Karadağ ve Almanya polisinin yürüttüğü uluslararası 'Spektakular' operasyonunda, 'Balkan karteli'nin Karadağ kolunun kilit ismi 47 yaşındaki Svetislav Filipović, 15 Nisan'da Podgorica'da yakalandı. Bu operasyonla, Filipović'in aylarca araştırmacı olduğunu bilmediği kişilerle uyuşturucu sevkiyatı anlaşmaları yaptığının tespit edilmesiyle uyuşturucu kaçakçılığı şebekesine büyük bir darbe indirildiği bildirildi. Filipović'in, 'Balkan karteli'nin Karadağ'daki kolunun anahtar figürü olduğu vurgulandı. Örgütlü Suçlar Savcılığı tarafından geçmiş dönemde hazırlanan iddianameler, bu kartelde Sırpların da yer aldığını kaydetti. Eski JGSP Novi Sad vekil müdürü Mladen Papović'in de bir iddianamede bu suç örgütünün parçası olduğu ve Güney Amerika'dan Avrupa'ya uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı belirtildi. Nova.rs'nin aktardığına göre, bu örgüt Güney Amerika'dan Avrupa ülkelerine büyük kokain sevkiyatlarının arkasında olduğu düşünülen, farklı grupları bir araya getiren bir suç ağı olarak açıklandı. Bu ağın yapısında 'Pink Panterler', 'Amerika' klanının üyeleri ve diğer organize yapılar bulunduğu belirtildi; Karadağ klanlarının da onlarla iş birliği yapmaya zorlandığı sıklıkla dile getiriliyor. Bu grubun üyelerinin izini sürmenin zor olduğu ve kimlerin onlarla iş birliği yaptığının bazen belirsiz kaldığı belirtildi. Avrupalı araştırmacıların bu suç grubunu yıllardır takip ettiği ve bugüne kadar gerçekleştirilen çok sayıda büyük ele geçirmenin bunu doğruladığı aktarıldı. Nova.rs ayrıca, bu kartelin tek bir suç örgütü olmadığını, aksine kokain ticaretinden büyük kazanç elde etme hedefiyle birleşen, birbiriyle bağlantılı birden fazla grubun oluşturduğu bir ağ olduğunu açıkladı. Bu kartelin 'Şkaljariler', 'Kavçanlar', 'Pink Panterler', motosiklet çetesi 'Cehennem Melekleri' ile iş birliği yaptığı ve hatta dünyanın en büyük mafyası 'Ndrangheta' ile de iş birliği yaptığına dair spekülasyonların olduğu belirtildi. 'Balkan karteli'nin büyük bir kısmını Sırplar, Karadağlılar gibi Balkanlardan gelen kişiler oluşturduğu açıklandı. Balkanlardaki suç yapılarının üyeleri, özellikle Sırbistan'dan gelenler, 1990'lı yıllardan itibaren kokain üretiminin, paketlenmesinin ve dünya çapında dağıtımının kaynağına yaklaşmak amacıyla Güney Amerika'ya gitmeye başladıkları vurgulandı. Son yıllarda bu kartelin Avrupa'daki kokain piyasasında fiilen tekel kurduğu kaydedildi. Kolombiyalı bir portalın uyuşturucu piyasasındaki durumu analiz ederken, 'Birden fazla ülkenin polis teşkilatının ortak çalışması sonucunda, bunun Hollanda, Almanya, İspanya, Belçika, Fransa, İtalya, Yunanistan, İngiltere, Türkiye, Ukrayna ve Portekiz gibi ülkelerde hücreleri bulunan, bu kıtanın en güçlü ve en kanlı uyuşturucu tacirleri grubu olduğu sonucuna varıldığı' aktarıldı. Kolombiyalı portal ayrıca, Balkan kartelinin bozulabilir mal taşıyan firmalarla iş birliği sayesinde, konteynerlere gizlenmiş uyuşturucuyu nispeten kolayca farklı destinasyonlara göndermeyi başardığını belirtti. Bunun yanı sıra, her kokain sevkiyatının arkasında ayrıntılı bir kara para aklama sistemi bulunduğu da aktarıldı.