Dermatoloji uzmanları, deodorant kullanımında sıkça yapılan hatalara dikkat çekerek, daha fazla ürünün daha iyi koruma sağlamadığına vurgu yaptı. Uzmanlar, ince ve neredeyse fark edilmeyen bir tabakanın yeterli olduğunu belirtti ve aşırı kullanımın ciltte ve giysilerde kalıntı bırakarak ek fayda sağlamadığını kaydetti.\n\nHoş olmayan kokuların daha sık ve bol deodorant kullanımına yol açtığı ancak yeterli ile aşırı kullanım arasındaki sınırın belirsizliğini koruduğu ifade edildi. Uzmanlar, amacın giysilerde beyaz veya sarı izler ya da ciltte ürün birikimi gibi istenmeyen sonuçlar olmaksızın etkili koku kontrolü sağlamak olduğunu belirtti. Bir veya iki kez roll-on ya da stik sürmenin, ya da kısa bir sprey sıkmanın genellikle yeterli olduğu vurgulandı. Ürünün daha ince ve hassas bir tabaka halinde uygulanmasının etkisini artırdığı aktarıldı.\n\nDermatoloji uzmanı Dr. Marisa Garšik, deodorantların terlemeye bağlı hoş olmayan koltuk altı kokularını maskeleyen, sıklıkla nemi emen ek bileşenler içeren formülasyonlar olduğunu açıkladı. Dr. Garšik, deodorantların ter salgısını engellemediğini veya azaltmadığını, bu rolü ter bezleri üzerinde etki ederek terlemeyi azaltan antiperspirantların üstlendiğini kaydetti.\n\nDeodorantların günlük kullanımına rağmen, uygulamanın çoğu zaman optimum düzeyde olmadığı belirtildi. Etkinliğin miktara değil, doğru uygulamaya bağlı olduğu vurgulandı; temiz ve kuru cilde ince, eşit bir tabaka sürmenin istenmeyen yan etkiler olmaksızın uzun süreli etki için yeterli olduğu ifade edildi. Dr. Garšik, deodorantların sabahları hoş olmayan kokuları gün boyunca hafifletmek amacıyla uygulanmasını önerdi. Antiperspirantların ise, cildin kuru olduğu ve ter kanallarının aktif bileşenleri daha etkili bir şekilde emebileceği akşam duşundan sonra kullanılmasının tavsiye edildiği aktarıldı. Ürünlerin (antiperspirant/deodorant) birlikte kullanılması durumunda, en uygun uygulamanın akşam duşundan sonra olduğu belirtildi.\n\nDr. Garšik, kullanılacak deodorant miktarı konusunda "iki ila üç" genel kuralını önererek, bunun aşırı ürün kullanımı olmaksızın optimum koruma sağladığını belirtti. İnce, eşit bir tabakanın en uygun etkiyi sağladığını, aşırı uygulamanın ise etkinliği artırmadığı gibi ürün birikimine ve giysilerde lekelere yol açabileceğini kaydetti. Tam kapsam sağlamak için ürünün koltuk altının tüm yüzeyine uygulandığından emin olunması gerektiği de aktarıldı.\n\nUygulama sonrasında deodorantın giyinmeden önce tamamen kurumasının sağlanması gerektiği vurgulandı. Dr. Garšik, bu adımın ürünün giysilere geçme riskini ve beyaz izlerin oluşumunu azalttığını belirtti. Roll-on, jel ve sprey formülasyonların daha nemli bir dokuya sahip olması ve cilt üzerinde stabilize olmak için birkaç dakika bekleme süresi gerektirmesi nedeniyle bunun özellikle önemli olduğu açıklandı. Kısa bir kuruma süresinin eşit etki ve daha uzun süreli koruma sağladığı ifade edildi.