İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD Başkanı Donald Trump'ın ekonomik tehditlerine karşı artık yalnız değil. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un da Sanchez'e destek verdiği bildirildi. Macron, Trump'ın İspanya'ya ticaret ambargosu uygulama tehditleri üzerine Avrupa'nın İspanya'yı savunmak için birleşmesi gerektiğini vurguladı. ABD Başkanı Trump, Salı günü, Madrid'in ABD'nin İran'a yönelik operasyonlar için ortaklaşa yönetilen askeri üsleri kullanmasını yasaklama kararının ardından İspanya ile ticareti kesmekle tehdit etmişti.

Politico'nun aktardığına göre, her iki Avrupalı lider de iç siyasetlerinde sorunlarla karşılaşırken, uluslararası sahnede seslerini yükseltmeye devam ediyor. ABD-İsrail'in Tahran'a karşı savaşını yasa dışı ilan eden liderler, ülkelerinde Trump'ın son derece popüler olmaması nedeniyle bu tutumlarıyla destek görüyor. Çarşamba günü Macron, Sanchez'i arayarak desteğini iletti ve Avrupa Birliği'nin 27 üye devletinin birleşerek Trump tehdidini gerçekleştirdiği takdirde Washington'a karşılık vermesi gerektiğini kaydetti. Fransa Cumhurbaşkanlığı'ndan bir yetkili, telefon görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanı, dün İspanya'ya yöneltilen ekonomik baskı tehditlerine yanıt olarak Fransa'nın Avrupa dayanışmasını ifade etmek için Başbakan Sanchez ile görüştü" ifadelerini aktardı. Başlangıçta ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını kınamaktan kaçınan Macron, Salı akşamı televizyon konuşmasında Amerikan saldırılarını neredeyse kınayarak Sanchez'in duruşuna yaklaştı. Macron, saldırılar için "Uluslararası hukukun dışında gerçekleştirildiler, bunu onaylayamayız" ifadesini kullandı.

Paris ve Madrid arasındaki bu görüşme, Macron'un "Avrupa'nın üyelerinden birine saldırıldığında, ticari konularda da dahil olmak üzere birleşmesi ve tek sesle yanıt vermesi gerektiği" inancını yansıttığı belirtildi. Fransa'nın da Trump'ın ekonomik tehditlerine yabancı olmadığı, Macron'un Gazze'nin yeniden inşası planına katılmayı reddetmesinin ardından ABD Başkanı'nın Fransız şarap ve şampanyasına yüzde 200 gümrük vergisi uygulamakla tehdit ettiği hatırlatıldı.

Fransa Cumhurbaşkanına yakın bir kaynak, "Aynı durumu yaşamıştık" ifadesini kaydetti. Macron'un Trump ile karmaşık bir ilişkisi olduğu, bu ilişkinin dostluk jestleri ile sert eleştiriler arasında gidip geldiği, ancak son aylarda daha agresif bir tavır sergilediği belirtildi. Ocak ayında Fransa, ticaret gerilimlerinin zirvesinde, AB'yi Washington'a karşı "ticaret bazukası" olarak adlandırılan zorlama karşıtı bir aracı kullanmaya çağırmıştı. Dünya Ekonomik Forumu'nda, Trump'ın tehditlerine açık bir göndermeyle, "zorbaları" sevmediğini açıkça dile getirmişti.

Ortadoğu'daki çatışmanın tırmanması, iç siyasette kötü giden Sanchez ve Macron için hoş bir dikkat dağıtıcı oldu. Her iki lider de ABD Başkanı'na karşı çıkarak siyasi puan toplayabilecekleri değerlendiriliyor. İspanya Başbakanı, 2023'ten beri devlet bütçesini geçiremeyen zayıf bir azınlık hükümetine liderlik ediyor ve Sosyalist Partisi yolsuzluk skandalları ve bölgesel seçimlerdeki yenilgilerle zayıflamış durumda. Ancak Trump'la doğrudan çatışma, İspanya'da geniş destek buluyor. Son anketlere göre, İspanyolların dörtte üçü Trump hakkında "çok kötü" düşünüyor ve sekizi onu dünya barışı için bir tehdit olarak görüyor. Sanchez, bu "Trump etkisi"ni popülaritesini artırmak için kullanmayı umuyor. Benzer şekilde, Danimarka sol-merkez Başbakanı Mette Frederiksen de geçen yıl yerel seçimlerde ağır bir yenilgi yaşamış olsa da, Ocak ayından bu yana Trump'ın Grönland'ı ilhak etme tehditlerine sert muhalefeti sayesinde anketlerde partisinin popülaritesi hızla arttı.

Fransa'da da küresel gerilimler, görev süresinin sonuna yaklaşan ve etkisi sınırlı olan Macron'a yeni bir siyasi ivme kazandırıyor. Trump ile çatışmada kaybedecek hiçbir şeyi olmayan Macron'un, bu yılki uluslararası ticaret ve güvenlik anlaşmazlıkları sırasında popülaritesinin arttığı anketlerle gösteriliyor. Amerikan süper gücüne karşı direniş, Macron için nispeten basit bir hamle olarak değerlendiriliyor; çünkü Washington'dan bağımsızlık arayışındaki De Gaulle geleneğine dayanabiliyor. Fransa'nın İran'a yönelik saldırılara muhalefeti, Paris'in ABD'nin Irak işgaline karşı çıkışını da anımsatıyor. Eski Dışişleri Bakanı Dominique de Villepin, Fransa'nın Washington'ın Irak savaşına giden yolu reddettiği tarihi konuşmasını yaptıktan sonra, şimdi X platformu üzerinden yaptığı paylaşımla İran'daki savaşın da yıllar sürecek bir iç savaşla sonuçlanabileceği uyarısında bulundu.

Macron için, İran'daki savaşın net bir sonu olmadığı uyarısı, daha fazla Avrupa özerkliği ve ABD'den bağımsızlık savunusu için başka bir fırsat sunuyor. Salı günü, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamak amacıyla Avrupa ortaklarıyla, ancak ABD olmadan bir koalisyon kurulmasını önermişti.