Fransız gazetesi Le Monde, bugünkü Budapeşte raporunda, Macaristan'da parlamento seçimleri öncesinde Viktor Orban'ın iktidarının sonu atmosferinin hakim olduğunu bildirdi. Brüksel portalı Politico, Başbakan Orban'ın seçimleri muhalefet kazansa bile iktidarlarını çok zorlaştıracağını değerlendirdi. Politico, Orban'ın, bütçe tahsisatlarını ve yeni yasaları engelleyebilecek kilit kurumlara kendisine sadık kişileri atadığını belirtti. AB medyası, Macaristan'da 12 Nisan seçim kampanyasını dikkatle takip ediyor ve seçmen eğilim anketlerinin muhalefet lideri Peter Magyar'ın Tisa partisinin oyların yüzde 56'sına kadar alabileceğini, Orban'ın Fides partisinin ise yaklaşık yüzde 37 oy alabileceğini kaydetti. Yorumlarda, Orban'ın ideolojik ve değerler açısından AB'den uzaklaşmayı ve 'liberal olmayan demokrasiyi' savunması nedeniyle Moskova ve Washington'daki yeni yönetimden destek gördüğü değerlendirildi. Bu nedenle, 12 Nisan seçimleri öncesinde Amerikan Başkan Yardımcısı JD Vance'in Budapeşte'ye gelmesinin de bir destek olarak beklendiği aktarıldı. İtalyan gazetesi Repubblica gibi bazı medya organları, bunun Macarlar arasında çok bölünmüş görüşlere yol açtığını ve hatta ideolojik olarak Orban yanlısı olan AB'deki aşırı sağ liderlerin de eleştirilerine neden olduğunu belirtti. Le Monde, 'aşırı muhafazakar Başbakan Orban'ın hegemonyasının sona ermekte olduğundan ilk kez endişe ettiğini' vurgularken, diğer gazeteler ise 'Orban'ın her şey ya da hiçbir şey savaşına girdiğini' aktardı. 16 yıldır iktidarda olan Macaristan Başbakanı, seçim kampanyasını, iddiaya göre Macaristan'ı savaşa sürükleyen ve karşılıksız para vermeye zorlayan Brüksel'e ve AB çoğunluğuna karşı bir savaşa indirgediği belirtildi. Orban, Kiev'deki yetkililerin İran'daki kriz ve savaşın ortasında petrolün Ukrayna boru hattı üzerinden Macaristan ve Slovakya'ya teslim edilmesine izin vermediğini aktardı. Bu nedenle Budapeşte ve Bratislava, AB'nin Ukrayna'ya yönelik 90 milyar avroluk kredisini bloke etti ve Kiev'den, henüz yapılmamış olsa da, bir Avrupa komisyonunun Ukrayna yetkililerinin bu petrol boru hattının Rus askeri saldırısında hasar gördüğü iddialarını araştırmasını talep ettiğini bildirdi. Macaristan muhalefetinin lideri Magyar da Kiev'in davranışlarını, özellikle de Orban ve ailesine yönelik tehditleri kınadığını belirtti. Ancak Tisa partisi kampanyasını AB ile ilişkileri düzeltmeye ve sağlık, eğitim, ulaşım, yoksulluk ve kırsal bölgelerdeki nüfusun azalması gibi iç meselelere odakladığını kaydetti. Buna diğerlerinin yanı sıra İngiliz televizyon ağı BBC işaret ederken, Le Monde ise Orban'ın 2010'dan beri ülkesini yargı, medya ve üniversiteler üzerindeki kontrolünü ele geçirerek 'kilitlediğini' belirtti. BBC, büyük kasaba ve şehirlerde destek bulan muhalefet lideri Magyar'ın, yolsuzlukla mücadele edeceğini ve hukukun üstünlüğünü geri getireceğini özellikle vurguladığını kaydetti. İngiliz televizyon ağının analizinde, 'Orban hükümetinin sürekli olarak devlet hazinesinden para harcamakla ve projeler için ihaleleri Orban'ın yakın müttefikleri tarafından kontrol edilen şirketlere vermekle suçlandığı' belirtildi. BBC, söz konusu projelerin köprüler, futbol stadyumları ve otoyollar olduğunu bildirdi. Ayrıca Orban'ın damadı Istvan Tiborcz'un bir otel zincirinin sahibi olduğunu ve gaz tesisleri uzmanı arkadaşı Lörinc Meszaros'un ülkenin en zengin adamı haline geldiğini kaydetti. 2019'da Macaristan'dan ihraç edilen Orta Avrupa Üniversitesi (CEU) eski rektörü Michael Ignatieff, 'Budapeşte'nin dünyada liberal olmayan demokrasinin karargahı olduğu' açıklamasını yaptı. Bu nedenle Ignatieff, 'bunların sadece seçimler değil, Orban'ın temsil ettiği otoriter iktidar modelinin tamamı hakkında bir referandum olduğu' vurguladı.