Bazı insanlar, tebrikleri görmezden gelerek ve hatta yeni arkadaşlarına bile tarihini açıklamayarak doğum günlerini kutlamaktan kaçınıyor. Psikologlar, bu durumun ardında daha derin ve üzücü nedenler olduğunu belirtti. İlk bakışta mütevazı veya utangaç görünebilirler ancak psikologlar, nedenlerin daha derin ve üzücü olduğunu vurguladı. Dijital çağda, doğum günü tebrikleri genellikle otomatiktir. Facebook bizi hatırlar, "Doğum Günün Kutlu Olsun!" mesajını göndeririz ve unuturuz. Birçok kişi için bu gün, kişisel değerin kutlanması yerine yetersizlik hissini vurgular. Beklentiler ile gerçek duygular arasındaki fark acı verici olabilir. Doğum günlerinin önemini azaltan insanlar, genellikle ilgi odağı olmaktan kaynaklanan rahatsızlıktan kaçınmak için bunu yapar. Bazen bu durum, çocukluktan kalma, kendilerini ihmal edilmiş hissettikleri kötü deneyimlerin bir sonucudur. Bu tür anılar yetişkinlikteki tutumları şekillendirir; yeniden hayal kırıklığına uğramaktansa kutlamayı atlamak daha kolaydır. Umursamadıklarını iddia etseler de, birçok kişi aslında resmi tebrikler yerine içten bir takdir ve bağlantı hissi ister. Değerlerinin onayını yüzeysel ritüellerle değil, gerçek, derin temaslarla ararlar. Kutlamayı atlama kararı, duygusal olgunluk ve bağımsızlığın bir işareti olabilir. Bu, kişinin hayal kırıklıklarını kontrol altına almasının ve yeterince onay alamadığı yerlerde bunu aramaması için bir yoldur. Psikologlar, bu tür tutumların sevgiye veya ilgiye karşı kayıtsızlık olmadığını, aksine sürekli hayal kırıklıklarından korunmak için bilinçli bir karar olduğunu ve aynı zamanda insanlarla daha derin, içten bağlar kurma isteğini kaydetti.