, katılım sürecinin bütünlüğünü etkileyebileceğinden hızlandırılmış bir yolun olamayacağı da belirtildi. Belgeyle, Avrupa Komisyonu'nun, başta yargı reform süreçlerindeki sürekli eksiklikler ve durgunluk, yolsuzlukla mücadeledeki ilerlemenin tersine çevrilme girişimleri, kamu yönetimi reformlarında sınırlı ilerleme ve seçim mevzuatının Avrupa standartlarıyla yetersiz uyumu, ayrıca bazı genişleme ülkelerindeki toplumsal kutuplaşma, sivil toplum alanının daralması ve barışçıl toplanma hakkının kısıtlanması nedenleriyle, halihazırda bu rapora dahil edilmeyen tüm genişleme ülkelerini yıllık hukukun üstünlüğü raporuna dahil etmesi gerektiği belirtildi. Geçmişle yüzleşmenin, müreffeh toplumlar ve başarılı entegrasyon için anahtar olan gerçek uzlaşma için vazgeçilmez olduğu vurgulandı. Genişleme sürecindeki ülkelerin gerekli reformları zamanında kararlılıkla uygulamaya devam etmeleri ve somut ve geri döndürülemez ilerleme kaydetmeleri gerektiği belirtildi. Strateji, özellikle Batı Balkanlar'da bölgesel iş birliğinin AB üyeliği için bir ön koşul olduğunu vurguladı. İyi komşuluk ilişkilerine yol açan uzlaşmanın başarılı AB üyeliğinin anahtarı olduğu ve AB ile AB üyesi olmayan ülkeler arasındaki kalan ikili sorunların uluslararası hukuka uygun olarak ikili düzeyde çözülmesi ve genişlemeyi engellemek için kullanılmaması gerektiği kaydedildi. Strateji'de ayrıca, Avrupa yolunda ilerleme için kritik öneme sahip olan ve bölgesel istikrar ile refaha katkıda bulunacak Belgrad ve Priştine arasındaki diyaloğun önemi vurgulandı. Daha önce tamamlanan genişleme süreçlerindeki büyük eksikliklerin, AB'ye katılım sonrası demokratik gerilemeye yol açtığı, böylece AB genişleme politikasının güvenilirliğini zayıflattığı belirtildi. Aşamalı entegrasyonun en uygun maliyetli ve en iyi kabul gören sonucunun vize serbestisi olduğu vurgulandı. Ancak, demokratik gelişimde gerilemeden ve ciddi insan hakları ihlallerinden sorumlu aday ülke vatandaşları için vize serbestisinin askıya alınmasına olanak tanıyacak yeni kuralların da desteklendiği belirtildi. Strateji, AB ile Batı Balkanlar arasındaki dolaşım maliyetlerinin azaltılmasıyla vatandaşlar için elde edilen somut sonuçların memnuniyet verici olduğunu belirtti. Avrupa Komisyonu'nun, tüm aday ve potansiyel aday ülkeler için "Evdeki gibi dolaşım" (Roam Like at Home) ve Tek Euro Ödeme Alanı'na (SEPA) en kısa sürede ulaşmak amacıyla bu tür dolaşım düzenlemelerini genişleme sürecindeki tüm ülkelere yayma çabalarını hızlandırması gerektiği de vurgulandı. Strateji, enerji, finans, Avrupa kurumlarıyla iş birliği, sivil toplum kuruluşları ve diğer birçok konuyu da kapsadığı bildirildi. Söz konusu stratejinin hukuki bağlayıcılığının bulunmadığı da belirtildi.