2022 yapımı Britanya menşeli tarihi-psikolojik dram filmi "The Wonder", şu anda Netflix'teki en iyi yapımlardan biri olarak öne çıkarak izleyicilerin büyük ilgisini çektiği bildirildi. Bir aksiyon filmi olmamasına rağmen, baştan sona gerilimli ve atmosferik bir hikayeye dayanarak dikkatleri üzerinde topladığı belirtildi. Filmin Rotten Tomatoes'ta eleştirmenlerden yüzde 84, izleyicilerden ise yüzde 72 olumlu eleştiri aldığı aktarıldı. Sebastian Lelio'nun yönettiği bu ilgi çekici filmin, Emma Donoghue'nin 2016 tarihli aynı adlı romanından esinlenildiği kaydedildi. "The Wonder"ın konusu, 1862 yılındaki kriz sonrası İrlanda'da geçiyor ve oyuncu Florence Pugh'un otantik ve dokunaklı bir şekilde canlandırdığı İngiliz hemşire Lib Wright'ın gizemli hikayesini takip ediyor. Lib'in, ilk kez sahneye çıkan Kíla Lord Cassidy tarafından oynanan genç kız Anna O'Donnell'in ("Nan") durumunu araştırmak üzere dindar ve kapalı bir İrlanda topluluğuna gönderildiği aktarıldı. Kızın aylardır yemek yemediğini ancak tanrısal müdahale sayesinde hayatta kaldığını iddia ettiği belirtildi. Lib Wright'ın gelişi, yerel toplum içinde bilim ve inanç arasında gerilimlere neden oluyor. Zaman geçtikçe gizemin daha karmaşık hale geldiği ve çevresel baskının arttığı vurgulandı. Hikayenin kurgusal olmasına rağmen, 19. yüzyılda açlık çeken İrlanda'daki sıra dışı vakaların karanlık gerçekliğine dayandığı ifade edildi. O dönemde, uzun süre gerçek gıda almadan 'göksel besin' adı verilen mana sayesinde hayatta kaldığı iddia edilen 'oruç tutan kızlar'ın ortaya çıktığına dikkat çekildi. Oscar adayı olan oyuncu Florence Pugh, genç Kíla Lord Cassidy'nin yanı sıra Tom Burke, Elaine Cassidy, Niamh Algar, Brian F. O'Byrne, Dermot Crowley ve David Wilmot'tan oluşan etkileyici bir oyuncu kadrosuna liderlik ettiği kaydedildi. Pugh, Screen Daily'ye Şilili yönetmen Sebastian Lelio ile "The Wonder" filmi üzerinde çalışma kararıyla ilgili konuşarak, "Sebastian ile çalışan birçok kadın, onun kadın hikayelerini anlatmakta harika bir yeteneğe sahip olduğunu söylemişti" ifadelerini kullandığı aktarıldı. Filmin prömiyerinin Telluride Film Festivali'nde yapıldığı, ardından Netflix'e gelmeden önce sinemalarda sınırlı bir gösterim şansı bulduğu belirtildi. Özellikle bu platformda daha geniş bir izleyici kitlesine ulaştığı ve çok sayıda olumlu izleyici tepkisi aldığı vurgulandı. Filmin oyunculukları, atmosferi ve görsel etkisinin öne çıktığı bildirildi. İzleyicilerin internette filmle ilgili heyecanlarını paylaştığı aktarıldı. Bir kullanıcı, "Bu film çok özel bir şey. Becerikli bir şekilde işlenmiş, bizi çaresiz hissettiren ama aynı zamanda mutlu bir son için tezahürat yaptığımız bir hikayeyi parlak bir şekilde tasvir ediyor. Florence Pugh, olağanüstü yeteneği ve harika, inandırıcı performansıyla bir kez daha başardı" ifadelerini kullandığını belirtti. Başka bir izleyici ise "Bu film yavaş değil, zeki. Bir fark var" yorumunu aktardı. Üçüncü bir izleyici ise "Bu başyapıt, Netflix'te şu anda mevcut olan en iyi filmlerden biri" şeklinde görüş belirttiği kaydedildi. Bir diğer izleyici de "Bu harika anlatılmış bir hikaye, her gün duyduğumuz boş hikayelerden çok uzak. Karakterlerin katmanlarını ve Pugh'un bu duyguları bize aktarmadaki muhteşem sanatsal yeteneğini hissedebilirsiniz" dediği vurgulandı. Son olarak, bir izleyici de "Harika, şiirsel, büyüleyici. Düşündürücü nadir bir film. Mükemmel oyunculuklar film boyunca sizi gerilimde tutuyor, müzikler harika" ifadeleriyle filmi değerlendirdiği belirtildi. Filmin Netflix'te izlenebileceği açıklandı.