Avrupa genelinde otomobil hırsızlıkları devam etse de, emniyet yetkilileri hırsızların elektrikli araçları giderek daha az tercih ettiğini belirtti. Bu durumun rastgele olmadığı, elektrikli otomobillerin çalınmasını ve daha sonra satılmasını zorlaştıran pratik sorunlarla ilişkili olduğu vurgulandı. Mevcut verilere göre, bazı ülkelerde araç hırsızlıklarında artış kaydedildi. Örneğin, Almanya'da çalınan otomobil sayısının yaklaşık yüzde dokuz arttığı bildirildi. Ancak polis, hırsızların elektrikli modelleri giderek daha sık pas geçtiğini kaydetti. Saksonya Kriminal Polis Teşkilatı Araç Hırsızlığı Birimi Şefi Hening Hausvald, hırsızlıkların genellikle Polonya, Çekya, Macaristan, Romanya ve Litvanya'dan gelen organize suç grupları tarafından düzenlendiğini aktardı. Çalınan araçların çoğunlukla bu ülkelere taşınarak parçalara ayrıldığı belirtildi. Elektrikli otomobillerin hırsızlar için cazip olmamasının temel nedenlerinden biri, araçların en çok götürüldüğü ülkelerde şarj istasyonu ağının yeterince gelişmemiş olmasıdır. Ayrıca, bu ülkelerde elektrikli otomobillere olan talebin Almanya gibi ülkelere kıyasla önemli ölçüde daha düşük olduğu belirtildi. Bu nedenle, söz konusu araçların daha sonra satılması veya parçalara ayrılması daha az kârlı hale gelmektedir. Elektrikli bir otomobil çalınsa bile, pilini şarj etmeden sınıra ulaşıp ulaşamayacağı sorusu gündeme geldiği de kaydedildi. Hausvald, hırsızların şarj istasyonlarında durmaya vakitleri olmadığını vurguladı. Bu pratik sorunun, elektrikli otomobillere olan ilgiyi daha da azalttığı da açıklandı. Elektrikli otomobillerin hırsızlığa karşı korunmada bir başka "avantajı" daha bulunmaktadır: Bu araçların takibi daha kolaydır. GPS cihazları çıkarılsa bile, araç halka açık istasyonlarda şarj edilirken iz bırakabilmektedir. Ayrıca, elektrikli otomobillerin çoğu, uygulamalar aracılığıyla sahibinin cep telefonuna bağlıdır. Bu durum, hırsızların fark edilmeden kalmasını daha da zorlaştırdığı belirtildi. Avrupa genelinde otomobil hırsızlıkları hâlâ önemli bir sorun teşkil etse de, elektrikli modeller şimdilik daha az çekici bir hedef olarak kalmaktadır. Altyapı eksikliği, daha küçük pazar, teknik sınırlamalar ve izleme olanakları gibi pratik nedenler bu durumu etkilediği vurgulandı.