Belgrad Yüksek Savcılığı Başsavcısı Nenad Stefanović, bugün Belgrad Yüksek Mahkemesi heyetinden Kecmanović çifti için azami hapis cezaları verilmesini talep etti. Savcılık, bu talebini kamuya açık yapılan duruşmada detaylı olarak açıkladı ve ebeveynlerin cezai sorumluluğuna ilişkin hukuki boyutları vurguladı. Başsavcı Stefanović, 13 yaşındaki K.K.'nin suç işlediği tarihte yaşı nedeniyle cezai sorumluluk taşıyamadığını belirtti. Ancak bu durumun, trajik olaylara yol açan koşullardan kimsenin sorumlu olmadığı anlamına gelmediğini vurguladı. Kanunun, denetim, eğitim ve rehberlik gibi yasal ve ahlaki görevleri olan ebeveynlere özel bir sorumluluk yüklediğini kaydetti. Savcılık, böylesine büyük bir ihmalin bir günde oluşmadığını aktardı. Bunun, denetimdeki, duygusal gelişimdeki, davranış kontrolündeki ve ciddi uyarı işaretlerinin tanınmasındaki uzun süreli eksikliklerin bir sonucu olduğunu belirtti. Değiştirilmiş iddianamede, bu eksikliklerin her birinin ve birbirleriyle olan bağlantılarının ayrıntılı olarak açıklandığına dikkat çekildi. Ebeveynlerin tehlikeyi fark etmemesi, silahlara erişimi kısıtlamaması ve reşit olmayan kişi üzerinde yeterli denetimi sağlamaması durumunda, bu tür ihmallerin sonuçlarının aile sınırlarını aştığını ve tüm topluma karşı bir sorumluluk haline geldiğini vurguladı. Vladimir Kecmanović'in savunmasını, yargılama süresince sergilediği tutumu ve özellikle mağdurlara karşı tavrını değerlendiren savcılık, kendisi için cezayı hafifletecek hiçbir durumun olmadığını belirtti. Aksine, ağırlaştırıcı koşulların tam olarak mevcut olduğunu kaydetti. Sanığın suçları işledikten sonraki tavrının ve mağdurlara karşı tutumunun tekrarlanan süreçte değişmediğini, yaptığı ve yapmayı ihmal ettiği eylemlerden dolayı mutlak pişmanlık duymadığını aktardı. Miljana Kecmanović'in savunmasını ve yargılama sürecindeki tavrını değerlendiren savcılık, onun açısından da yalnızca ağırlaştırıcı koşulların mevcut olduğunu, hafifletici bir durumun bulunmadığını açıkladı. Yargılama süresince, özellikle tekrarlanan süreçte, sanığın mağdur ailelere karşı mesafeli, kayıtsız ve empati yoksunu bir tavır sergilediği bildirildi. Bu durumun sadece savunmasında değil, sorulara verdiği cevaplarda da gözlemlendiği kaydedildi. Tüm bu hususlar göz önüne alındığında, savcılık, sunulan tüm delillerin iddianamenin genişletilmiş ve değiştirilmiş hükümlerindeki iddiaları kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kanıtladığını ve sanıkların kendilerine isnat edilen suçları işlediğini bildirdi. Bu nedenle, savcılık, mahkemenin Vladimir Kecmanović'i Genel Güvenliğe Karşı Ağır Suçlar kapsamında 12 yıl hapis cezasına, Reşit Olmayanın İhmali ve İstismarı suçundan 3 yıl hapis cezasına çarptırarak toplamda 14 yıl 11 ay hapis cezası vermesini talep etti. Miljana Kecmanović için ise Reşit Olmayanın İhmali ve İstismarı suçundan 3 yıl hapis cezası verilmesini önerdi. Savcılık, Vladimir Kecmanović için temel cezaya ek olarak, Ceza Kanunu'nun 87. maddesinin 1. fıkrası uyarınca eşyaların müsadere edilmesi güvenlik tedbirinin de uygulanmasını önerdi. Ayrıca, Vladimir Kecmanović'in tutukluluğunun devam ettirilmesini talep etti. Savcılık, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 211. maddesinin 1. fıkrasının 3 ve 4. bentlerinde belirtilen tutukluluk nedenlerinin bu aşamada da geçerli olduğunu, sanığın serbest bırakılması halinde kısa sürede suçu tekrarlayabileceğine dair özel durumların bulunduğunu belirtti. Serbest bırakılmasının ise kamuoyunda yargılamayı tehlikeye atacak yoğunlukta bir infiale yol açacağını kaydetti. Miljana Kecmanović için ise belirli bir kişiyle, yani tanık K.K. ile yaklaşma, buluşma veya iletişim kurma yasağının uzatılmasını önerdi. Savcılık, bu tedbirin belirlenme ve uzatılma nedenlerinin zamanla önemini yitirmediğini de sözlerine ekledi.