Sırbistan, 2025 yılında, Rusya ile olan "kardeşlik dostluğu"nu kaybederken, Donald Trump'ın yeni yönetiminden beklenen destek de hayal oldu. İki tarafa birden destek olma çabasının bedelini ise Sırbistan halkı ödedi. Sırp diplomasisinin neredeyse var olmadığı bir yıl geride kaldı.

Doğu ve batıdan gelen yaptırımlar, ihracata yüksek vergiler, Ukrayna'ya silah ihracatı nedeniyle yapılan uyarılar ve en sonunda Sırbistan Petrol Endüstrisi ile yaşanan kriz bu yıl içerisinde yaşanan gelişmeler arasında yer aldı. Tarihçi Milan St. Protić, mevcut krizin bir çöküş değil, Sırbistan'ın uzun yıllardır süregelen sağlıksız dış politikalarının açığa çıkışı olduğunu kaydetti. Bu politika, Rusya'ya yanlış bir güven duyulması ve ABD’den gerçekçi olmayan beklentilerle şekillendi. Protić, NIS’in satılmasının siyasi sebeplerle gerçekleştirildiğine ve Sırbistan yönetiminin Trump hükümetinde bir müttefik bulacağına dair naif bir inanç taşıdığına dikkat çekti.

2025 yılı, Aleksandar Vučić liderliğindeki yönetimin, "dost Rusya" ile ilişkileri bozan ve Sırbistan'a destek verileceği umudunu kaybettiren bir yıl olarak hafızalarda kalacak. Bu yıl boyunca, Sırbistan’ın ABD’den gördüğü ağır yaptırımlar, 35 yüzde oranında ihracat vergisi gibi olumsuz sonuçlarla birlikte geldi. Aynı zamanda, Sırbistan, Amerikan yönetiminin doğrudan eleştirilerine maruz kaldı; bunlar arasında, ABD Hükümeti’nin Mali Destek Yasası çerçevesinde Sırbistan’a yönelik sert eleştiriler yer aldı.

Ayrıca, bu yıl içinde Donald Trump'ın damadı Jared Kushner, halk protestoları nedeniyle, Genelkurmay Başkanlığı binasının bulunduğu yerde yapmak istediği lüks kompleks inşaatından vazgeçti.

Sırbistan'ın ABD ile ilişkilerinin geleceği, Aleksandar Vučić’ın Mayıs ayında Amerika’ya yapmayı planladığı ziyaretin iptal edilmesi ile zaten belirsiz hale gelmişti. Medya, Vučić’ın sahte bir kimlikle Cumhuriyetçi Ulusal Komite'nin bağış gecesine katılmaya çalıştığına dair bilgiler sundu; bu bilgilerin yayımlandığı günlerde ise Vučić'ın sağlık sorunları nedeniyle Amerika'dan ayrıldığı yönünde haberler çıkmıştı.

Vučić, yakın zamanda düzenlenen Büyükelçiler Konferansı'nda, yeni Amerikan yönetiminden büyük ilerlemeler beklediklerini ifade etti, ancak hiçbir büyük gücün desteğinin olmadığını belirtti.

Protić, Sırbistan yönetiminin ABD’den gerçekçi olmayan beklentiler içinde olduğunu ifade etti. Eski Vaşington Anlaşması’nın mevcut durumu göz önünde bulundurulduğunda, bu beklentilerin temelsiz olduğunu vurguladı. Sırbistan'ın kendi dış politikası üzerine yeniden düşünmesi gerekirdi.

Buna ek olarak, ABD’den gelen yaptırımlar yalnızca NIS’i kapsamıyordu; Sırbistan'a yönelik diğer yasaklar ve yaptırımlar da devreye girdi. Örneğin, Sırbistan’ın Ukrayna’ya silah ihracı konusundaki görüşleri, Rusya'dan gelen sert eleştirilere neden oldu.

Rus Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova, Vučić’ın yaptığı açıklamalar arasında bir tutarsızlık olduğunu savundu ve Sırp silahlarının Rus askerlerine karşı kullanılmasını kati olarak reddetti. Vučić’ın yaptığı açıklamaların Rusya’da farklı algılanmasının endişe verici olduğunu söyledi.

Bu yıl içinde, Sırbistan-Rusya ilişkilerinin zaten sağlıksız bir temele oturduğunu ifade eden Protić, yaşanan krizin yalnızca bu kötü ilişkinin açığa çıkmasını sağladığını belirtti. Sırbistan'ın dış politikasındaki geçmiş adımların bu tür sorunların yaşanmasını beklenebilir hale getirdiğine dikkat çekti.