Günümüz koşulları tamamen farklı olsa da, büyükannelerimizin birçok alışkanlığının günlük yaşamda hala görüldüğü belirtildi. Onların, hiçbir şeyin atılmadığı, her şeyin sonuna kadar kullanıldığı ve sorunların genellikle basit, ev yapımı yöntemlerle çözüldüğü bir dönemde büyüdükleri kaydedildi. Bu alışkanlıkların, geçmişin zorluklarına karşı geliştirilen yaratıcı ve pratik çözümleri temsil ettiği vurgulandı. Bu alışkanlıkların birçoğunun genç nesillere de aktarıldığı açıklandı. Hemen hemen her büyükannenin en bilinen alışkanlıklarından birinin plastik poşetleri saklamak olduğu belirtildi. Mutfakta genellikle 'her ihtimale karşı' saklanan poşetlerle dolu ayrı bir poşet bulunurdu. Günümüzde yeniden kullanılabilir çantalar mevcut olsa da, birçok kişinin bu alışkanlığı bilinçsizce sürdürdüğü aktarıldı. Ayrıca, büyükanneler için rakının sadece bir içki değil, aynı zamanda neredeyse her rahatsızlık için ev yapımı bir ilaç olduğu belirtildi. Sargılar, yara dezenfeksiyonu, soğuk algınlığına karşı veya kas ağrıları için masajda kullanılırdı. Birçok evde bugün bile 'Biraz rakı iç, daha iyi olursun' tavsiyesinin duyulduğu kaydedildi. Büyükannelerin yemek artıkları için her zaman bir çözümü olduğu belirtildi. Dünden kalan ekmekten kızarmış ekmek veya ekmek kırıntıları yapılır, öğle yemeği artıklarından yeni yemekler ortaya çıkarılır ve neredeyse hiçbir şeyin çöpe gitmediği vurgulandı. Daha mütevazı yaşanılan zamanlarda büyüyen büyükannelerin, sahip oldukları her şeyi en üst düzeyde kullanmayı öğrendikleri aktarıldı. Torunlara sıkça söylenen 'Biraz daha al, hiçbir şey yemedin' cümlesinin de bu durumu özetlediği belirtildi. Misafirperverliğin en önemli değerlerden biri olduğu vurgulandı. Ziyarete biri geldiğinde masanın neredeyse her zaman yemekle dolu olduğu kaydedildi. Misafir kaç kez doydum dese de, büyükannelerin neredeyse her zaman bir lokma daha ikram ettiği belirtildi. Onlar için kimsenin evden aç çıkmasının düşünülemez olduğu açıklandı. Büyükannelerimizin bitki çayları ve doğal ilaçları sıkça kullandığı bildirildi. Papatya, adaçayı veya nane çayının, soğuk algınlığı, mide ağrısı veya uykusuzluk durumlarında ilk tercih olarak kullanıldığı aktarıldı. Bitkiler ve doğal ilaçlar hakkındaki bilginin nesiller boyu aktarıldığı ve bugün birçok kişi tarafından hala kullanıldığı belirtildi. Çoğu büyükannenin çok erken kalkmaya alıştığı, genellikle diğer ev halkından önce uyandığı vurgulandı. Günün, kahvaltı hazırlığı, evi düzenleme veya bahçede çalışma ile başladığı kaydedildi. Onlar için çalışmanın, günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğu ve nadiren boş oturdukları belirtildi. Bugün yaşam tarzı önemli ölçüde değişmiş olsa da, büyükannelerimizin birçok alışkanlığının sayısız ailede hala mevcut olduğu bildirildi. Yemek hazırlama biçimlerinden küçük günlük ritüellere kadar, onların alışkanlıklarının bugün bile bilinçsizce sürdürüldüğü belirtildi. Zamanlar değişmiş olabilir, ancak büyükannelerimizin yaşadığı mütevazılık, aileye özen gösterme ve ev sıcaklığı gibi birçok değerin hayatımızda hala özel bir yere sahip olduğu vurgulandı.