Felsefe ve Sosyal Teori Enstitüsü ile Siyasi Bilimler Fakültesi, "Öğrenciler Blokajda: Dinleme Salondan Sokağa" başlıklı büyük bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma, öğrencilerin politika ve din gibi önemli konulara dair görüşlerini ortaya koyuyor.

Araştırma, 2025 yılı Nisan-Mayıs ayları arasında gerçekleştirildi. Veri toplama yöntemi, öğrenci plenumları ve çalışma grubu toplantıları sırasında anket uygulaması şeklinde oldu. Anket, toplam 50 sorudan oluştu.

Sırbistan'daki altı devlet üniversitesinin blokajda bulunan öğrencileri araştırmaya katıldı: Belgrad Üniversitesi, Novi Sad Üniversitesi, Niš Üniversitesi, Kragujevac Üniversitesi, Yeni Pazar Devlet Üniversitesi ve Sanat Üniversitesi. Araştırma, çeşitli disiplinlerden gelen öğrencileri kapsamakta ve çok sayıda farklı fakültede ortak plenumlara katılan öğrencileri içermektedir.

Araştırmanın örneklem büyüklüğü 973 öğrenci iken, etik onayı Belgrad Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi Etik Komitesi tarafından verildi. Katılımcıların %53,6’sını kadınlar, %46,4’ünü erkekler oluşturdu. En fazla katılımcı Belgrad Üniversitesi’nden (%42,6) gelirken, Novi Sad Üniversitesi’nden %23,5, Niš Üniversitesi'nden %12,7, Kragujevac Üniversitesi'nden %12,5, Yeni Pazar Devlet Üniversitesi'nden %5,2 ve Sanat Üniversitesi’nden %3,6 oranında öğrenci katıldı.

Din ile ilgili soruya katılımcıların %31,8’i inançlı olduklarını ve dini pratikleri yerine getirdiklerini, yani kiliseye gittiklerini ve oruç tutuklarını belirtirken; %29,6’sı inandıklarını ancak pratik etmediklerini, %17,2’si agnostik olduklarını, %14,9’u ise ateist olduklarını ifade etti.

En fazla dini pratiğe sahip öğrencilerin Yeni Pazar Devlet Üniversitesi'nden olduğu belirlendi. Bu öğrencilerin %74’ü inançlarını aktarmaktadır. Belgrad Üniversitesi'nde ise bu oran %29,9, Novi Sad Üniversitesi'nde %30, Kragujevac Üniversitesi'nde %49,6 olarak kayıt altına alındı. Ateist ve agnostik öğrencilerin çoğunluğu ise Sanat Üniversitesi'nden (%27,3 ve %36,4) gelmektedir.

Araştırma, katılımcıların %51,2'sinin dini eğitim alırken, %48,8'inin ise laik eğitim aldığını vurguladı. Öğrencilerin kendi yaşamlarında inancın önemini 1'den 10'a kadar olan bir ölçekle değerlendirdiklerinde, çoğunluk 5 ile 6 arasında bir cevap vermiştir. Yeni Pazar Devlet Üniversitesi'nden öğrenciler ise bu değeri ortalama 8,51 olarak değerlendirmiştir. Buna rağmen, öğrencilerin %84’ü Sırbistan'da dini tolerans ve birlikte yaşamın önemine vurgu yapmaktadır.

Araştırma ayrıca, öğrencilerin en önemli değerler olarak sosyal adaleti %21,5 ile, ardından özgürlüğü %20,7, demokrasiyi %18,6, eşitliği %11,7, dayanışmayı %11,5, güvenliği ve ulusal kimliği %5,4, ekonomik istikrarı ise %5,1 şeklinde sıraladığını ortaya koymaktadır.

Siyasetle ilgili olarak, öğrencilerin %84,5’i en çok sosyal medya üzerinden bilgi almakta, %47,3’ü online haber kaynaklarını takip etmekte, televizyonu ise %21,3 oranında izlemektedir. En çok takip edilen medya platformları arasında %72,5 ile N1 ve Nova öne çıkmaktadır. Katılımcıların %7’si RTS’i izlerken, diğer medya organları düşük oranlarla takip edilmektedir.

Blokajlara katılım motivasyonlarını sıralayan öğrencilerin %54,9’u “sistemdeki değişim arzusu”, %37,6’sı ise devlet kurumlarının işleyişinden duydukları memnuniyetsizlik olarak belirtmiştir. Motivasyonlar arasında ayrıca, %18,9’luk bir grup, saldırılara uğramış diğer öğrencilere duyulan dayanışmayı, %15,5’lik bir kesim ise iktidarın değişmesini istemiştir.

Araştırmaya katılan öğrencilerin %48,6’sı düzenli olarak yürütülen plenum uygulamalarına katıldığını belirtirken, %40,5’i de çalışma gruplarına devam etmektedir. Öğrencilerin %57,9’u siyasi ve idari konularda toplumdan daha iyi bilgi sahibi olduklarını düşünmekte, %35’i kamu görevini üstlenebileceklerine inanmaktadır.

Öğrencilerin %93,5’i hiçbir siyasi partiye üye olmadıklarını, bunlardan %85’i seçimlerde oy kullandıklarını ifade etmişlerdir. Sırbistan’ın siyasi durumu üzerine yapılan değerlendirmelere göre, %86,8’i siyasi otoritelerin kendilerine hitap etmediğini, %94,6’sı ise seçmenlere yönelik baskı uygulandığını belirtmektedir.

Sonuç olarak, araştırma, öğrencilerin önemli bir demokratik lider olarak halk tarafından seçilmesi gerektiğine inandıklarını ortaya koymaktadır.