Eğitim Bakanı Dejan Vuk Stanković, okul saatlerinin süresinin 45 dakikadan 30 dakikaya indirilmesini önerdi. Bu önerinin arkasında, çocukların dikkat sürelerinin günümüzde azalması bulunduğu belirtiliyor. Bununla birlikte, öğretmenler ve özellikle lise profesörleri, bu önerinin uygulanabilir olmadığı konusunda hemfikir. Eğitimin temellerini zayıflatacak bir değişiklik olacağına dikkat çekiyorlar.

Bakan Stanković, okulların karşılaştığı teknolojik değişikliklere ayak uydurmak için eğitimde reform gerektiğini ifade etti. Okul saatlerinin kısaltılmasının, öğrencilerin dikkat sürelerinin psikolojik olarak daha kısa olduğuna dayandığını vurguladı.

Bazı öğrenciler bu öneriye sevinebilirken, çoğu öğretmen ve veli, Stanković’in bu tür önerilerle asıl sorunları örtbas ettiğine inanıyor. Üç çocuk annesi Nataşa Rajić, okul saatinin kısaltılmasının eğitimde geri adım atılması anlamına geleceğini ifade etti. Rajić, anaokulu eğitiminde ciddi bir kısaltmanın eğitim kalitesini olumsuz etkileyeceğini savundu.

Rajić, okul saatlerinin etkin süresinin aslında 45 dakika olmadığını belirterek, ders süresinin kısalmasının öğretim sürecine zarar vereceğini kaydetti. Ayrıca, sınıflardaki öğrenci sayısının azaltılması gerektiğine dikkat çekti, zira küçük sınıfların öğretim kalitesini artıracağına inanıyor.

Sosyal medya kullanıcısı ve ebeveynlerden biri olan Jelena Jaranović, çocukların günümüz dijital çağında hızlı ve kısa içeriklerle çevrili olduğunu belirterek, dikkat sorunlarının çözümünün yalnızca ders sürelerinin kısaltılmasıyla sağlanamayacağını vurguladı. Eğitimde kalitenin artırılması için ders yapısının güncellenmesi gerektiğini ifade etti.

Diğer bir veli Milovan Radonjić ise ders sürelerinin kısaltılmasının eğitimde ilerlemeyi sağlamayacağına inanıyor. Radonjić, öğretmenlerin motivasyon problemlerinin göz ardı edilemeyeceğini dile getirerek, gereksiz derslerin programdan çıkarılması gerektiğini düşündüğünü aktardı.

Öğretmenlerden Sandra Radovanović, 30 dakikalık ders süresinin mevcut müfredatla birlikte uygulanmasının zor olduğunu belirterek, müfredatın gerekliliklerine bağlı olarak sürelerin kısaltılabileceğini ifade etti. Öte yandan, profesör Ana Dimitrijević, bu öneriyi aceleci bulduğunu dile getirerek, dersin etkin geçmesi için gereken zamanı eleştirdi.

Eğitim sistemini iyileştirmeye yönelik farklı görüşler, Stanković'in önerisinin eğitimin genel kalitesini artırıp artırmayacağı konusunda geniş bir tartışmanın kapılarını aralamakta.