Divçibaralar, kış sezonunun zirve döneminde, su sıkıntısıyla karşı karşıya kaldı. Valjevo ve çevresindeki su arzı sorunları, özellikle tatil dönemlerinde daha belirgin hale geliyor. Şu anda bölgede bulunan birçok turist, suyun kesilmesi nedeniyle tatillerinin olumsuz etkilendiğini aktardı. Aileler, özellikle çocuklu olanlar, bu durumdan büyük zorluklar yaşamaktadır.

Bölgedeki tatilciler, suyun neredeyse hiç kesilmeden 7 gün boyunca gelmediğini ve bu durumun, özellikle çocukları olan aileler için dayanılmaz hale geldiğini ifade etti. Novi Sad'dan Tatil yapan Ana, üç çocuğuyla birlikte yaşadığı su sıkıntısını şöyle özetledi: “Sürekli suyun kesilmesi nedeniyle zor bir tatil geçirdik. Sadece tuvalette suyun geldiğini görünce, neden bu kadar sık kesildiğini anlamadık. Çok sayıda insanın burada olduğunu duyduk ve suyun içilebilir olmadığını belirten birçok aileyle tanıştık. Bu sorunun çözülmemesi durumunda buraya bir daha gelmem.”

JKP "Vodovod" Valjevo, Divçibaraların su temininde yıllardır süregelen sorunlarla karşı karşıya kaldığını ve bunun başlıca nedeninin, tüketimin mevcut üretimi aşması olduğunu bildirdi. Şirketin açıklamasına göre, mevcut su arıtma kapasitesi saatte yaklaşık 12 litre iken, özellikle yoğun dönemlerde bu rakam 22 litreye kadar çıkıyor. Artan otel ve apartman inşaatlarının, su ve kanalizasyon altyapısına yeterince uyum sağlamadığı ifade ediliyor. JKP "Vodovod", bu durumu yıllardır yetkililere bildirdiklerini, özellikle 2016’dan beri inşaat faaliyetlerinin hızlandığını belirtti.

Su üretimini artırma yönünde alternatif çözümler olup olmadığına dair yapılan açıklamada, mevcut durumda bunun mümkün olmadığı ifade edildi. "Pepa" kuyusundaki pompanın su üretimini önemli ölçüde artırmasının beklenmediği, çünkü bu kuyunun deneme aşamasında 2 litre/saatten daha az su verdiği aktarıldı.

Ayrıca, su temin sorunları üzerine yıllardır çalışan ve konuyla ilgili bilgi sahibi olan mühendis Dragić Tomić, problemin teknik değil, siyasi ve kurumsal bir mesele olduğunu vurguladı. "Divçibaralarda suyun olmaması, planlı olmayan inşaat politikalarının bir sonucudur. Bu, bütün kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayamayan bir sistemin sonucudur ve bu durum, suyun kullanımını önemli ölçüde artıran bir dönemle birleşince yaşanmıştır." şeklinde değerlendirmelerde bulundu.