Çin, neredeyse yarım yüzyıl önce insanlık tarihinin en büyük ekolojik girişimlerinden birini başlattı. Amacı çölleşmenin yayılmasını durdurmak ve erozyonu kontrol altına almakti.
Yaklaşık iki yıl önce Taklamakan Çölü'nün güney ucunda son ağaç dikimi tamamlandı. Bu, dünyanın en büyük ve en sert çöllerinden biri olan Taklamakan Çölü'nde 3.000 kilometre uzunluğundaki yeşil bir koridorun oluşturulmasıyla sonuçlandı. Bu proje 1978 yılında başlayan ve 2050 yılına kadar sürecek olan Çin'in çölleşmeyle mücadele programının en önemli aşamalarından biriydi.
Ancak, bilim insanları şimdi bu büyük ormanların beklenmedik bir maliyeti olduğunu belirtiyor.
Earth's Future dergisinde 2025 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre, Çin'deki büyük ölçekli ağaçlandırma, ülkedeki nem ve yağış hareketini değiştirmeye başladı. Birkaç üniversitedeki bilim insanları, 2001 ile 2020 yılları arasında bitki örtüsündeki değişiklikleri takip etti ve daha önce kabul gören görüşe ters düşen bir sonuç buldular: Daha fazla ağaç demek otomatik olarak daha fazla su anlamına gelmez. "CGTN" rapor ediyor.
Projenin başlangıcından bu yana, Çin kuzey ve kurak bölgelerinde yaklaşık 78 milyar ağac dikmiştir. Bu sayede orman örtüsü geçen yüzyılın ortalarındaki %10'dan bugünkü %25'e yükseldi. Bir zamanlar boş kalan geniş alanlar şimdi yeşil ile kaplı, fırtınalar zayıfladı ve çölleşme durduruldu.
Ancak ağaçlar büyük miktarda su tüketiyor.
Bitkiler, evapotranspirasyon adı verilen bir süreçle topraktan nemi çekip atmosferde bırakıyorlar. Çin'deki bu ölçekte, sonuçlar bölgesel düzeyde bile görülebilir hale geliyor. Araştırmacılar, artık ağaç dikilen bölgelerde nem kalmadığını, hava akımlarının Tibet Yüksek Platosu'na doğru kaydığını tespit ettiler.
Basitçe söylemek gerekirse, kuzey ve doğusunda Çin'deki bazı bölgeler, büyük ölçekli ağaçlandırma nedeniyle su sıkıntısı yaşıyor.
Çin'in kuzeyi şu anda ciddi bir su kıtlığına sahip. Bu bölgede Çin nüfusunun neredeyse yarısı yaşıyor ve ülkenin tarım alanlarının da yarısından fazlası bulunuyor, ancak ülkedeki toplam su kaynaklarının sadece beşte biri bu bölgeye gidiyor.
Bilim insanları, yanlış ağaç türlerinin dikilmesinin durumun daha da kötüleşmesine yol açtığını belirtiyorlar. Birçok yerde doğal kurak otlaklar, çok daha fazla su tüketen ormanlara dönüştürülüyor. Yerel iklim bu suyu karşılayamaz.
Aynı zamanda, 2026 başında yayınlanan yeni bir araştırma ekibi Taklamakan'ın ağaçlandırılmasının gezegene hala büyük faydalar sağladığını gösteriyor. Satelit verilerinin analizi, yeni yeşil koridorun artık çölün doğal olarak yaydığı kadar karbondioksit emdiğini gösterdi. Bu, insan müdahalesiyle aşırı kurak bir bölgenin karbon absorbe eden bir alana dönüştürülmesinin ilk kaydedilmiş örneği.
Bu nedenle Çin, olağanüstü bir ekolojik paradoks yaratmış oldu. Proje çölleşmeyi durdurmayı, fırtınaları azaltmayı ve karbon bağlamayı başardı ama aynı zamanda ülkenin büyük bölgelerindeki su dağılımını değiştirdi.
Uzmanlar bu nedenle, projenin gelecekteki aşamalarının sadece dikilmiş ağaç sayısına değil, atmosferdeki nem hareketine ve yeni ormanların ne kadar su tükettiğine de dikkat etmesi gerektiğini uyarıyor. Aksi takdirde, Çin'in yüz milyonları besleyen kuzey bölgeleri daha kurak hale gelebilir.