Çin'in, binlerce balıkçı teknesiyle denizde yeni bir "Büyük Duvar" inşa ettiği belirtildi. Avustralya portalı News'in aktardığına göre, Aralık ayından bu yana Çin ve Japonya arasındaki denizde toplanan balıkçı gemileri, şimdi de Şanghay açıklarında devasa formasyonlar oluşturuyor. Balıkçılık sezonunun zirvesi olmasına rağmen, analistler Doğu Çin Denizi'nde iki bin balıkçı teknesinin saatlerce büyük, dik açılı formasyonlar halinde organize bir şekilde toplandığını ve sonra hızla dağıldığını şaşkınlıkla kaydetti. Aynı manevra Ocak ayında tekrarlandı ve şu anda Şanghay kıyılarında bir kez daha meydana geldiği belirtildi. Resmi bir açıklama olmamasına rağmen, Avustralya portalı bu durumun balıkçılık amacıyla olmadığını vurguladı. Bölgedeki ticari gemilerin bu devasa "deniz duvarlarından" kaçınmak için rotalarını değiştirmek zorunda kaldığı aktarıldı. Amerikalı askeri analistler bu manevraları "kitlesel, hassas bir şekilde koordine edilmiş bir flash mob" olarak tanımlarken, birçok uzmanın bunun ciddi bir jeopolitik taktik olduğuna inandığı belirtildi. Çin balıkçı filosunun, önemli deniz yollarını bloke etmek ve küresel ticarete baskı yapmak için bir tür yüzen Hürmüz Boğazı görevi görebileceği belirtildi. Bu durumun anahtarının sözde deniz milislerinde olduğu ifade edildi. Çin'in balıkçı filosunun önemli bir kısmını yarı askeri yapılara dahil ettiği, bu gemilerin teknik olarak geliştirildiği, gözetim ve iletişim sistemleriyle donatıldığı, üzerinde donanma mensupları ve siyasi komiserlerin de bulunduğu kaydedildi. Resmi olarak sivil olmalarına rağmen, bu gemilerin genellikle balık avlamadığı, Çin'in bölgesel ve stratejik çıkarlarını uygulamak için kullanıldığı vurgulandı. Bu tür güçlerin yıllardır var olduğu, sığlıkları bloke ettiği, Vietnam, Filipinler ve Japonya'dan balıkçıları korkuttuğu ve fiziksel varlıklarıyla Çin'in bölgesel iddialarını pekiştirdiği belirtildi. Bu sivil statülerinin, askeri olarak müdahale etmenin çatışma riskini artırdığı bir "gri bölge" durumu yarattığı açıklandı. Yeni, kitlesel formasyonların daha geniş bir stratejiye işaret ettiği belirtildi. Analistler, Çin'in gelecekte Tayvan'a yönelik bir abluka senaryosunu prova ettiğini düşünüyor. Bu gemilerin çoğunun isteğe bağlı olmasına rağmen otomatik tanımlama sistemi (AIS) sistemlerini açmış olması, Çin'in dünyaya bilinçli bir mesaj gönderdiğini gösterdiği kaydedildi.