K1 televizyonunda yayınlanan "Žena za sva vremena" programına katılan jinekolog-akuşer Prof. Dr. Aleksandra Trninić Pjević, üreme sürecinde tıbbın artan etkisi ve doğal gebeliğin günümüz çiftleri için ciddi bir zorluk haline gelmesinin nedenleri hakkında endişe verici veriler açıkladı. Modern eğilimlerin tüp bebek uygulamasının ebeveynlik için kritik hale geldiğini gösterdiğini belirten Pjević, kısırlık oranlarında yaşanan dramatik artışa vurgu yaptı. Daha önce her sekiz çiftten birini etkileyen sorunun artık her beş çiftten birini etkilediğini kaydeden doktor, tüp bebeğin çağdaş toplumda "yeni normal" bir çözüm olarak konumlandığını belirtti. Doktor, temel tıbbi faktörlerden biri olarak sperm sayısındaki dramatik ve sürekli düşüşü belirtti. Son 40 yılda yarı yarıya azalan sperm sayısının, bu düşüşün yarısının son on yılda gerçekleştiğini aktardı. Biyolojik parametrelerin yanı sıra, toplumsal değişikliklerin de bu istatistikler üzerinde önemli bir etkisi olduğunu vurguladı. Konformizme, finansal bağımsızlığa ve mesleki başarıya yönelik çabaların genellikle anneliği arka plana atarak, biyolojik kapasitelerin hızla azalmaya başladığı otuzlu yaşların sonlarına ertelenmesine neden olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Trninić Pjević, biyolojik saatin acımasız olduğunu ve sağlıklı yumurta hücresi sayısının yaşla birlikte dramatik şekilde azaldığını vurguladı. Örneğin, kırklı yaşlarındaki bir kadının yılda sadece bir sağlıklı yumurta hücresi içeren bir döngüsü olabileceğini, o zamana kadar üreme potansiyelinin %90'ını kaybetmiş olabileceğini belirtti. Çevresel toksinlerden kaynaklanan birikimler, miyom, endometriozis, obezite ve insülin direnci gibi eşlik eden sağlık sorunlarının da gebeliğin ertelenmesiyle birlikte kümülatif olarak ortaya çıkan ek engeller oluşturduğunu açıkladı. Doktor, yaşam tarzındaki değişikliklerin libidonun doğrudan etkilendiğine de özel bir odaklanma olduğunu kaydetti. Çiftlerin ikinci bir çocuk sahibi olmak için tıbbi yardım aradığı ancak modern yaşam temposu nedeniyle neredeyse hiç cinsel ilişki yaşamadığı paradoksal bir duruma vurgu yaptı. Üreme biyolojisindeki bu eğilimlerin, yakın gelecekte doğal gebeliğin nadir bir durum haline geleceğini bildirdi. Geleceğe yönelik tahminlerin oldukça belirsiz olduğunu belirten Pjević, 2040 yılına kadar çoğu erkeğin sperm düzeylerinin tıbbi yardımı gerektiren sınırlarda olacağının tahmin edildiğini aktardı. Bu eğilimin devam etmesi halinde, 2100 yılına gelindiğinde her çocuğun en azından minimal tıbbi yardımla gebe kalabileceğini belirtti. Bu durumun, bildiğimiz insan üremesinin resmini tamamen değiştireceğini açıkladı.