Eğitim Bakanı tarafından ders sürelerinin 45 dakikadan 30 dakikaya düşürülmesi önerisi, N1 sitesinde yüzlerce yorum alarak kamuoyunun ilgisini çekti. 38 yıllık öğretmenlik tecrübesi olan çocuk kitabı yazarı Dušan Pejčić, bu önerinin uygun olmadığını belirtirken, günümüzdeki çocukların dikkat sürelerinin azaldığına da katıldığını vurguladı. Pejčić, ders sürelerinin kısaltılmasındansa, farklı çözümler önerdi; bunların yarısının maliyetsiz olduğunu, diğer yarısının ise yapılacak yatırımların asla masraf olmadığını ifade etti.

Pejčić, 30 dakikalık bir dersin yeni bilgilerin etkili şekilde aktarılmasına imkân vermeyeceğini, yalnızca bilgilerin aktarılabileceğini kaydetti. Öğrencilere destek sağlanması gereken durumlarda, yeterli zamanın olmayacağını, bu durumun da öğrencilere sunulması gereken kaliteli eğitimi sekteye uğratacağını aktardı.

Günümüzdeki öğrencilerin dikkat sürelerinin kısaldığı yönündeki bakanın değerlendirmesini onaylayan Pejčić, ancak sorunun çözümünün ders sürelerinin kısaltılmasında olmadığını belirtti. Etkili bir öğrenim için 60 dakikalık derslerin de mümkün olduğunu, bunun öğrencilerin katılımıyla sağlanabileceğini vurguladı.

Pejčić, mevcut durumun temel sebebinin eğitim programlarının aşırı kalabalık olduğunu ve öğretmenlerin sürekli stres altında olduğunu ifade etti. Hızla değişen müfredat nedeniyle, öğrencilerin bilgileri pekiştirmeye ve uygulamaya yeterince zamanı olmadığını, bunun da öğrencilerde yoğun bir stres yarattığını belirtti.

Öğrencilerin sadece altı ders almasını öneren Pejčić, bunların Türkçe, matematik, yabancı dil, sanat, beden eğitimi ve ev ekonomisi olmasını savundu. "Doğa ve toplum" olarak bilinen dersin, diğer dersler ile entegrasyon yoluyla öğretilmesi gerektiğini ifade etti.

Günlük yaşam becerileri kazandırma gerekliliğine vurgu yapan Pejčić, günümüz çocuklarının birçok temel beceride yetersiz kaldığını, bunu aşmak için modernize edilmiş bir ev ekonomisi dersinin şart olduğunu kaydetti.

Pejčić, eğitim sisteminin köklü reformlar gerektirdiğinin altını çizerken, ders sürelerinin ve konularının yeniden düzenlenmesi, öğretim ve eğitimle gerçek hayat arasındaki bağların güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Her okulda yeterli spor salonu, sağlıklı atıştırmalık ve yemek temini, ücretsiz ders kitapları ve hijyenik koşullar sağlanmasının önemini vurguladı.

Pejčić, “Modernize edilmiş ev ekonomisi dersi, çocuklara hijyen, sağlıklı beslenme, kişisel güvenlik gibi temel yaşam becerilerini kazandıracak” dedi. Bu dersin, mevcut "Dünya ve toplum" dersi ile bir kısım içeriklerini paylaşmasını önerdi.

Sonuç olarak, ev ekonomisi dersinin öğrencilerin günlük yaşamlarına yönelik önemli beceriler kazandıracağına inandığını belirterek, bunun eğitim sistemine büyük katkı sağlayacağını aktardı.