Fiji'de 1.200 Yıllık Gizemli Ada Keşfedildi İnsan Eseri Olduğu Belirtildi
07 April 2026, 12:07
Editör: Gazete.rs
Fiji'nin Vanua Levu adasının kuzeyindeki Kulasavani kasabası açıklarındaki sıra dışı küçük bir ada hakkında bilim insanları şaşırtıcı bir sonuca ulaştı. Daha önce tsunami etkisiyle oluştuğu sanılan bu küçük adanın, yeni araştırmalara göre aslında yaklaşık 1.200 yıllık insan faaliyeti sonucu ortaya çıktığı belirtildi.
Araştırmacılar, 2017 yılında kıyı şeridinde yaptıkları jeoarkeolojik incelemeler sırasında mangrovlarla çevrili, yaklaşık 3.000 metrekare büyüklüğünde, alçak bir adacıkla karşılaştı. İlk bakışta özel bir yanı olmayan adacık, detaylı analizler sonucunda son derece sıra dışı bir yapıya sahip olduğu anlaşıldı. Ada, kumlu kil ile karışık yenilebilir kabuklu deniz canlılarının kalıntılarından oluşmaktaydı.
Araştırma ekibinin yayımlanan çalışmada kaydettiğine göre, kabuklu deniz canlıları sadece yüzeyde bulunmuyordu. Tam tersine, birçok yerde Scylla serrata türü yengeçler, 30 ila 50 santimetre derinlikten yüzeye malzeme çıkararak adacığın daha derin katmanlarının da neredeyse tamamen kabuklu deniz canlısı kalıntılarından oluştuğunu doğruladı.
Adacık, en yüksek noktalarında ortalama yüksek gelgit seviyesinin sadece yaklaşık 60 santimetre üzerine çıkıyor olması, oluşum sorununu daha da karmaşık hale getiriyor.
Bilim insanları birkaç olası açıklamayı değerlendirdi. Başlangıçtaki hipotezlerden biri, Fiji'deki adacığın güçlü dalgaların etkisiyle kabuklu deniz canlılarını tek bir yere taşımasıyla oluştuğuydu. Bu teoriye göre, günümüzden yaklaşık 1190 kalibre edilmiş yıl önceki (yaklaşık 760 yılı) malzeme yaşının yoğunluğu, deniz dibindeki kabuklu deniz canlısı birikintilerini parçalayıp karanın derinliklerine taşıyan bir tsunami gibi güçlü bir olayı işaret edebilirdi.
Ancak, bu teori sorunlu olduğu ortaya çıktı. Bulunan kalıntıların neredeyse tamamının yenilebilir kabuklu deniz canlısı türlerine ait olması, doğal süreçlerle açıklanması zor bir seçime işaret ediyordu.
Bu nedenle araştırmacılar, adacığın aslında insan faaliyeti sonucu oluştuğu yönündeki ikinci açıklamaya daha fazla eğilim gösterdi. Bu hipoteze göre, erken dönem yerleşimcileri bu bölgede büyük miktarda kabuklu deniz canlısı işleyip tüketmiş ve kabuklarını yüzyıllar boyunca aynı yere atmıştı. Bu senaryo, radyokarbon tarihleme sonuçlarıyla da örtüşmekteydi.
Bu tür yapılar, kabuklu deniz canlıları veya hayvan kemikleri gibi yiyecek kalıntılarından oluşan arkeolojik atık tepeleri olan "midden" olarak bilinir. Bazı durumlarda bu tepeler zamanla o kadar büyümüş ki stabil bir kara parçası oluşturmuştur.
Benzer adacıklar, eski toplulukların beslenmesinin büyük bir kısmını kabuklu deniz canlılarının oluşturduğu düşük enlemlerdeki Pasifik adaları genelinde kaydedildi. Bilim insanları, uzun süreli kabuklu deniz canlısı tüketimi ve yenmeyen kısımlarının atılmasının, deniz seviyesindeki düşüşle birleştiğinde, yerleşime uygun kara parçalarının oluşumuna yol açabileceğini açıkladı.
Yerleşimin ilk aşamalarında, topluluklar genellikle gelgit sırasında sular altında kalan sığ kıyı bölgelerinin üzerindeki direkler üzerine evler inşa ediyordu. Atık birikintileri arttıkça ve deniz seviyesi kademeli olarak düştükçe, bu yerleşimler yavaş yavaş yeni oluşan kara parçasına taşındı.
Adacığın insan kaynaklı olduğu teorisini destekleyen seramik parçaları bulunmasına rağmen, kesin kanıtlar hala eksikti. Örneğin, hiçbir alet bulunamadı, ancak araştırmacılar daha kolay korunabilecek taş aletlerin kullanılmamış olabileceğini belirtti.
Bilimsel ekip, adacığın doğal kökenini tamamen dışlamıyor ve ek araştırmalar planladığını aktardı. Bu araştırmalar, çevredeki benzer birikintilerin aranmasını ve geçmişteki büyük dalgalara dair sözlü geleneklerin olup olmadığını belirlemek için yerel halkla görüşmeler yapılmasını içeriyor. Önceki araştırmalar, aşırı olaylara ilişkin anıların 2.000 yıldan daha uzun süre sözlü gelenekle aktarılabileceğini göstermişti.
Adacığın gerçekten bir "midden" olduğu doğrulanırsa, Papua Yeni Gine'nin batısındaki güney Pasifik'te bu türden ilk örnek olacak ve kelimenin tam anlamıyla eski beslenme kalıntılarından oluşan eşsiz bir ada olarak kayda geçeceği bildirildi.
Araştırma, Geoarchaeology bilimsel dergisinde yayımlandı ve sonuçları, Pasifik adalarının erken yerleşim aşamalarında insan ile çevre arasındaki ilişki hakkında yeni sorular ortaya koyduğu vurgulandı.
Haber Kaynağı ve Bilgilendirme
Bu haber, Sırbistan basınındaki gelişmeleri Türk okuyucusuna ulaştırmak amacıyla Gazete.rs editörleri tarafından www.blic.rs verileri kullanılarak özetlenmiş ve yorumlanmıştır.
Kaynak: Bu haber www.blic.rs kaynağından otomatik olarak çevrilmiştir.
Toplum Kategorisinden Son Haberler
Ayna Temizliğinde Yeni Bir Dönem: Uzmanlardan İz Bırakmayan Yöntemler Açıklandı
1 hour, 26 minutes önce
Amerika Birleşik Devletleri'nde Google Haritalar'da kaybolan kasabanın sırrı or…
2 hours, 42 minutes önce
Uzmanlar, evlerin yakınına incir ağacı dikilmemesi konusunda önemli bir uyarıda…
3 hours, 27 minutes önce
Uzmanlar Mavi Göz Renginin Ortak Bir Atadan Geldiğini Açıkladı
4 hours, 19 minutes önce
Sırbistan'da Yapay Zeka Teşhisleri Tartışıldı Tıbbi Güvenlik Riskleri Vurgulandı
4 hours, 55 minutes önce
Odeon Tiyatrosu'nda 'Çizmeli Kedi' Müzikali Premyeriyle Seyirciyle Buluşuyor
5 hours, 8 minutes önce
Artemis II Görevinde Uçan Nutella Kavanozu Komplo Teorilerini Tetikledi NASA Aç…
5 hours, 22 minutes önce
Tamjanika Hem Dekoratif Hem De Pratik: Kolay Bakımıyla Evleri Güzelleştiriyor
7 hours, 20 minutes önce