ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA), İranlılara yönelik gizli ve güvenli iletişim kurma çağrısı içeren bir mesaj yayımlayarak, potansiyel bilgi kaynaklarına güvenli sanal temas kurma yolları hakkında talimatlar aktardı. Bu mesaj, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın nükleer programı konusunda askeri eylem olasılığını gündeme getirmesinin ve Cenevre'de Perşembe günü yapılması planlanan müzakerelerin öncesinde geldi.

CIA, Farsça yayımladığı mesajında "Merhaba. Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) sesinizi duyuyor ve size yardım etmek istiyor. Aşağıda bizimle güvenli sanal iletişim kurmanın gerekli yolları hakkında rehberlik sunulmuştur" ifadelerini kullandı. Bu mesaj X, Instagram, Facebook, Telegram ve YouTube platformlarında paylaşıldı ve İranlı yetkililerin gözetiminden kaçınmak için detaylı talimatlar içeriyordu. Kurum, potansiyel bilgi kaynaklarına resmi bilgisayarlar veya kişisel cep telefonları kullanmamalarını, mümkünse yeni, tek kullanımlık bir cihaz edinmelerini ve kimlik ile konumlarını gizlemek için güvenilir bir sanal özel ağ (VPN) kullanmalarını önerdi. CIA'in bu hamlesi, son yıllarda sadece İran'a değil, Çin, Rusya ve Kuzey Kore gibi Washington'ın güvenlik tehdidi olarak gördüğü devletlere yönelik yürüttüğü halka açık istihbarat toplama kampanyasının bir devamı olarak kayda geçti.

Başkan Trump, daha önceki bir ulusa sesleniş konuşmasında, İran'ın nükleer silah geliştirmesine izin vermeyeceğini belirtmiş ve İran'ı "dünyanın en büyük terör sponsoru" olarak nitelendirmişti. Tahran ise nükleer programının yalnızca sivil amaçlı olduğunu savunuyor. Perşembe günü Cenevre'de ABD ve İranlı yetkililer arasında İran'ın nükleer programını sınırlamaya yönelik yeni bir müzakere turu düzenlenmesi bekleniyor. Trump, müzakerelerin başarısız olması durumunda ABD'nin askeri seçeneklere başvurabileceği uyarısında bulundu. Bu arada, insan hakları örgütleri İranlı yetkilileri, Ocak ayındaki hükümet karşıtı protestoların bastırılması sırasında binlerce kişinin ölümünden sorumlu tutuyor. Bu durum, iki ülke arasındaki ilişkileri daha da kötüleştirmiş ve Tahran üzerindeki uluslararası baskıyı artırmıştı.