Dövmeler artık sadece ten üzerinde bir sanat formu olmaktan çıkıp ciddi tıbbi araştırmaların konusu haline geldi. Uzmanlar, dövme mürekkebinin göz sağlığı üzerinde uzun vadeli sonuçları olabileceğini bildirdi. Nadir fakat ciddi vakalar, dövmelerin gözün iç tabakalarının iltihaplanması olan ve kalıcı görme kaybına yol açabilen üveite neden olabileceğini aktardı. Mesele artık sadece estetik değil, aynı zamanda güvenlik. Bağışıklık sistemi dövmedeki renklere yanlış tepki verdiğinde, bu durum en önemli duyulardan biri olan görmeyi ciddi şekilde etkileyebilir. Avustralya'daki Deakin Üniversitesi Optometri Profesörleri James Andrew Armitage ve Linda Robinson, Avustralya ve diğer ülkelerde dövme yapımında kullanılan renklerin toksik kimyasallar içerebileceğini ve bunların belirli kanser türlerinin gelişimiyle ilişkili olduğunu kaydetti. Profesörler, bunun düzenleyici açıdan bir sorun teşkil ettiğini belirtti. Avustralya'nın, diğer bölgelere kıyasla dövme boyalarının bileşimi konusunda daha az katı kurallara sahip olduğunu örnek gösterdi. Örneğin, Avrupa Birliği'nin Avustralya'da hala izin verilen birçok pigmenti yasakladığını vurguladı. James Andrew Armitage ve Linda Robinson, sağlık açısından bakıldığında, insanların büyük çoğunluğunun bu kimyasallara tepki vermediğini ancak bazı durumlarda bu kimyasalların zararlı bir bağışıklık tepkisini tetikleyebileceğini açıkladı. Bunun, bağışıklık sisteminin mürekkebi tehlikeli olarak algılayıp dövme bölgesine saldırmaya başlamasıyla meydana geldiğini, bunun da hem ciltte hem de vücudun diğer bölgelerinde iltihaplanmaya neden olabileceğini aktardı. Dövme bölgesindeki iltihaplı hücrelerin kan-göz bariyerini aşabileceğini, bunun gözün iç kısmını koruyan bir yapı olduğunu belirtti. Bu durum gerçekleştiğinde iltihabın gözün farklı bölgelerine yayılabileceğini kaydetti. James Andrew Armitage ve Linda Robinson, bunun yakın nesnelere odaklanmaya yardımcı olan ve gözün renkli kısmı olan irisi içeren uveayı da kapsadığını ifade etti. Uveanın iltihaplanması durumunda, dövmeyle ilişkili üveit olarak bilinen nadir bir durumun gelişebileceğini kaydetti. Üveitin semptomları arasında göz ağrısı, kızarıklık, ışığa duyarlılık, bulanık görme ve uçuşan noktalar bulunmaktadır. Daha ciddi vakalarda bu durumun, optik sinir hasarından kaynaklanan birden fazla göz hastalığını kapsayan glokoma veya gözde yara izi oluşumuna yol açabileceğini belirtti. Her iki komplikasyonun da tedavi edilmediği veya tedavinin geciktirildiği takdirde körlüğe neden olabileceğini aktardı. 2025 yılında yapılan bir çalışmada, Avustralyalı göz sağlığı uzmanlarından oluşan bir grup, 2023 ile 2025 yılları arasında bildirilen dövmeyle ilişkili 40 üveit vakasını analiz etti. Bu yeni vakalarla birlikte, dünya genelinde kayıt altına alınan toplam vaka sayısının 2010 yılından bu yana iki katına çıktığını bildirdi. Dövmeyle ilişkili üveitin hala nadir bir durum olduğunu ancak bilim insanlarının düşünüldüğünden daha yaygın olabileceğini ve bazılarının bunu potansiyel bir halk sağlığı sorunu olarak tanımladığını kaydetti. 2025 tarihli bahsedilen çalışmada araştırmacılar, bu üveit türünün dövme bölgesinde sürekli iltihaplanmaya neden olduğunu belirledi. Hastalarda iltihabın dövme yapıldıktan sonra üç ay ile on yıl arasında ortaya çıktığını vurguladı. 2026'da yapılan bir inceleme çalışmasının, daha büyük dövmelerin ve siyah mürekkeple yapılanların dövmeyle ilişkili üveite daha sık yol açabileceğini işaret ettiğini belirtti. Mevcut araştırmaların bu durumun hem erkekleri hem de kadınları eşit şekilde etkilediğini gösterdiğini aktardı. Ancak James Andrew Armitage ve Linda Robinson, aşırı aktif bağışıklık sistemi olan kişilerin üveit geliştirme olasılığının daha yüksek olduğunu açıkladı. Bu durum özellikle alerjiler, otoimmün bozukluklar (örneğin romatoid artrit, lupus, sedef hastalığı, multipl skleroz, Crohn hastalığı) veya diyabet gibi belirli tıbbi rahatsızlıkları olan kişiler için geçerlidir. Sarkoidoz gibi, çoğunlukla akciğer iltihabına neden olan bir rahatsızlığı olan kişilerin de dövmeyle ilişkili üveit geliştirme riskinin daha yüksek olduğuna dair kanıtlar bulunmaktadır. Dövmeyle ilişkili üveitin tedavi edilebileceğini ancak tedavinin tüm hastalarda işe yaramadığını bildirdi. Hafif vakaların steroidli göz damlalarıyla tedavi edilebileceğini açıkladı. Bu damlaların, iltihaba neden olan bağışıklık hücrelerinin aktivitesini baskılayarak etki ettiğini belirtti. Ayrıca, kan-göz bariyerini güçlendirerek zararlı maddelerin göze girmesini engellemeye yardımcı olduğunu kaydetti. Ancak çoğu vakada, göz doktorlarının steroidleri doğrudan hastanın gözüne enjekte etmesi gerektiğini aktardı. Bu şekilde ilacın en iltihaplı bölgeye ulaştığını, hızlı ve etkili bir şekilde etki edebileceğini belirtti. Hastaların metotreksat veya adalimumab gibi immünosüpresif ilaçları birkaç ay, hatta yıllarca alabileceğini kaydetti. James Andrew Armitage ve Linda Robinson, tedavinin her zaman sonuç vermediğini, hatta tedaviden sonra bile hastaların yaklaşık yüzde 75'inin geçici görme kaybı yaşadığını, yüzde 17'sinin ise kalıcı görme hasarı olduğunu vurguladı. Birçoğunun ayrıca katarakt ve glokom geliştirdiğini, bunların kalıcı görme kaybına veya körlüğe yol açabilen durumlar olduğunu açıkladı. Bu nedenle, dövmesi olan ve dövme yerinde herhangi bir şişlik fark eden kişilerin mümkün olan en kısa sürede bir optometriste başvurması gerektiğini açıkladı. James Andrew Armitage ve Linda Robinson, aynı durumun, ani göz ağrısı veya kızarıklık gibi görme sorunları fark edildiğinde de geçerli olduğunu belirtti. Dövmeyle ilişkili üveit teşhisi konulursa, hastanın daha ileri tedavi veya bir göz doktoru muayenesi için yönlendirileceğini aktardı. Bu durum hakkında hala bilinmeyen çok şey bulunmaktadır. Ancak dövmelerin, özellikle de siyah mürekkeple yapılan büyük motiflerin artan popülaritesinin vaka sayısının artmaya devam edebileceğini kaydetti.