Çin'in Jilin eyaletinde bir otoyol kenarında yürüyen yedi köpeğin yer aldığı ve başlangıçta bir et tüccarından dramatik kaçışları olarak aktarılan bir video, sosyal medyada hızla yayıldı; ancak Çin devlet medyası kısa süre sonra bu anlatının tamamen uydurma olduğunu ve köpeklerin sıradan bir köy davranışı sergilediğini bildirdi. Bu olay, 15 Mart'ta bir sürücü tarafından kaydedildi ve internette dezenformasyonun ne kadar hızlı yayılabildiğini vurguladı. İlk bakışta, altın retriever, yaralı bir Alman çoban köpeği ve grubu yöneten küçük bir korginin yer aldığı video, sanki bir et tüccarından kaçtıktan sonra "eve dönen" bir film sahnesini andırıyordu. Sosyal medya platformları, videoyu paylaşan, memler yapan ve hatta köpeklerin cesaretine dair tüm hikayeleri hayal eden kullanıcılarla adeta patladı. Hatta, 1993 yapımı Disney filmi "Homeward Bound" ile karşılaştırmalar yapıldı ve yapay zeka tarafından oluşturulmuş film afişleri ile sahte fragmanlar da ortaya çıktı. Ancak, gerçek durum çevrimiçi dramadan çok farklıydı. Çin devlet medyası, köpeklerin ne kaçtığını ne de herhangi bir dramatik kurtarma eyleminin parçası olduğunu açıkladı. Yerel medyadan edinilen bilgiye göre, yedi köpeğin tamamı, çekildikleri yerden sadece birkaç kilometre uzaklıktaki bir köyün sakinlerine aitti. Alman çoban köpeğinin kızgınlık döneminde olması, diğer köpeklerin onu takip etmesinin nedenini belirtti; bu, bölgedeki köpekler için alışılmadık bir durum değildi ve bu dönemde bir veya iki gün boyunca serbestçe dolaşmaları kaydetti. Bu tür örnekler, dezenformasyonun ne kadar kolay yayıldığını ve insanların duygusal ve çekici görünen anlatılara ne kadar kolay inandığını gösteriyor. Avustralya'nın Melbourne şehrindeki RMIT Üniversitesi dijital medya doçenti TJ Tomson, "İnternette ve sosyal medyada ilgi paradır. Ne kadar çok ilgi çekerseniz, o kadar çok etkileşim alırsınız" diyerek, bu tür videoların gerçeklikten bir kaçış sunduğunu ancak içerik yaratıcılarını görüntülenme uğruna hikayeler uydurmaya veya süslemeye teşvik ettiğini belirtti. Ayrıca, köpeklerin mezbahaya taşındığına dair yalan anlatıların, Çinlilerin köpek yediği yönündeki kalıp yargıları körüklediğini ve bunun tarihsel olarak yurt dışındaki Çin topluluklarına yönelik ırkçılığa katkıda bulunduğunu vurguladı. Tomson, "Bugün bile Batı'daki Çinlilerin Kovid pandemisi sonrası artan zenofobiye maruz kaldığı bir dönemde, bu tür içeriklerin Çin algısını daha da etkileyebileceğini" aktardı. Sosyal medyada yapay zeka tarafından oluşturulan içeriklerin artmasıyla gerçek ile kurgu arasındaki sınırın inceldiğini ve bunun güvenin sarsılmasına neden olabileceğini kaydetti. Tomson son olarak, "Gerçeğin ne olduğunu bilmediğinizde ve gördüğünüz şeye güvenip güvenemeyeceğiniz konusunda tereddüt ettiğinizde, bu sizi çok zor bir duruma sokar" sözleriyle durumu özetledi.