Girişimci Majk Blek, sıfırdan başlayarak bir yıl içinde bir milyon dolar kazanmanın mümkün olduğunu kanıtlamayı amaçlayan iddialı projesini on ay süren mücadelenin ardından sağlık sorunları nedeniyle durdurduğunu bildirdi. Bu süreçte evsiz olarak da yaşamasına rağmen 64.000 dolar kazanabildiğini kaydetti. Blek, sürekli bitkinlik, kronik yorgunluk ve eklem ağrılarına neden olan iki otoimmün hastalığı olduğunu belirtti. Bu nedenle sağlığını ve ailesini öncelik haline getirme kararı aldığını vurguladı. Bu deneyimin kendisine neyin gerçekten önemli olduğunu, yani sağlık ve şükran duygusunu gösterdiğini aktardı. Teorilerini test etmek amacıyla sahip olduğu her şeyden vazgeçtiğini, evini ve arabasını sattığını ve işinden ayrıldığını açıkladı. Başlangıçta sokaklarda yaşadığını ve insanların kendisine su ve yatacak yer dahi vermekten kaçındığını belirtti. Bir dönüm noktasının, bir adamın kendisine minibüste uyuma teklif etmesiyle yaşandığını aktardı. Kısa süre sonra internet üzerinden mobilya satarak kazanmaya başladığını ve ilk 300 dolarını bilgisayar satın almak için kullandığını kaydetti. Sadece birkaç hafta içinde bir iş yeri ve kiralık bir daire edindiğini de belirtti. Sosyal medya yöneticisi olarak çalışmaya başladığını ve kendi kahve markasını kurduğunu açıkladı. Bir milyon dolarlık hedefine ulaşamamasına rağmen ne kadar ilerlediğini vurguladı: "Sadece üç ay önce evsizdim, bugün ise bir işim, kendi markam var ve büyük teknoloji şirketleriyle görüşüyorum." Mücadelenin 138. gününde babasının kolon kanserine yakalandığını öğrendikten sonra projeyi bırakma yönünde kesin kararını verdiğini açıkladı. "Sağlık ve aile her mücadeleden daha önemlidir ve bu yüzden her şeyi bitirmeye karar verdim," sözleriyle bunu aktardı. Blek, "Yardıma ihtiyacı olanlara yardım etmek önemlidir çünkü bu onların beklediği fırsat olabilir," mesajını aktardı. "Milyon Dolarlık Geri Dönüş Mücadelesi" adı verilen projesinin, başlangıçtaki hedeften farklı bir mesajla sonlandığını kaydetti: Para ve şöhretin her zaman en önemli şeyler olmadığını, sağlık, aile ve şükran duygusunun her şeyden önce gelmesi gerektiğini vurguladı.