Uzmanlar, hava koşullarındaki değişkenliklere rağmen sıcaklıkların artmasıyla birlikte hamam böceği sezonunun zirve yapacağı konusunda uyararak, ev sahiplerinin istenmeyen haşere artışına karşı şimdiden önlem alması gerektiğini belirtti. Hamam böceklerinin yiyecek ve barınak arayışıyla iç mekanlara gireceği bu dönemde, profesyonel ilaçlama maliyetlerinden kaçınmak isteyenler için defne yaprağı kullanılması basit, uygun maliyetli ve etkili bir çözüm olarak vurgulandı. Depolama uzmanı Kris Haton, hamam böceklerinin evlerden uzaklaştırılması zor, son derece dirençli böcekler olduğunu kaydetti. Haton, bu böceklerin defne yaprağının kokusuna kesinlikle tahammül edemediğini vurguladı. Hamam böcekleri, rahatsız edici olmalarının yanı sıra, salmonella ve E. coli gibi bakterileri taşıyarak ciddi sağlık riskleri oluşturmaktadır. Gıdalara temas etmeleri durumunda, özellikle çocuklar ve yaşlılarda çeşitli gastrointestinal enfeksiyonlara ve alerjik reaksiyonlara neden olabilecekleri belirtildi. Bu nedenle, evlerde yerleşmelerini engellemek kritik önem taşıyor. Defne yaprağı, hamam böcekleri dahil olmak üzere böcekler için kovucu görevi gören “güçlü doğal bileşikler” içermektedir. Bu böcekler için defne yaprağının kokusunun “çok keskin ve dayanılmaz” olduğu kaydedildi. Bu nedenle, hamam böceklerinin daha hoş bir ortam arayışıyla o alanı terk ettiği aktarıldı. Haton, bir hamam böceğinin defne yaprağının en küçük kokusunu dahi hissettiği anda içgüdüsel olarak ters yöne gideceğini belirtti. Ayrıca, bunun kimyasal içermeyen doğal bir yöntem olduğunu ve ev sahiplerine haşere kontrolü konusunda önemli miktarda tasarruf sağlayabileceğini vurguladı. Defne yaprağını önleyici bir tedbir olarak uygulamak oldukça kolaydır. Bir avuç kuru yaprağın, hamam böceklerinin en sık saklandığı veya girdiği yerlere; mutfak aletlerinin arkasına, dolap içlerine, lavaboların altına veya duvarlardaki çatlaklara yerleştirilmesi gerektiği belirtildi. Yaprakların kokusunun güçlü ve etkili kalması için her iki haftada bir değiştirilmesi gerektiği aktarıldı. En iyi sonuçlar için, bu doğal yöntemin iyi hijyen alışkanlıklarıyla birleştirilmesi gerektiği vurgulandı. Yiyeceklerin kapalı kaplarda saklanması, yüzeylerin düzenli olarak temizlenmesi ve kırıntılar ile dökülen sıvıların hızla ortadan kaldırılmasının önem taşıdığı kaydedildi.