Dört gün önce TV Nova'da prömiyeri yapılan "Presedan" belgeseli, geçen yıl 14 Ağustos'ta Valjevi'de isyan eden vatandaşlara yönelik gerçekleştirilen korkunç polis şiddetini konu alıyor. Belgesel, hem tanıkların hem de polis baskısına maruz kalanların ve ailelerinin birçok tanıklığını içermekte ve iktidarın, özellikle de İçişleri Bakanı ve Emniyet Genel Müdürü'nün, tüm müdahale süreçlerinin yasal olduğuna dair çürük mantrasını bir kez daha yüzlerine vurmakta.

Tamara Aćimović'in yapımcılığını üstlendiği belgesel, o gece yaşanan kaosta çekilen otantik görüntüler ile mağdurların ifadelerini değerlendirerek, Valjevi ve Sırbistan tarihindeki emsalsiz bir olayı gözler önüne sermekte. Belgesel, yerel bir trajedinin derin şekilde suçlanmış bir iktidar yapısını nasıl ortaya çıkardığını gösteriyor.

Filmde yer alan birçok sahne, o geceki olayları takip eden izleyicilerin hafızalarına kazınmış durumda. Polis memurlarının uyguladığı insanlık dışı şiddet, diğer ilçelerden gelen yasadışı takviyelerle organize bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar, bu yasadışı ve amaçsız saldırıya katılan tüm polisleri belirlemeyi başarmış ve belgeselde kalıcı şekilde yer almış olmaları nedeniyle, bu kişilerin ileride bireysel ceza sorumluluğundan kaçma şansları bulunmamaktadır.

Olumsuz bir kolektif hafıza oluşmasına rağmen, Valjevi vatandaşları, özellikle mağdurlar ve aileleri, saldırıları teşvik eden, emir veren ve bunları uygulayanların cezasız kalmasına asla izin vermeyeceklerdir. Sosyal medyada, 15 yaşındaki bir gencin, yerde yatan bir şekilde defalarca saldırıya uğradığı ve bir grup polis tarafından dövüldüğü olayı tekrar gündeme taşımaktadır.

Bu nedenle, sosyal medya kullanıcılarının İçişleri Bakanı Ivica Dačić’e yönelik eleştirileri dikkat çekmektedir. Dačić, yıllar süren skandallara rağmen, Valjevi'deki kritik gecede yaşananlarla ilgili duyarsız tavır ve acımasız açıklamalarıyla bir kez daha dip noktaya ulaşmaktadır.