Macaristan'daki seçimlerin, dünya genelindeki aşırı sağ hareketler açısından sahip olduğu sembolik önemi vurgulamak amacıyla, çeşitli ülkelerden aşırı sağcı liderler, Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’a destek vermek üzere toplandı. Bu durum, Orbán’ın anketlerde geride kalmasına rağmen önemli bir siyasi destek sağlanması açısından dikkat çekiyor.

Orbán'ın bu hafta internette yayımladığı kampanya videosunda, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Fransız siyasetçi Marine Le Pen ve Alman siyasetçi Alice Weidel gibi birçok aşırı sağ liderden destek mesajları yer alıyor. Weidel, Almanya'daki aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin eş başkanı olarak, “Avrupa'nın Viktor Orbán'a ihtiyacı var” şeklinde bir çağrıda bulundu.

Video kaydında Vučić, “Umarım önümüzdeki seçimler hepimiz için çok şey ifade eder ve Fidesz’in bir kez daha zafer kazanacağını göreceğiz” ifadelerine yer verdi. Le Pen ise, Orbán'ın Macaristan'ı daha önce “liberalizmin laboratuvarı” olarak tanımladığını hatırlatarak, “Viktor Orbán gibi liderler sayesinde, ulusların ve egemen halkların savunucuları olarak, Avrupa'da daha fazla başarı elde ediyoruz” dedi.

Macaristan'daki seçimler, 12 Nisan’a planlanmış olup, Orbán'ın liderliği altında geçtiğimiz yıl, eğlence etkinliklerine ve bağımsız medya ile sivil toplum kuruluşlarına yönelik kısıtlamalar nedeniyle eleştirilere maruz kaldığı hatırlatılmaktadır. Uzun süredir demokrasi kurumlarını zayıflatmakla eleştirilen Orbán, partisi Fidesz’in eski bir yetkilisi olan karşıt adayı Péter Magyar ile beklenmedik bir mücadele vermek durumunda kalıyor.

Macar halkı, ekonomik durgunlukla, artan yaşam maliyetleriyle ve sosyal hizmetlerin azalmasıyla boğuşurken, anketler Fidesz’in, Magyar’ın liderlik ettiği muhalefet partisi Tisa’nın gerisinde kaldığını gösteriyor. Fidesz partisi, Orbán'ın uluslararası ilişkilerini, ulusal çıkarlar açısından öne çıkararak çeşitli tehlikelerin üstesinden gelebileceği bir strateji olarak sunmaya çalışıyor. Budapeşte'deki TK Siyasi Bilimler Enstitüsü’nden politik analist Marton Bene, bunun, Orbán'ın karşıtının sahip olmadığı bir avantaj olduğunu ifade etti.

Macar karşıtı kampanya ise iç meselelere yoğunlaşırken, yolsuzlukla mücadele ve Avrupa Birliği'ne ait dondurulmuş milyarlarca euro kaynağının serbest bırakılması gibi vaatlerde bulunuyor. Bene, seçim sonucunun, seçmenlerin bu zıt anlatımları nasıl algılayacağına ve “uluslararası zorlukların mı yoksa yerel yönetimlerin performansının mı ön planda olacağına” bağlı olacağını belirtti.

Video kaydında, Rusya'nın Ukrayna’ya yönelik işgaline dair de pek çok referansa yer veriliyor. Orbán, Avrupa Birliği’nde Vladimir Putin'e en yakın liderlerden biri olarak, Brüksel’in Ukrayna’ya karşı oluşturmak istediği ortak cepheyi sürekli olarak engelledi. Bu nedenle bazı eleştirmenler, onu Avrupa Birliği'ndeki Putin’in “Truva Atı” olarak nitelendiriyor.

Videoda liderlerin, görünürde Orbán'ın bu eylemlerini övdüğü görülüyor. Weidel, Orbán’ın Ukrayna'da barış için savaştığını ifade ederken, Salvini ise “Barış istiyorsanız, Fides'e oy verin” mesajını veriyor. Videoda, Avusturya'nın Özgürlük Partisi (FPÖ) lideri Herbert Kickl, Çek Başbakanı Andrej Babiš ve Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei de yer alıyor.

Ayrıca, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da görüntülerde, “güvenlik garantisinin alınması gerektiğini ve bunun için mücadele edilmesi gerektiğini” belirterek Orbán'ı ülkesini koruyabilecek niteliklere sahip bir lider olarak tanımlıyor. Netanyahu'nun bu açıklamaları, videoda yer alan iki aşırı sağ partinin - Alman AfD ve Avusturyalı FPÖ - resmi boykotu göz önüne alındığında dikkat çekmektedir.

Amerikalı yetkililerin videoda yer almaması dikkat çekerken, Orbán, geçtiğimiz yıl Donald Trump’tan gelen ve ona seçim kampanyasında “çok şans dilediği” bir mektup yayımladı. Mektupta, “Macaristan'ı bu kadar özel bir yer haline getiren ilkeleri savunmada her zaman kararlı durdunuz” ifadesi yer almakta.

Bene, videonun çok şey ifade ettiğini belirterek, “Bu ideolojik kesim için, Orbán’ın hükümetinin olası çöküşü, sembolik olarak önemli bir durum oluşturacaktır” yorumunda bulundu. Geçtiğimiz yıl, “iliberal-popülist sağ”ın yükselişine dair dünya genelinde yürütülen siyasetin, Orbán’ın Macaristan'ını önemli bir referans noktası olarak kullandığını sözlerine ekledi. Bu nedenle, Orbán hükümetinin çökmesi, bu geniş ölçekli trende karşı güçlü bir sembolik tezat oluşturacak.