Finlandiya'da, iklim koşulları birçok Avrupa ülkesinden çok daha sert olmasına rağmen evlerde nem ve küf sorununa çok daha az rastlanıyor. Uzmanlara göre bunun nedeni pahalı cihazlar veya kimyasal ürünler değil, her gün uygulanan basit alışkanlıklar.

Nem, odadaki sıcak ve nemli havanın duvar veya pencere gibi soğuk yüzeylerle temas etmesi sonucu oluşuyor. Bu temas yoğuşmaya yol açıyor, su damlacıkları birikiyor ve durum tekrarlandığında küf ortaya çıkıyor. Yemek pişirme, duş alma, bulaşık yıkama ve çamaşır kurutma gibi günlük aktiviteler nemi artırırken, modern PVC pencereler daireyi neredeyse tamamen kapatarak doğal hava sirkülasyonunu engelliyor ve nemin içeride hapsolmasına neden oluyor.

Finlandiyalılar, pencereyi saatlerce aralık bırakma alışkanlığı yerine kısa ama yoğun havalandırma uyguluyor. Günde birkaç kez pencereleri ve dairenin karşı tarafındaki kapıları sonuna kadar açarak cereyan oluşturuyorlar. Bu işlem yalnızca beş dakika sürüyor. Böylece nemli ve durgun hava hızla dışarı çıkarken kuru ve taze hava içeri giriyor.

Havalandırmanın kısa tutulmasının nedeni, duvarların ve mobilyaların soğumaya fırsat bulamaması. Bu sayede büyük bir ısı kaybı yaşanmazken fazla nem etkili biçimde uzaklaştırılıyor.

Uzmanlar, gün boyunca ısıtmanın tamamen kapatılmasının ve ev halkı eve döndüğünde odanın aniden ısıtılmasının sorunu daha da kötüleştirebileceği uyarısında bulunuyor. Bu tür sıcaklık değişimleri yoğuşmayı tetikliyor. İskandinav ülkelerinde ev içi sıcaklık gün boyunca genellikle sabit tutuluyor. Kimse evde olmadığında ısıtma birkaç derece düşürülüyor ancak asla tamamen kapatılmıyor. Böylece duvarlar sıcak kalıyor ve üzerinde nem birikme olasılığı önemli ölçüde azalıyor.

Havalandırma ve sabit sıcaklığın yanı sıra Finlandiyalılar günlük hayatta bazı detaylara da dikkat ediyor. Bu basit alışkanlıklar hiçbir maliyet gerektirmiyor; buna karşın nem oranını önemli ölçüde düşürebiliyor, küf oluşumunu engelleyebiliyor ve ev içi hava kalitesini iyileştirebiliyor.