\n\nGün içinde hoş olmayan kokunun yeniden ortaya çıkması durumunda, ek deodorant uygulamasının tamamen haklı olduğu belirtildi. Özellikle artan koltuk altı terlemesi veya uzun süreli günlük aktivitelerde bu uygulamanın ferahlığın korunmasına yardımcı olabileceği kaydedildi. Optimum etki için, ter ve mevcut ürün tabakasıyla karışımı önlemek amacıyla temiz ve kuru cilde uygulama yapılması önerildi. Yetersiz ter kontrolü ve nem birikiminin ürün değiştirme ihtiyacını gösterebileceği ifade edildi. Dr. Garšik, deodorantların kokuyu nötralize etmeye yönelik olduğunu ancak terlemeyi etkilemediğini, bu nedenle bu gibi durumlarda antiperspiranta geçmenin (veya antiperspirant eklemenin) daha etkili bir çözüm olabileceğini tavsiye etti. Ayrıca, hoş olmayan kokunun sık sık ortaya çıkmasının belirli bir formülün veya içeriğin cilde uygun olmadığı anlamına gelebileceği, ürün değişikliğinin veya farklı bir formülasyon seçiminin genellikle daha iyi sonuçlar getirdiği açıklandı.\n\nÖte yandan, giysilerdeki izlerin her zaman ürünün etkisizliğini değil, yanlış kullanımı işaret edebileceği vurgulandı. Aşırı uygulamanın veya yeterli kuruma süresi tanınmamasının, çıkarılması zor lekelerin ortaya çıkma olasılığını artırdığı belirtildi. Dr. Marisa Garšik, “Muhtemelen sadece çok fazla deodorant kullanıyorsunuz (iki ila üç uygulama kuralına bağlı kalın) veya giyinmeden önce emilmesine izin vermiyorsunuz,” ifadesini kullandı. Bu gibi durumlarda, miktarı azaltmanın ve şeffaf formülasyonları seçmenin etkinlik ile pratiklik arasında daha iyi bir denge sağlamaya yardımcı olabileceği bildirildi.
Deodorantı doğru kullanmanın sırrı: Miktar değil, uygulama şekli önemli
18 March 2026, 17:15
Editör: Gazete.rs
Haber Kaynağı ve Bilgilendirme
Bu haber, Sırbistan basınındaki gelişmeleri Türk okuyucusuna ulaştırmak amacıyla Gazete.rs editörleri tarafından www.blic.rs verileri kullanılarak özetlenmiş ve yorumlanmıştır.
Kaynak: Bu haber www.blic.rs kaynağından otomatik olarak çevrilmiştir.
Sağlık Kategorisinden Son Haberler
Kısa Bağırsak Sendromu Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Hayati Risk Taşıyan Kom…
7 hours, 47 minutes önce
Magnezyum Eksikliği Yüzdeki ve Gözdeki Belirtileriyle Ortaya Çıkıyor Uzmanlar K…
9 hours, 17 minutes önce
Sırbistan'da Hodgkin Lenfoma Tedavisinde Modern Biyolojik Terapi Hastalara Geç …
11 hours, 17 minutes önce
Gazlı Su mu Normal Su mu: Vücut Hidrasyonu İçin Hangisi Daha İyi?
12 hours, 32 minutes önce
Gençlikteki Tansiyon, Yaşlılıkta Kalp ve Böbreği Vuruyor
13 hours, 5 minutes önce
İngiltere'de Multipl Skleroz hastalarının ölüm riskini artıran üç faktör saptan…
13 hours, 47 minutes önce
ABD ve Avrupa Kurumları Obezite İlacı Vigovi'nin Yeni Dozunu Onayladı
15 hours, 2 minutes önce
İsviçre'den gelen araştırma bahar yorgunluğunun bilimsel bir temeli olmadığını …
15 hours, 12 minutes önce
Yeni Babalar İlk Başta Stabil Görünse de Depresyon Bir Yıl Sonra Doruğa Ulaşıyor
17 hours, 32 minutes önce
Sırbistan'da yaz saati uygulaması başlıyor: Sağlık üzerindeki etkileri kritik o…
19 hours, 47 minutes önce